Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

DURUS Konulu Şiirler - durus Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "durus" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "durus" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. durus Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

BİR BAKIŞ...




Bazen gülbahçesidir,bazen gülün özü,
Ölüm döşeğinde helallık sözü.
Bir bakış anlatır bir çok şeyi.

Bazen yavrunun göğüs kafesinde,
Bir yürek olur,çarpar bir bakış.

Bazen şefkat deryasıdır,
Gark eder insanı sonsuz sevince.

Bazen ibretle tamaşa eder,kâinat bilmecesini,
Çözmeye çalışır, yaradılış gayesini.

Bazen bir hiddettir,nefretle dolar,
Yıkıcı bir nazarla, kin kusar bir bakış.
........... devamı >>
 
Şükrü Aktaş
    
    
    

594  

SUSMAK

SUSMAK

Söylenecek çok şey varken, bunları söylemenin hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini anlayıp da sessizliğin sesine kulak vermek midir susmak? Susmak, gelişen olaylara ve durumlara karşı tek kişilik protesto mudur? Yoksa olana bitene razı olup kabullenmenin, boyun eğmenin değişik bir ifadesi midir?
Bakıyoruz; sözlükler susmayı: konuşmamak, konuşmaktan kaçınmak, sükût etmek olarak tanımlamış. Tanım böyle de niye susar insanlar? Şimdi ben, susmayı ses tellerindeki enerjinin tasarrufu olarak değerlendirsem eminim gülersiniz bana. Korkunun ikizi desem dudak büker bazılarınız. Konuşma ihtiyacı hissetmemektir desem o zaman da insan olarak yaratılmanın sebebini sorgulamaya kalkışırsınız.
........... devamı >>
 
Hadi Önal
    
    

595  

PEYGAMBERİMİZ 33 TEBÜK SEFERİ

TEBUK SEFERİ

Hıristiyan olan Suriye’liler
Bizans sarayına bir mektup yazar
Müslümanlar fakir perişandır der
Asker gelsin diye çareler arar

Muhammet ölmüştür İslam sahipsiz
Asker gönderilse bitecek denir
Heraklius derki haydi gidiniz
Kubat’ın emrine kırk bin er verir

Cüzam, Gassan ile Lahm ve Amile
Kabileleri de onlarla olur
Peygamber aldığı bu haber ile
Bizans seferini halka duyurur
........... devamı >>
 
Niğmetullah Uçar
    
    
    

596  

SON DESTAN KOCA SEYİT

Önsöz

Hani kem talihimin yakıp yıkan çağında,
Vatan toprağımda el bir yerden üreyerek,
Bülbüller çekip gitti, güller soldu bağında,
Özümüzde bir yangın zalimce yürüyerek.

Bütün menziller bizim çekilmeyiz yarıştan,
Varolma sevdamıza muhakkak bir varıştan
Bu millet ki el ele, dost kardeş ve barıştan
Götürdün bizi çağdan bir çağa sürüyerek..

Bu taat bir itaat, gönül de nur gözde fer,
Yine Çanakkale ye Allah yazarsa sefer.
Şimdi biz hatıranla donanmış hazır nefer,
Koca Seyit neslinden, bir kökten türeyerek
........... devamı >>
 
Hamit Hayal
    
    

597  

MENEKŞELER SESSİZ AÇAR

Seni beklerken elimdeki ekmeği suya düşürüyorum
Seni beklerken sıcak namluların ağızlarını öpüyorum.
Yüreğimdeki sıcak buğu, kavgamın kutsanmış toprağısın
Çünkü sevdanı göğe, denizlere ve toprağa mayaladım ben

Bulut bulut, al yalaz bir sevda büyürken içimde, baharlar zıpkın çiçekler gibi patlıyorlar yüreğimde. Gündüzleri sevda, geceleri aşk peşinde koşan bir deli tayım ben şimdi de. Kimi, yarasalar yüreğime geriyorlar kanatlarını, kimi dehşet bir kızıl ikindi göğsümü deliyor. Göğsümde tatlı bir ağrı, dilimde nefis bir şarkı; ‘sen olmadan neye yarar bu hayat’ şarkısını dillendiriyor. Kimi anlarda, dilimdeki ağılar kanı, sütü ve irini boşaltsa da ben oyuk oyuk bir yerkürede sana çıkacak bir yol arıyorum.
........... devamı >>
 
Selahattin Yetgin
    
    
    

598  

YEDİ GÜZEL ADAM

I.
Bu insanlar dev midir
Yatak görmemiş gövde midir

Bir yara açar boyunlarında
Kolkola durup bağırdıklarında

-Ya kurbanın olam
Dağlar önüme durmuş
Ki dağlanam

Çekip pırıl pırıl mavzerler çıkardılar oyluk etlerinden
........... devamı >>
 
Cahit Zarifoğlu
    
    

599  

BİR TUTAM TUZ! ... (DÜZ YAZI)

“Dil bir özgürlük aracıdır” diyerek girelim söze. Oysa aynı dil, hakim gücün sesi de olabilir pekala. Bir bakıma değişimin alt yapısını hazırlarken, diğer taraftan statüko’ya hizmet vermek suretiyle değişimi pekala engelleyebilir.

O halde “dil”den sanatsal anlamda nasıl yararlanmalı?

Dil, düşünceyi yaratırken aynı zamanda onu etkileyip yönlendirir. Bir başka deyişle fikrin oluştuktan sonra, “dil”e geri dönerek onun zincirlerini çözmek ve otoriteye başkaldırmasını temin etmek gibi bir görevi olduğunu varsayıyorum. İşte ancak o zaman, “değişim-etkileşim-yeniden değişim” sürecinde etkin bir rol oynayacağını farz ediyorum. ”Dil” derken yalnızca konuşma ve yazma dilini kast etmiyorum tabii ki. Müzik, resim, heykel, tiyatro, sinema, mimari; hatta giderek medya ve teknoloji de dahil olmak üzere tüm görsel, işitsel ve yazınsal uğraşı alanları ve genelde sanatın bütün dallarının dilden yaratıcı ve yenileyici bir araç olarak faydalanmasından söz ediyorum. Eğitim alanındaki kullanımı ise şimdilik konumuz dışında. Zira orada resmi ve sistemin müesseseleriyle birlikte ortaya koyduğu tercihleri devreye giriyor. Ben burada özel-özerk kurum ve kişilerin sorumluluk anlayışını; dilin özgürleşmesini ve aynı zamanda özgürleşme sürecine olan katkısını sorguluyor ve vurgulamaya çalışıyorum. Bilincin gelişmesine koşut olarak ulaşılan bir durumdur bu. Kısaca demem şu ki, sorumluluk en başta BİLİNÇ geliştirmeyi kapsıyor.
........... devamı >>
 
Naime Erlaçin
    
    

600  

MUALLA ÇOĞUNLUK MUALLİM SONSUZLUK

Henüz girmiş on üç on dört yaşına
Endamı ideal, efendiliği hür, köylü güzeli
Her tayinde öğretmen bir şarkı hâlâ…
Köylü milletin efendisidir bakışı güzelliği

Gülüne bülbülün mütevaziliği
Tarihleri emanet taşıyan bu aşk duyumlarında
Öğretmenim aşığım her birinize…

Yeni öğretmenle, yeni asliyet doğmadı ki
Yılların kaybettirdiği güneşi…
Mualla bir doğal doğuştu, muallim olmalıya…

Sevmek suç olsaydı dünyada suçsuz kalmazdı
Öğretmenlerime aşk suçlusuyum
En mütevazi, en çılgın, en asil adilliğince aşık
Yüreğin ebedi genç bekarlığına…
Mualla çokluk sadece, muallim sonsuzluğu azizelik
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 01:49:07

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim