Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

FIZIK Konulu Şiirler - fizik Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "fizik" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "fizik" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. fizik Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

385  

MİNİK DÜNYAM

Ben bu mutsuz dünyanın üzerine, mutlu bir dünya kuracağım.Minnacık,ufacık…
Herkeslerden uzak, sadece bizim, ikimizin dünyası…
Dünyam da yalnız sen olacaksın…

Seni seveceğim….Orada yalnız seni…
Aşktan arta kalan yalansız ve de riyasız ne varsa hep mısralarımda olacak.
Yaşadığımı sandığım masalda
Gecenin parlak yıldızları…Bir köy odasında, ocak başına dolacak

Bizi yalnız ikimizi ısıtacak.
Soğuk,uzun kış gecelerinde…
Sen ellerimi tutacaksın, gözlerime bakacaksın,
Ocakta çatırdayarak yanan odunlardan, ateşler fırlayacak karanlıklarıma…
........... devamı >>
 
Veysel Çeliker
    
    
    

386  

19-) YARINLARI TÜKETMEK DÜNDEN / BAY RAUF TAMER

Hayvanlara “gerekenden fazla” ilgi gösteren insanların; sömürüye dayalı emperyalist sistemin, pazar ekonomisinin, çıkarların, savaşların, ölümlerin ve diğer (insan kaynaklı) acıların türdeşlerine dayattığı olumsuzluklar karşısında aynı duyarlılığı göstermediklerini ve bu anlamda bir nevi çifte standardı sergilediklerini anlatmaya/ vurgulamaya çalıştığınız yazınızı maalesef üzüntüyle okudum.
Ve yazınızın sonuna geldiğimde ise, ne kadar hazin bir ülkede yaşıyor olmanın acısını bir kez daha yüreğimde hissettim.
........... devamı >>
 
Gürkal Gençay
    
    

387  

NASİL ANLATAYİM

gel sana kendimi anlatayim..
icimi dökeyim..
yüregimin asiligir hayata bas asagi düsmelerim..
ellerimin intikamligi yüregime tokat atmalarim..
gel..! korkma..! incitmem ben seni..sana anlatayim..
ezmem ürkek yüregini..dokunmam..
yüzüne kapiyi vurmam..
yolundan caydirmam..
gözlerimin talihsizligir iki beden vurulmuslugum..
dizlerimin dermansizligir gavur ceylana..
truva atina..sen,den gayrisina..
homeros destanindan ötesine..
........... devamı >>
 
Metmetin
    
    
    

388  

MÜMKÜN OLABİLSEYDİ...

Kavurucu bir temmuz günü
Hava masmavi
Rüzgâr çeviriyor
Saat 12
Bahçelerden eve doğru yürüyor
Yerde bir şişe gördü
Çömeldi toprağa
İnce, yarık siyah parmaklarıyla tuttu
Zayıf bir ilgiyle; düşünceli çevirdi
Ayağa kalkarken elinden düşürdü
Sarkık göbeği belirdi,
Patolonundan gevşemiş beyaz bol gömleği, pantolon gömleği ucundan tutuyor
Çoğu kişinin kemeri, bedenlerine oranla hep bir yerde durur
O öyle değildi, sürekli düzeltenlerdendi
Yürüdü..
Sokak..
Bir bisiklet fırıltısı..
Karşıdan gelen beyaz foterli adama bir baş selamı verdi
1993’te yapılmış, beyaz, giriş duvarları mermerli bir binanın önünde durdu
........... devamı >>
 
Ali Yılmaz Yıldız
    
    

389  

FİZİK ÖTESİ

Yıllandıkça yıllandı bu yıl ağaçta yaprak
Buğday da inadına yeşil başak başak
Kırlangıç her güz mevsimi gibi yolcu değil
Mısır tarlasının yeşilinde üşüyor şimdi şafak...

Kuzu meleyişi
Kaval sesi
Bildiğim şeyler
Bir sevda açmış başıma çakır gözlüm bin afat
Dil gerek anlatmaya
Ve o senin aşk dediğin velhâsıl
Hem de nasıl bir zor zanaat...
........... devamı >>
 
Galip Sertel
    
    
    

390  

ANA KARNINA DÖNÜŞ - 2.6

2.6
Işığı Kıramayan Orman veya Ormanda Kırılmayan Işık

Doktor Emmol Lek kuşkulu bakışlarla Teğmen Vag Lom ‘u süzdü:
- Bu söylediğinden emin misin Vag?
Astronot soruyu anında yanıtladı:
- Kuşkuya gerek yok doktor. Ben ne söylediğimin farkındayım. Durum inanılmayacak ölçüde garip fakat doğru. Senin anlayacağın; Etimolog Şur Çarup bu anda bu kapsülde yok.
Doktor Emmol Lek şaşkın bakışlarını Fotonist Kay Rem ‘le Teğmen Vag Lom ‘un yüzlerinde gezdirip durmaktaydı ve bu davranışından onun inanmakta zorluk çektiği kolaylıkla anlaşılmaktaydı:
- Fakat hoparlörlerde çılgınca haykıran oydu. Bundan kesinlikle eminim. Onlar Çarup ‘un çığlıklarıydı. Sesini tanırım.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

391  

EDEBİYAT İNSANLAŞMAK İÇİN

EDEBİYAT İNSANLAŞMAK İÇİN


belki de insandık bir zamanlar
ya da insan olacağız günün birinde
bütünüyle iyileştiğimizde her şeyden
ama bu gün insan değilsek neye yarar
...
bizler,daha resmi çizilmemiş insanın
kötü birer taslağıyız yalnızca
zavallı mırıldanışı sonraki büyük bir şarkının
insan mı diyorsunuz bizlere? bekleyin daha
(Sıradan İnsanın Şarkısı’ndan- Jura Soyfer)
*
İnsan olmak yani insanlaşmak söz ile başlar. İşte kelamın kutsallığı buradan geliyor. Kelamı bir insandan çekip çıkarsaydık eğer insan birden hayvan mertebesine düşerdi? Ve insanlaşma sürecimiz kesintisizdir.Kuşaklar boyu yaşamı deneyimleyen insanların,hayatı okuma biçimidir edebiyat:Yaşanmış ve henüz yaşanmamış hayatı birden fazla üst üste ve iç içe okumaktır. Değil mi ki yaşamın ardından ve önünden söylenecek çok şey var. Bireyler ölür,toplumlar tarihe karışır, önemli anlar veya günler gelip geçer geride sadece anlatılacak bir öyküleri kalır. Bu nedenle hikaye deyip de geçmeyin hemen. Edinilmiş bu anlam zenginliği sayesinde insanlar manevi düzeyde,bir çok konuda,bir çok şeyi paylaşmayı ve dayanışmayı öğrenmiş oluyorlar. Aklını işleten insan tespit ettiği yaşantıları sadece gelecek kuşaklara aktarmakla kalmaz her iletişim sürecinde zamanın ruhuna göre yeniden yorumlanma imkanı da ortaya çıkmaktadır...
........... devamı >>
 
Cemal Öztürk
    
    

392  

İNANÇ VE TOPLUMSAL İSTEM (TALEP) 44

Toplum bir ilişkileniş biçimidir. Toplumun, insan salt düşünmesi ve öznelliğinden bağımsız, zorunlu nesnelliği vardır. Bu ilişkileniş sadece insan-insan, sosyal boyutunda değildir. İnsan- doğa; İnsan-üretim nesneleri; insan-üretim ilişkisi; insan toplum; toplum-insan vs. dir. Bu ilşikilerin tümü, bizi öznel istemlerimizin, hoşlanmalarımızın, dilek ve iyi niyet oluş zanlarımızın dışında, somut, yasallılklı, zorunlu davranmayı gerekli kılarlar. Toplum: halk, topluluk, grup, kalabalık, olmayan bir üretim ve üretiliştir. İnsan üretirken, bu üretilişle kendisi de üretilir. Bu nedenle dir ki, başlangıçta insan davranışları: bir ağacın meyve verme zamanı ile ve meyve verme verimliliği ile sınırlı idi.İnsanın çok aktivitesi bir meyve toplama çabası iken, oralardan parçacık fiziği ile evrenin başlangıcını yeniden kurgular ve deney alanına sokar hale gelmesi toplum sayesinde olmuştur.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


09.01.2009 08:35:51

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim