Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

EMRE Konulu Şiirler - emre Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "emre" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "emre" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. emre Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

65  

ÇİQWASÉDİN

Névi jé çu névi wendayÎ
Ka çiqwasédin bijÎ an nejİ
Çiqwasédin
Çiqwasédin
VÎ emré mirad di qiriké da
Xwezi tev di dilada asé ma
Çiqwasédin
Çiqwasédin

Kevir é sebré perçivİ
Bi qÎrÎn hertişt
Ev emré li dÎtinate xelat küfik girtÎ
Di her ta ya min da
A ez pé germ dibim
Ma gelo wé carekdin hebe...

Ger carekdin bém vé dinya ya
Derew li ser küştin a rastÎ yé şÎn dibe
Bira tünebe
........... devamı >>
 
Welat Yavuz
    
    
    

66  

İLİM İLİM BİLMEKTİR - YUNUS EMRE....BİR ŞİİR / BİR YORUM

İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır

Okumaktan murat ne
Kişi Hak'kı bilmektir
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru emektir

Dört kitabın ma'nisi
Bellidir bir elifte
Sen elifi bilmezsin
Bu nice okumaktır

Yiğirmi dokuz hece
Okursun uçtan uca
Sen elif dersin hoca
Ma'nisi ne demektir

Yunus Emre der hoca
Gerekse bin var hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir
........... devamı >>
 
Sedat Demirkaya
    
    

67  

SU AKAR

Su Akar

Aşk sende biliyorum Emre
Aşk o kalbinin en güzel yerinde
Aşık oldum sandığın, sensin belkide
Ne güzel aşık olabilmek, ne güzel değilmi Emre.

Ellerinden tutabilmekmi amaç hayatın, ellerini bırakabilmek yada hayata
Teslimmi olmalı yada teslimmi almalı
Bembeyaz bir sayfa kağıda, biraz su döksek, sizce ne tarafa gider acaba.
İkisinden biri olmayacakmı, suyun akarak bulduğu yolda....
........... devamı >>
 
Emre Şenkal
    
    
    

68  

-@SEDALI ÖPÜŞ

sevdalar saçan bir öpüş
nurdan bir kuş olsa gerek
geldi kondu can yuvama
gülse gerek garip gönül


kulsa bu can bilmez hinlik
karışmaz zikrine benlik
olmaz enlik midesinde
olsa gerek ince bir tığ

hak yolun da eğse başı
kalmaz yolda akla kara
tekle kora döner içi
selse gerek göz içinde

öz bulur hem öz içinde
saz bulur hem söz dem'inde
sızısında kalır varlık
atsa gerek seni ben'i
........... devamı >>
 
Muammer Can
    
    

69  

-@BU AŞK BENİ KÜL EYLEDİ

Yunus emrenin gel gör beni aşk neyledi ilahisine naziredir

1.
İpek sözler saçar oldum
Öz canımdan geçer oldum
Kor alevden beter oldum
bu aşk beni kül eyledi

Kul aşkından kaçar oldum
Hayrı şerri seçer oldum
Eremedim naçar oldum
Bu aşk beni kul eyledi

İyi kötü sezer oldum
Soyka nefsi ezer oldum
Gözde yaşla gezer oldum
Bu aşk gözüm sel eyledi

2.
Cümle bela tokat imiş
Gönle iman takat imiş
Aşksız gönül sakat imiş
Bu aşk gönlüm kuş eyledi
........... devamı >>
 
Muammer Can
    
    
    

70  

ECEL PENÇESİ

Efrail oğluyum ben Emre Varlı
Bakın dağlarıma dumanlı karlı
Gülşenim tarumar ve de efkârlı
Baharda güllerim boynunu eğdi
Nidem canlar ecel pençesi değdi.

Ni idi ki daha on altı yaşım
Zehir etti felek ekmeğim aşım
Genç yaşta çok çile gördü bu başım
Baharda güllerim boynunu eğdi
Nidem canlar ecel pençesi değdi.

Babam yollarımı gözleyip ağlar
Anam yavrum diye sızlayıp ağlar
Eş,dost,yarenlerim özleyip ağlar
Baharda güllerim boynunu eğdi
Nidem canlar ecel pençesi değdi.
........... devamı >>
 
Mehmet Şengül
    
    

71  

FEYZA'NIN YÜREK SESLERİ

Geçmişi filiz veren güllerle kucaklamış,demetlerini sevgiyle bağlamıştı.Ya geleceği..?
Feyzayı gelecek korkusu sarmıştı.Aslında her şey güzel başlamış ve ne kadar da yolunda gidiyordu herşey.Hayal edemeyeceği mutlulukları doyasıya yaşıyordu.Yaşadıkça da eşsiz tadlarla akıp gidiyordu aylara yıllara..Taki baharında kış kapısını çalana kadar.Baş ağrısıyla geldikleri hastanede o tahlil senin bu tahlil benim derken teşhisde konulmuştu biricik eşine.Her şey bu kadar çabuk gelişebilirmiydi.İnanmak istemedikce üzerine üzerine geliyordu korkuları.Feyza zamansız almıştı acı haberi.Mutlaka bir yanlışlık olmalı diyerek doktor doktor hastane hastane gezdi.Çaldığı kapıların hepsi ağız birliği etmiş gibiydi.Düşünceler tek bir kararda kördüğüm oluyordu.Feyza ihtimal vermesede eşi Emre bey malesef ki beyin tümörüne yakalanmıştı.Feyza her ne kadar inanmak istemesede...Tarifi mümkün olmayan şokun içine girmişti Feyza.Ne çok şimşekler çaktı,yıldırımlar düştü beynine.Her tarafı uyuşmuştu.Hiç bir şey düşünemiyor hissedemiyordu da.Sanki genel anestezi almış gibiydi.Adımları ileri geri sendeledikce olduğu gibi yığılıverdi oracıkta.Baştan aşağı budanmışda tek gövde kalıvermişti ortada.Bayılması gibi kendine gelmeside geç olmadı.Feyza gözlerini açmak hatırlamak istemiyordu.Bir yandan da düşünüyordu.Biran önce eve gitmeliydi.Gitmeliydi de çocuklarına eşine ne diyecekti.Annesiyle yaptığı telefon görüşmesi geldi aklına.Sabırlı güçlü olmalıydı.Bunca güzellikleri sevgiyi içinde barındıran kalp çaresizliğe teslim olmamalıydı.Her ne kadar düşüncelerini bombalayan soruların kıvılcımları arasında kalsada,derdini veren Mevlam dermanını da verir diyerek biraz rahatladı.
Duygularının çıkmaz sokağından ilerledikce ümitsizlikde bir gölge gibi takipçisiydi.Feyza söz vermişti.polyannacılığı oynayacaktı.Emre’yle geçireceği bir günü bir saati yıllara katık edecekti.Titreyerek evinin ziline basıyordu eli.Derin bir nefes aldı.İçeriye giren Feyza tüm olumsuzluklardan arınmıştı.Üstelik etrafına pozitif enerji saçıyordu gülücükleriyle.Çocuklar her ne kadar şüphelenmese de eşi kaçın kurasıydı.Kaçarmıydı hiç ondan.Az buçuk bir şeyler döndüğünü anlamıştı.Zira o tahlil sonuçlarını merak ederken saatlerce ulaşamamıştı Feyza ya.Feyza ysa ısrarla gözlerini kaçırıyordu biricik Emresinden.Anlamamalıydı hislerini görmemeliydi torbalanan gözlerini.Feyza çocukları yatırmış Emreyle baş başa kalmıştı.Ve ne söylediğini bilmeden gülüp konuşuyordu.Bir konudan diğerine geçtikce eşinin kuşkuları daha da artıyordu.Emre artık dayanamadı,evet bekliyorum.Anlatmayacakmısın bugün olan bitenleri diyebildi.Feyza ise bu muhasebeyi yapmıştı ama cesareti yoktu.Biliyordu da söylemesi gerektiğini söylemeliydi de.Bilmeliydi eşi.Kaybedecek saniye yoktu.Biran önce tedaviye başlanmalıydı.Ve o an...Feyza nın yüreğindeki okyanus taştı gözlerinden.Aktıkca aktı yaşları Emre nin avuçları içine.Emre takdiri ilahi dedi.Feyza ya nazaran daha güçlüydü.Ya da içini kemiren piranaları dışa yansıtmıyordu.içten içe temelsiz bir bina gibi çökmüştü.Enkaz yığınları arasından kurtulmaya çalışıyordu.Yanakları al al olmuş gözleri bir ateş topuna dönmüştü.Dokunsalar ah bir dokunsalar...Hastalığının depremine hazirlıklı olmalıydı.Kimbilir kaç artcı sarsıntılar geçirecek ne kadar direnebilecekti.Feyza erken teşhis diyordu.Göreceksin bak Bunuda atlatacağız.Hem biz bugünlere nasıl geldik? Nasıl başardık herşeyi.Güneşi kucaklayıp yıldızları toplamadık mı? El ele gönül gönüle vererek çıktığımız yolda selamet bulmadık mı? diyerek moral vermeye çalışıyordu.Ah keşke keşke kendini de teskin edip inandırabilseydi bu söylediklerine.Bir mucize olabilirmiy di her şeyi eskiye dönderecek?
Tedaviye çokdan başlamışlar,günler ayları aylar yılları kovalamıştı.Kovaladıkca umutsuzluğu ekip çaresizliği omuzlamıştı.Emre nin beynini kemiren bu tümör kerpetenle söküyordu hislerini.Ağrı kesicilerin üçü beşi fayda etmezken morfin türü ilaçlar bile vız geliyordu acılarına..Feyza etrafında dostlarını arıyor ama göremiyordu.Meğer iyi gün postu kötü gün dostlarıymış.Arkadaş diye adlandırdıkları kişiler.Böylemi olmalıydı? Oysa ki ne malumdu bugün Feyza nın kapısını çalan yarın bir başkasının hanesine misafir olmayacağı?
Derken Feyza nın küçük kızıda aynı hastalığa yaklalandı.Feyza ikinci bir şoku artık ne kadar kaldırabilirdi.Başından aşağı kaynar sular dökülmüş gibiydi.Üstelik kötü huylu olan bu tümör saniyede milyonlarca hücreye hücum ederken yavrusunun ızdırabına dayanabilirmiydi.İsyan etmemeliydi.Her musibette bir hayır vardır diye eşine el bebek gül bebek bakarken ikinci bir dramda neyin nesiydi..Feyza pili bitmiş saat gibi durmuştu.Gözleri yorgunluktan uyku çiçeği açtıkca iradesine hakim olamıyordu.Desteğe ihtiyacı vardı.Psikolojisi o kadar bozulmuştu ki bunu hareketlerinden konuşmalarından anlamak çok kolaydı.Tamamıyla bir evrim geçirmişti.Kolay değildi düz yolda giderken lastiği patlayan araba gibi tek başına kalıvermişti ortada.Feyza nın sirenleri bitkisel hayata giren eşinin monitörüne bağlıydı.Anlaşılan Feyza hep alarmda bekliyordu.Asabiliği idrak ettikce geçmişe uzanıyor Emre yle yaşadığı sevgi haritasının mutluluk atlasına dönüştüğü günleri hayal ediyordu.Küçücük yüreğine dünyalara sığmayacak sevdasının fanusunu inşa ediyordu.Artık yaşamın gözleri bu fanustan beslenecekti.o bu düşüncelerin pedalları arasında çark ederken bir koşuşturmaca başladı yoğun bakımın nefes kesen koridorlarında.Feyza hissediyordu ölümün soğuk yüzünü.Her ne kadar bilsede Emre nin son günleri olduğunu kabullenmek inanmak istemiyordu.O istemeye dursun Emre son nefesini vermişti bile.Feyza bu acı haberle yıkıldı.Nefes alamıyor gibiydi.Yine bir dost bir arkadaş aradı etrafında.Ama ne çare?
Aydınlığı çarmıha geren çaresiz bir perşembenin korkulu saatinde ayrılıyordu biricik Emre sinden.Tasviri mümkün olmayan haykırış nidasıyla Feryad ediyordu.Yosun gözleri kaybolmuştu.Denizleri taşıran dalgaların arasında.yalnızlığın koynundaydı.Artık bütün pencereleri ümitsizliğe açılıyordu.O açılan pencerelere evladını kaybetme korkusunu eklendikce simsiyah perdeleri indiriyordu cama.Anlaşılan Feyzanın gönül gözüde tepki vermiyordu.Bunca yaşanılanlardan sonra normaldi de.
Aradan günler geçtikce Emre nin acısını evladının yaralarına merhem olarak hafifletmeye çalışıyordu.belkide sabırdı bu.Feyza yaşadığı tüm olumsuzluklara yeni bir ilaçla merhaba demişti.Bu ilacın ham maddesi ruhunun gıdası olan ilahi bir denklemdi.Ve bu öyle bir denklemdi ki mantıkla çözüldüğünde maddi ve manevi doyumun doruklarıyla ödüllüydü.İhtiyaç duyduğu her anında yanında olandı.Eşinin açık bırakarak gittiği amel defterinin sönmeyen meşalesiydi.
Feyza bir kuş gibi çırpınan yüreğiyle Kevser başından sular içmekte içtikcede ilahi rahmeti zırhlanmaktaydı.Ömür tarlasına Emre yle ektiği sevgi tohumlarını zemzem yağmurlarıyla sulayıp hasatını birinci kalitede sunma gayretindeydi.Aslında Feyza Emre nin sevgisini yüreğindeki ciltlere sığdırmayan baskının matbaasını düşünüyordu.Düşündükcede daha daha çok seviyordu.Çünkü O ndan gelmişti ve O na dönecekti.
Ve Feyza Ya Şafi diyerek Emre nin yarıda bıraktığı ömründen evladının devam etmesini istiyor.Onun gönlünden gözlerine yansıyan yıldızların ışığını her daim görmek istediğini acizane dile getiriyordu.
........... devamı >>
 
Fatma Pampal
    
    

72  

093-TELKİN

Sevginin ışığında aydınlanır geceler,
Şefkatin beşiğinde yüce olur cüceler.
........... devamı >>
 
Nazım İnce
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 07:48:59

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim