Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ERMENILER Konulu Şiirler - ermeniler Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "ermeniler" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "ermeniler" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. ermeniler Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

137  

8.SAYFA MİLLET-İ SÂDIKA’NIN VATANA İHANETİ…VE HOCALI KATLİAMI! ..

Amerikan Devleti- Kongresinde sözde
Ermeni Soykırımı-yapılmamıştı özde
Çek elini ülkemden-kaşımayın yarayı
Vatanı karıştırma-sarma bize sarayı
Millet-i Sâdıka' nın- vatana ihaneti
Hocalı’ yı yok etti- bölmek ister devleti
Irak kötü karıştı-sırada Türkiye var
Oyun büyük oynanır-günümüzü yapar dar
Cinayet silsilesi-olur ise yanarız
Biz bu filmi seyrettik-zannetmeyin kanarız
Millet-i Sâdıka' nın- vatana ihaneti
Hocalı’ yı yok etti- bölmek ister devleti
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    
    

138  

ÖYLE BİR MÜTTEFİK Kİ DOSTLARDAN MAADA!

Oysaki henüz kurulma aşamasında başlamıştı gaspları. Ülkelerinden dışlanmış insan topluluklarının genel tercihleriydi ilgili kıtaya akın halinde yerleşmek.

Ne yapardı ki gaspı yer, zülüm etmekten başka, çalıp çırpmak ne ala, tecavüzler hak telakki edilirken, zülüm tavan yapmışken mazlum kimin neyine öyle değil mi?

Hani okuruz tarih kitaplarımızda meşhur bir Kristof Colmp vardı hatırlarsınız.
İlk kıtaya ayak bastığında yerlileri insandan saymıyor ve katliamlar yapıyordu.
........... devamı >>
 
Mustafa Cilasun
    
    

139  

3.SAYFA MİLLET-İ SÂDIKA’NIN VATANA İHANETİ…VE HOCALI KATLİAMI! ..

Çevrede eylem yapan- militanın sayısı
Bir o kadar olduğu –anlaşıldı ayısı
Beş cephede savaşan- Osmanlı Devleti'nin
Bu ağır ihanete-sessiz kalmaz öğrenin
Millet-i Sâdıka' nın- vatana ihaneti
Hocalı’ yı yok etti- bölmek ister devleti
Van'daki büyük isyan- bütün hızıyla devam
Ediyordu durmadan-ne ev kaldı ne de cam
Yollar cadde sokaklar-tamamen ablukada
Köylerimiz basılır-karanlıktır her oda
Millet-i Sâdıka' nın- vatana ihaneti
Hocalı’ yı yok etti- bölmek ister devleti
........... devamı >>
 
Hasan Sancak
    
    
    

140  

KARAYILAN FİLMİNE BİR ELEŞTİRİ

KARAYILAN FİLMİNE BİR ELEŞTİRİ
_1-Bu eleştiriyi yapmadan önce Karayılan’ı “Antep Harbinin Bütünü” içerisinde ele almak gerekirdi. Karayılan’ı veya Şahinbey’i sadece ön plana çıkarmak doğru olmaz demiştik. Bu dizide Karayılan ön plana çıkarılmıştır. Bu durumda Şahin Bey’e haksızlık olmuştur. Şahin Bey’i ön plana çıkarırsanız, Karayılan’a haksızlık olur. Her ikisine de gerektiği kadarı ile yer vermek lazım bence.
_2- Filmin adı Karayılan olduğuna göre, hayali senaryolarla yola çıkmışlar. Çünkü Karayılan’ı Antep’in Barak Köyleri’nde Arap Mimarisi ile yapılmış Kerpiç evde gösterdikleri gibi, annesini de Arap Kıyafeti giyen biri olarak göstermişler. Halbuki Karayılan Çadırda yaşamaktadır ve bir Aşiret Reisi’nin Kadını olan annesi Ayşe de başına köşeli fes takmaktadır.
_3- Diziye göre Karayılan çocuk iken, önünden bir Karayılan geçiyor, o da Yılan’a bakıyor ve “Karayılan” diyor ve böylece “Karayılan” ünvanını almış gibi gösteriliyor. Bir insan önünden geçen bir Yılan’a bakarak kahraman olamaz ve bir ünvan alamaz. Oğuzhan gibi o yedi başlı Ejderhayı ödürmeli ki bu ünvanı alabilsin. Halbu ki, Karayılan’ın “Karayılan” lakabını almasında hiçbir yılan ile uzaktan, yakından ilişkisi yoktur. “Karayılan” adı babasından kendisine kalmıştır. Kitabımızda değindiğimiz gibi, esmer/kara olan Baba Mamo’nun komşu Ermeni Köylü ile bir kavgası olur. Mamo, tek başına kılıcını alarak bu Ermeni Köyü’nün erkeklerini perişan eder ve davarlarını alır eve döner. Komşu köylüler, Ermeni Köyünü kınarlar; “nasıl olur da siz bir tek kişiye dövülürsünüz? ” diye sorarlar. Ermeni erkek ve kadınları da; “adam elimize bir geçseydi zaten onu dövecektik, ancak adamı bir türlü yakalayamadık, ADAM KARA BİR YILAN GİBİ KAYIYORDU ADETA” derler. Bundan sonra Mamo’nun adı KARAYILAN olur. Ve daha Mulla Karayılan 16 yaşında iken, Mamo 1904 yılında Ermeni Eşkıyalar tarafından Şehit edilir. Bu nedenle Baba Mamo’nun 1920’lerde başlayan Antep Harbine katılma gibi bir şansı olmamıştır. Ama bu dizide Baba Momo, şehre geliyor ve Başkarakol’da Fransızlar’ın Türk Bayrağı’nı indirme hadisesine katılıyor, Fransız Askerine silah sıkıyor ve kendisi orada Şehit ediliyor. Aslında Bayrak indirme olayında silah kullanılmamıştır. Çünkü halkın olmadığı bir zamanda bu bayrak indirilmiştir. Ayrıca daha önceden İngilizler silah toplattıkları için, kimsede Tabanca veya pıçak dahi yoktu.
_4-Yine Karayılan, Ermeni bir kıza aşık olmuş gibi gösterilmektedir. Karayılan, Pazarcık’a bağlı Elif Mezrası’nda çadırda yaşarken, daha Antep Karayılan’ı tanımıyordu. Köyde akrabası Elif ile evliydi. Kendisi tek başına, o bölgeye yakın olan Karabıyıklı Baskını’nı yaparak, Fransız Askerleri’ni tamamen öldürdükten sonra esirleri köyüne götürür ve Antep halkı öylece Karabıyıklı Baskını ile Karayılan’ın adını duyar ve Heyet-i Merkeziye onu şehre davet eder. Eğer Antep’ten savaşa katılmış olsaydı, esirleri Antep’e getirmesi gerekirdi.
_5-Yine dizide, heyet ve arkadaşları Karayılan’ı savaşması için ikna edemiyorlar. O hep savaşmaktan kaçıyor. Halbuki Karayılan Karabıyıklı Baskını’na Atatürk’ün ve Kazım Karabekir’in mektuplu talimatları ile katılmıştı. Antep’e girmeden önce zaten savaşı kendisi başlatmıştı ve savaşın içinde idi.
_6-Aslında (5 Kasım 1919) da Bayrak indirme hadisesi oluyor. 20 Ocak 1920 Karabıyıklı Baskını’ndan bir gün sonra(21 Ocak 1920) Antep’te Kamil adında kahraman bir çocuk Şehit edilir. Şehitkamil’in Şehadeti’nden sonra Karayılan’ın Antep’e gizlice girer, Heyetle görüşür ve Savaşmaya başlar. Yani Karayılan’ın Antep’e girmesi 1920 Ocak ayının sonlarına rastlıyor.
_7-Ama Dizide Karayılan Şehre giriyor, daha Kamil Şehit olmamış, 1919’un 5 Kasım’ında olan Bayrak indirme hadisesine, 1904’de ölen babası katılıyor, silah sıkıyor ve Şehit oluyor. Karayılan da babasının peşine takılıp hadiseyi görüyor. Karayılan sanki daha önceleri Antep’e serbest girip çıkan ve Ermeni kıza aşık olan biri gibi gösteriliyor ve Babasının katili Ermeniler’le sıkı fıkı dost gibi gösteriliyor.
_8-Halbuki Antep’in etrafı tel örgü ile çevrili olduğu için, şehre girmek çok zor oluyor. Öyle her isteyen, istediği zaman şehre giremiyordu. Şehre giren çıkamıyordu, çıkan giremiyordu.
Sonuç olarak, Antep Harbi konusunda araştırma yapanların ortak kanaatlerinin şu olduğunu tespit ettim; Kanal 7’nin çevirmiş olduğu “Karayılan Filmi”nin %75’i aslına uygun olmadığını, atv’nin yapmış olduğu “Karayılan Dizisi”nin % 50’sinin aslına uygun olmadığını” ifade etmektedirler. Ayrıca Antepçi’ler, atv’deki “Karayılan Dizisi” için; “bu dizideki asıl amacın, Ermeniler’i masum göstererek temize çıkarma gayretlerinin var olduğunu” ifade etmektedirler. Bu ekip daha önce “Salkım Hanımın Taneleri” Filmini de çevirmiş ve bu Film Türkiye’nin başına bela olmuştu.. Avrupa’daki Ermeniler, ileriki günlerde bu “Karayılan Dizisini” bir Belgesel kabul ederek; “Madem Antep Ermenileri masum idiydiler, neden sürüldüler” diye Türkiye’nin karşısına çıkabilirler.
_Bu dizi daha önce belirttiğimiz gibi, senaryosu İstanbul’da hayali olarak yazılmış bir senaryo olduğu için, olayların tarih sıralaması da bilinmediği için rastgele olaylara yer vermişler. Dizi yarı yarıya çelişkilerle doludur. Umarım dizinin ilerleyen bölümlerinde Antepliler’in onuru ile oynayacak bir iş yapmazlar. Mehmet Demir ATMALI- Gaziantep Kuvva-i Milliye Derneği 2. Başk.
........... devamı >>
 
Mehmet Demir Atmalı
    
    

141  

SÜRÜ

.........Siyaset,
Çok kutsaldır.Devlet yönetiminde siyaset çok kutsaldır.Bilimsel olarak yapıl ması gerekir.İnsan ve doğa odaklı olmalıdır.Bir defa duygusuz,hümanist ve doğa sever olmayan insanlar kesinlikle siyasetçi olmamalıdır.Siyasetin ko nuşulması,tartışılması şarttır.Siyaset yalancılık değildir.Siyasetçilik sahtekar lık,işine geleni söylemek değildir.Kandırmak değildir.Siyaset evde okulda, her yerde dostça sürekli konuşulmalıdır.Siyaset ekonomiyi,paylaşımı, hiz meti, yaşama bakışı,yaşam felsefesini her şeyi her şeyi şekillendiriyor. Siyaseti bir bardak olarak düşünün.Ekonomiyi,paylaşımı,insancıl ya da sadist düşünceleri; her şeyi sürekli değişen,gelişen sıvıya benzetin.Bu sıvı mutlaka siyaset bardağının şeklini alır.Ne kadar düzgün,dürüst siyaset o ka dar güzel ülke,sevgi dolu insanlar,çiçek dolu bir doğa.Ne demişti Diyarba kırlı köfteci,yurt insanı kardeşimiz:
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    
    

142  

YENİ ORTADOĞU VE DÜNYA PROJESİ VETÜRKİYEYE BİÇİLEN ROL (8)

II. MODEL:İNCİL (BUGÜNKÜ HIRİSTİYANLIK YORUMU)



Aslında başkalaştırılmış bu ikinci modelde de İsa Peygambere Yarı –Tanrı bir sıfat kazandırılmıştır. Hıristiyanlık Yetki hiyerarşisinde, İsa’dan sonra gelen Ruhban sınıfı yine Allah ve İsa adına her türlü kararı verme potansiyeline sahip kılınmıştır. Hatta o denli ileri gidilmiştir ki, papazlar Allah adına insanları yargılayıp, affetmek veya her türlü cezayı vermek ve uygulamak görevini üstlenmişlerdir. Allah’ın ve İsa’nın tercümanlığını yapmak cüreti göstermek, Hıristiyan ruhban sınıfını hala hiç rahatsız etmemektedir.Bugün bile Allah’la insan arasındaki her türlü ilişkiyi düzenlemeyi,ruhban sınıfının idare ettiği (adeta iki taraf arasında köprü kurduklarını iddea ederek) kimin af olup,kimin olmayacağına Allah ve İsa adına Ruhbanların karar verdiği Hıristiyanlık alemi,bu ikinci modelde yine bir önceki modelin bir benzeri şekilde,diğer tüm insanlardan üstün tutulmuştur.Öyle ki “İsa Tanrı’nın oğludur, biz de onu takipçileri ve bekleyenleriyiz.” diyen her Hıristiyan,Hıristiyanlık inancına göre ve eğer ruhbanları izin verirse,cennete girecektir.Ancak buna katılmayan,ömrünü dünya insanlarının iyiliğine,faydasına harcamış birisi ise cehennemi boylayacaktır.Çünkü cennetin anahtarları yalnızca Papazların boynunda asılıdır. Peki, dünya bu ikinci modelden hareketle, nihayi olarak nereye varır? Hıristiyan ruhban sınıfının idari ve ekonomik yönden her zaman ön saflarda yer aldığı, siyasetçilere ortak olacağı, Dünyanın tepesine oturmuş, olabildiğince zengin müreffeh ve mutlu olarak sonsuza dek yaşayacak Hıristiyan Birliğidir nihayi amaçlanan. Bu birliğe dahil olanlar,Dünyanın Kumandanları olacaklardır.(Şu anda AB ile kısmen bu yapılmak isteniyor.)
........... devamı >>
 
Dursun Elmas
    
    

143  

SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ

Sarıkamış Şehitleri

Gelinlik giyinmiş körpe kız gibi,
Karlara serildi Sarıkamış’ta.
Mevsimler ağlaştı gece buz gibi,
Şafaklar gerildi Sarıkamış’ta.

Mehmedim çarıksız Yemenden gelmiş,
Pak beden mor oldu Sarıkamış’ta,
Gök mavi yer beyaz, kefeni almış,
Bir tufan görüldü Sarıkamış’ta.

Hoşaftı menusu yağsız yemekler,
Öğünler bir oldu Sarıkamış’ta,
Ağlaştı mevcudat ve de melekler,
Ak yaşlar nar oldu Sarıkamış’ta.
........... devamı >>
 
Ömer Ekinci Micingirt
    
    

144  

SARIKAMIŞ DESTANI / FACİASI

6 Ocak 2008 Pazar / Uludağ Üniversitesi Fethiye Kültür Merkezi SARIKAMIŞ ŞEHİTLERİ anma proğramına davetlisiniz...
Hoşgeldiniz Efendim...
Zahmet edip gönlümün gözyaşlarına ortak olduğunuz için tesekkür ederim.Sevgi ve Dua ile...


........... devamı >>
 
Ömer Ekinci Micingirt
    

??
       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


30.08.2008 02:09:34

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Hastaneler   » Çiçekçi   » Hastane   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim