Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

FIZIK Konulu Şiirler - fizik Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "fizik" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "fizik" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. fizik Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

457  

DİLBİRLİĞİ (MONOGENİST) TEORİ

DİL BİRLİĞİ (MONOGENİST) TEORİLERİ

Societe de Lingiustique de Paris (Paris Dil Bilimi Cemiyeti) tarafından 1866’da savunulması yasaklanmış Dilbirliği teorisinden bahsedeceğiz bugün…Bilim neden yasaklanır, neden kısıtlanır bilemem..Bir yazımda “Ancak Oğuz Düzgün``ün ortaya attığı fikirler, pek çok bilimsel görüşten etkilenerek geliştirdiği yeni teoriler birilerini oldukça rahatsız ediyor..” diyorum.Yani ben açıkça pek çok bilimsel görüşten terimsel manasıyla, teoriden etkilendiğimi ifade etmişim..Zaten dilbilimle uğraşan bir insanın hem de pek çok kitabı okumak zorunda olan bir araştırmacının kendisinden önceki görüşlerden etkilenmemesi, onların tesirinde kalmaması düşünülemez..Fakat görüldüğü gibi tarihte de bizim savunduğumuz savların benzerlerini savunanlar hep dışlanmışlar, Dilbilimi tekellerine alan kurumlar tarafından…İşte Societe de Lingiustique de Paris…Monogenist teorileri savunan bilim adamları “bizim fikirlerimizi yasaklayamazsınız” diyemeden onları bilim arenasından alaşağı etmiş bu bilimciler…Ancak yeni yeni daha 1980’lerde başlanmış bu konular tartışılmaya ve de daha detaylı bir şekilde araştırılmaya..Atatürk’ün savunduğu “Güneş Dil” teorisi de bu tarz Monogenist teorilerden biri..Ancak bu teori köken dilini “Türkçe” olarak belirlemesi ile diğer görüşlerden ayrılıyor..Yani bu haliyle bu teori nevi şahsına münhasır bir teoridir…Başlı başına bilimsel bir kuramdır..Tabii ki biz dünyada konuşulan ilk dil Türkçe idi demiyoruz.Zaten Atatürk de bu iddianın ispatlanmasının zorluğunu anlamış ve de bu teoriyi savunmayı bırakmıştı.Ancak bizim de kendimize göre, Monogenist teorinin literatürlerine girecek özgün savlarımız mevcut..Yani kökende bütün Monogenist teoriler birbirlerine benzer ancak hepsinin de birbirinden oldukça farklı yönleri vardır..
........... devamı >>
 
Oğuz Düzgün
    
    
    

458  

YAZILAR 1-DÜŞ YARATMANIN OKULLARI: KÖY ENSTİTÜLERİ

Sabah rüzgarının aklaşan şakaklarda bıraktığı ılık okşanma duygusu, Mehmet Öğretmen’e Çifteharalar Köy Enstitüsü binasını gölgeler arasında ilk gördüğü, çocuk belleğine bir kere mıh gibi çakılmış olacak ki, ömrü boyunca gözlerinin önünden hiç gitmeyen “O An” ı anımsatmıştı. Emeklilik yıllarını çok da farkına varmadan birer birer devirmiş, çocukları evlenip torun torbaya kavuşmuş şu pir-i fani “Maarif Savaşçısı” gitmiş, batmakta olan ayın el sallayıp, güneşin yeni uyanan bir çocuk gibi, çapaklı gözlerle kendisine baktığı o günün ilk saatlerine ışınlanmıştı sanki. Evet… Tan ağartısının verdiği izin ölçüsünde gözlerini olanca büyüklüğü ile açıp getirildiği okulu görmeye çalışmıştı, tırmandıkları tepenin tam bitti denen yerinde
........... devamı >>
 
Turgay Bahtiyar
    
    

459  

ŞAHİN GÖZÜ

......Yazılarımı nasıl yazıyorum? Tek bir kelime ya da kavram bana anahtar oluyor. O kelime ya da anahtar bir otomobili çalıştıran anahtarın sayesinde yapılan gezi gibi dolaşıp duruyorum.

......Konuya at gözlükleriyle bakıyorsun sözünü duymuştum. Ama ''Şahin Gö zü'' diye bir kavramı duyamamıştım. Okuyucusu olduğum ve okuyucum olan
bir dost bana şahin gözü ile bakmış olacak ki her şeye ''Şahin gözü''ile ba kı yorsunuz diye yazdı. Ne kadar şahin gözülük var bende onu tam bilemi yorum. Fakat farkındalığımı inkar edemem. Analiz etme gücüm var.Yeterli midir onu bilemem. Bu yüzden ''Şahin gözü'' kavramını yakıştıran arkadaşa çok teşekkür ederim.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    
    

460  

EVLİLİKTE STRES KAYNAKLARI

'Uzun ilişkiler karşı tarafın eksikliklerini abartır, üstünlüklerini küçümser.'

Aile terapistlerine en çok sorulan soru şudur: 'Evliliğin yıkılmasını neye bağlıyorsunuz? Ekonomik sıkıntılar mı? Konuşamamak mı? Parasızlık mı? Kıskançlık mı? Sadakatsizlik mi? İlgisizlik mi? Eğitimsizlik mi? Kişilik çatışması mı? ..'

Bunların çoğu birer belirtidir.Gerçek sebep sevgi, saygı ve güven bağlarını zayıflatan herhangi bir şeydir.Evliliği bir arada tutan harcın malzemeleri sevgi, saygı ve güvenden oluşur.
........... devamı >>
 
Selma Güneş
    
    

461  

BALIKLIGÖL - SÖZLÜKÇE2

Tanıklar
Roswell olayının üzerinden zaman geçtikçe Ordu’ nun baskısından kurtulmaya başlayan, içlerinde emekli generallerin de bulunduğu güvenilir tanıklar, Roswell enkazının dünya dışından gelen bir cisme ait olduğunu doğrulamışlardır.

UFO kazasını doğrulamak isteyen ve isminin kullanılmasına izin veren ilk tanık, Roswell’ deki 509. Bomba Grubu’ nun istihbarat görevlisi emekli Yarbay Jesse Marcel olmuştur. Kaza yerini inceleyen ilk iki askeri görevliden biri olan Marcel, 1978 yılında araştırmacılara ve medyaya bir açıklama yaparak gördüğü enkazın “ bu dünyaya ait olmadığını” söylemiştir. Marcel, 1979’ da yaptığı bir röportajda şunları söylemiştir: “ O bir meteoroloji balonu olmadığı gibi bir uçak ya da misil de değildi.” Enkaz parçalarının özelliklerinden bahseden Marcel, “ Yanıcı bir madde değildi… ağırlığı yok gibiydi. Çok inceydi, kalınlığı ancak bir sigara paketinin içindeki folyo kadardı. Parçaları eğmeye çalıştım fakat olmadı. Hatta balyozla üstüne vurarak içinde bir çukur açmayı bile denedik ama başaramadık” , demiştir.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

462  

AAA...HOŞ GELDİNİZ...YAYINLANMIŞ TÜM ŞİİRLERİM...

Aaa...Hoş Geldiniz...

Yayınlanmış tüm şiirlerime buradan ulaşabilirsiniz...
Savaş Yuva
Ekonomi Forum Gazetesi, Kurucusu ve İmtiyaz Sahibi
Sevgi,saygı ve selamlarımla...


-----------


Artık Hayatımı Yazmayacağım
........... devamı >>
 
Savaş Yuva
    
    

463  

KİMYAGER

- 1 -
Oğlan çok alışmıştı havadan geçinmeye,
Kızarmış tavukları, pilavları yemeye.
Babanın sağlığında zavallıyı sömürdü,
O göçünce dünyadan sömürmeyi sürdürdü.
Annesi dul bir kadın, emekli aylığı var,
Merhumun aylığının yüzde yetmişi kadar.
Oğlan düşmüş aylıktan, zira; yaşı otuzüç,
Parasız mı olurmuş beleşe alışan piç?
Tutar döver anayı para koparmak için,
Turfanda bahanesi, yalanı, biçim biçim.
Bir gün başı derttedir, güya kumar borcu var,
Eğer borç verilmezse şişlerlermiş adamlar.
Bir gün hastalanmıştır, hastalığı veremdir,
Alacağı ilaçlar bu derdine merhemdir.
Bir gün iş bulacaktır, işleme para gerek,
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

464  

ÇOK OKUNAN VE ÇOK SEVİLEN YAZAR MUSTAFA NECATİ ÖZFATURA İLE ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUŞMA

Durdu ŞAHİN: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Mustafa Necati Özfatura: 17 Mayıs 1930 tarihinde Bursa'nın M.Kemalpaşa kazasında doğdum. Baba tarafından Kastamonu Tosya'dan Selanik Yenice Vardar'a memuriyetle gidilmiş ve bilahare Anadolu'ya göç edilmiştir. Rahmetli dedem Alımetoğlu Mustafa {Fatura lakabı ile anılan) zat 17 yıl Yıldız sarayında Sultan Abdulhamit Han’ın yanında mabeyn katipliği yapmıştır. Babam rahmetli Ahmet Özfatura dindar idi. 5 çocuğunun en büyüğü benim en küçüğü Burhan Özfatura’dır. 2 kardeşim çocuk yaşta vefat ettiler. Evli 5 çocuk sahibiyim. 1950 yılında topçu subayı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldım. 1962 yılına kadar Kara Kuvvetlerinde topçu subayı ve 1962-1974 arasında Hava Kuvvetlerinde füze subayı olarak görev yaptım. 13 Ağustos 1974 den bu yana Türkiye Gazetesi'nde Mustafa Ahmedoğlu, Mustafa Necati, İrfan Öz, Mustafa Necati Özfatura adı altında 9 bini aşan yazı yazdım. 1964'de dışarıdan Ankara Hukuk Fakültesini iyi derecede ile bitirdim. İstanbul Barosuna kayıtlıyım. Buram Buram Anadolu programının yapımcısı İrfan Özfatura ile TGRT FM de 'Gündönümü' programının yapımcısı Mehmet Özfatura oğlumdur. Afganistan Destanı, Ortadoğu Kurtlar Sofrasında (l ve 2'inci cilt) ile Alı Bosna isimli kitaplarım neşredildi.
........... devamı >>
 
Durdu Şahin
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


09.01.2009 10:20:03

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim