FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

FERAH Konulu Şiirler - ferah Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ferah" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ferah" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ferah Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

SENİN VARLIĞIN

Yıldızsız bir gece de yıldız yerine senin sevgini saçtım gökyüzüne,ve şarkılar söyledim ikimiz için,içinde ayrılıkların acı kokusu olan eski bir şarkı. Yüreğimden bir alev koptu, taş çatlatan soğuklukta ki kalbine, aşkın sıcaklığını öğretmek üzere.
Sitem diye bakma bu sözlerime sitemde gizli bir sevgi vardır. Bir sitemim içinde bin sevgi saklıdır. Anlamak; sevmekle mümkün sevmek se,bencil olmamakla.
Şafak vaktinin,o ferah ve huzur veren havasıydı senin bana gelişin. Sabah esintisi ise adeta senin nefesin. Ve ansızın çekip gitmelerin ise bedenden can,damardan kan gitmesi gibi cansız, ruhsuz bir varlığa sadece var olan bir maddeye dönüşmemdi.
Tüm çiçeklerin birer numunesiydi sanki bana bakıp ta gülümseyen o yüzün. Yüzünün bir köşesinde demetlenmiş bir gül dü gülüşün. Varlığın ise var olmamın manası,Yok olmamanın sebebiydi. Issız gecelerde sessiz, sensiz ve kimsesiz kaldığım o uzun soğuk geceler de senin hayalinle yalnızlığımın ızdırabını dindirip senin hayalinle ısıttım tüm bedenimi ve kalbimi.
Tüm gün boyunca hiç bir olan biteni fark etmeden, var olan tek şeyin sen olduğunu düşündüğüm ve bu düşünmelerimi farkında olmadan yaptığım o günlerde, ne kadarda saftı duygularım ve ne kadar da doyasıya yaşamaktaydım sevgiyi. Dünyanın keşmekeşliğinden ve kalleşliğinden habersiz, masum bir çocuk gibi sevmişken seni,sen eşittir her şeyken ve beynimin çalışan bölümünün yüzde 99 unu sen işgal ederken, şimdi neden tüm bu anlamsızca gidişler ve hiç bir şey olmamış gibi ardına bile dönüp bakmadan tek edişler.
İşte sitem ediyorum, gene sana dilime geliyor zehir zemberek sözler, en adi küfürler geçiriyorum içimden ve sana lanetler okumak istiyorum beni öksüz bir çocuk gibi yapa yalnız bırakıp gittiğin için.,
Beddua etmek istiyorum sana,seninde aynısını yaşayıp beni anlaman için. Ama işte yine de yapamıyorum tüm bunları. Kalbimin bir tarafı nefret le dolsa da ve bu nefreti sana kusmak istese de yinede her zaman olduğu gibi sevgi üstün geliyor her şeye karşı. Ve sana yine güzellikleri sunmak istiyorum ve güzellikleri diliyorum, kahrolası belki de yaşayası bilemediğim bu sevgi denilen bilinmez, çözülmez bir muamma olan duygudan ötürü..
Gitmek isteği ne kadarda ağır basar bazı zamanlar. Gitmek belki de daha doğrusu kaçmak. Kaçmak dağlara,ormanlara ıssız adalara kaçmak. Kimsenin olmadığı, kimsenin sesini duymadığı ve duymadığın, insanların olmadığı ne sevginin ne de nefretin olmadığı uzak bir yerlere kaçamak.
Kaçmak tüm insanlardan ve dünyadan. Ama asla kendinden kendi kalbinden değil. Bu kaçışlarımda senide götürmek kalbimde, hayallerimde, bana en ağır yük olsa gerek. İşte gidiyorum,gidiyorum bu şehirden,köşe başında oturduğumuz şu kafeden, elele tutuştuğumuz park köşelerinden, en kuytularda kaçamak bir öpüş kondurduğum yerlerden,seninle kavga ettiğimiz ve yine buluşup barıştığımız yerden gidiyorum kaçıyorum. Kaçıyorum seni ilk gördüğümde tanışmak için yaptığım türlü oyunlardan. Gururumu ayaklar altına alışımdan.
Gidiyorum sadece senden kalan kalbime saplı kalan bir hançerli sevgiyle,sadece senden kalan hayallerle ve yaşanmamış ümitlerle.
29-09-2000
........... devamı >>
 
Murat Öğmen
    
    
    

594  

...BİZİM ŞİİRİMİZ...HECE...MEHMEDE AĞIT


Yine memlekette ocaklar yandı
Kurbanım yaşına ağlama anam
Gencecik filizler kana boyandı
Kanıyor yüreğim dağlama anam
.................................................................Ayhan HIZ (Ayak)
Vatan kutsal dedi öne atıldı
Tez dönersin diye yola bakıldı
Askere giderken kına yakıldı
Gül yüzüne kara bağlama anam..
.................................................................Ayhan HIZ
Söyleyin sazıma ağıdım yaksın
........... devamı >>
 
Su Gibi Şiir Grubu Şairleri
    
    

595  

CANIM OSMANIM

Anadolu hemde İmam Hatipli
Fatih gibi burnu hem Yavuz tibli
Zaten hep benzersin babana tıpkı
Yüzünde gülücük benim Osmanım.

Senin hocan ilkokulda Fettah Bey
Sakarya İmamhatip hey gidi hey hey
Kartala naklettim seni o yıllar
Sınıfta örnek oldun Osmanım.

Okul yıllarında güreşe başladın
Lisanslıda olsa rakip tuşladın
Şımarmadın asla hep yavaşladın
Hareli saçların güzel Osmanım.

Çocukluk yılların su gibi gitti
İki yıllık Ziraat fakültesi bitti
Evlenip sonunda gurbete gitti
İlk göz ağrım civan Osmanım.
........... devamı >>
 
Gülhami Söğütlü
    
    
    

596  

SANA GELECEKTİM...

Gecenin kör karanlığında,
Bir mum aydınlığına bıraktım düşlerimi.
Ve yeniden kor eyledim sönüşlerimi...
Sana dair ne varsa,
Sardım birer birer omuzlarıma.
Gözlerim,
Yalnızlığın bin vehminde,
Ne dizimde derman kaldı,sevgili
Ne elimde ferman...
Sana gelecektim oysa,şafakları uyandırmadan...
Titreyerek çıkacaktım yola,
Heybemde yangınımdan kalma küller,
Oysa dermek isterdim, toprağına
Kan kırmızı güller...
Sana gelecektim efendim.
Lakin kalmadı tutunacak dalım,
Hasretinden vurgun yedi bu yürek,
Şimdi,
Bakışlarım solgun,bakışlarım ürkek...
Oysa...
Varsın nergisler küssün,efendim
........... devamı >>
 
Engin Badem
    
    

597  

SENSİN EN VEFALI YÂR

Ya Rasûlallah! ..
Ötelerden lütfedip gelir misin bize?
Gelir misin artık ey gül-i zar?
Karanlıklar sarmış dünyamızı,
Vefasızlık kuşatmış her bir yanımızı.
Çünkü sensin Rahmetenlil alemin,
Sensin vefâlı yâr.

Ahuları kıskandıran, âşıkları yandıran,
Asırlardır nice isyankâr kalpleri,
Bir bakışta arındıran;
O nûr ve mânâ yüklü sözlerinden,
Mahzun ve nazenin gözlerinden,
İçirir misin bize aşkını yâr?
........... devamı >>
 
Zekeriya Maral
    
    
    

598  

İSTANBUL

Nereni yazayım bilmem nereni
Ayamama veya Terkos dereni
Derenin yanında yedi vereni
Bunu sende gördü herkes İstanbul..

Sana akın etti milyonlar seli..
Bir hoş eser ferah Çamlıca yeli
Burgaz,Büyükada, hele Heybeli
Gerdanında inci gibi İstanbul..

Durdurmaz gencini yasak bariyer
Buralı olmak sa, ayrı kariyer..
Şişli, Beyoğlu, Taksim, Sarıyer..
Sınırsızca yaşar seni İstanbul..

Dünyada yok böyle mimari yapı
Parmak ısırtıyor, eğimi, çapı..
Ayasofya, Dolmabahçe, Topkapı..
Eşsiz eserindir senin İstanbul..
........... devamı >>
 
Erberk Pullu
    
    

599  

YOL KERTERİZLERİ (1) ŞİİR

Y o l K e r t e r i z l e r i (1)

A VE A Danışmanlık Şirketi
sahibi İdris Adil’e

Marşandiz treni ötüşlü, sıvışmaya meyilli
Hayata açılan yolun az / izi, (a) mele / sin (a) mele! ..
Hoş / görüsüz yaşamın hükmü, düşe kalka meletse! ? .. Cıyak cıyak
İklimini içinde taşıyan yola sıvanır çığlık çığlık sesin
Andık andık ağlar, ağlatır… Elvan elvan türkü bezer yüreğine
Azar azar yürür, avaz avaz öldürür yoldümbeleği
Madımak gibi dumanlanır, kıvrıla saçıla savurur hayat..!
........... devamı >>
 
Ali Akdemir
    
    

600  

MAHZUNUZ YA RABB.

Himmet et ya Rabb'i bize bir umut.
Ağa mahzun, paşa mahzun, kul mahzun.
Üstümüze çökmüş bir kara bulut,
Vatan mahzun, millet mahzun, yel mahzun.

Ocaklar kasvetli duman tütmüyor.
Hoyrat el dokunmuş güller bitmiyor.
Bahcelerde şeyda bülbül ötmüyor.
Bahce mahzun, bülbül mahzun, gül mahzun.

Tabutlanmış, cemaatsiz ölü var.
Musallada üç cenaze aşikar.
Biri haslet, biri töre, biri ar.
İmam mahzun, ölü mahzun, sal mahzun.
........... devamı >>
 
Nisari Ozdogan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


22.11.2008 23:21:57

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim