Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

DERGI Konulu Şiirler - dergi Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "dergi" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "dergi" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. dergi Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

337  

ŞAİR İBRAHİM YAVUZ'UN ŞİİRSEL YOLCULUĞU

Mustafa CEYLAN

Şair İbrahim Yavuz’la henüz yüzyüze karşılaşmadık. O’nu internet ortamında tanıdım. Antoloji.com sitesinde kendi hayat öyküsüne bakayım dedim. Şunlar yazılıydı:

“Trabzon'un Of ilçesinin Kıyıboyu köyünde dünyaya geldim. (05 / 05 / 1955) Şiir de kalıp olarak genelde hece ölçeğini kullanıyorsam da, serbest ve aruz vezni ile yazılmış şiirlerim de vardır. 1990 yılının başlarında Türkiye'de baş gösteren köyden kente göç kervanına katılarak ailece İstanbul'a yerleştik. Burada şiir yazmaya bir süre ara verdiysem de, daha sonra yeniden başlayıp TÜRKÜLERE SÖZ VERDİM isimli ilk şiir kitabımı çıkarttım. Yazdığım şiirler çeşitli gazete, dergi, radyo, televizyon ve antolojilerde yayınlandı. Bazı şiirlerim bestelenerek sanatçılar tarafından okundu. MESAM üyesiyim. Bekarım ve halen İstanbul'da ikamet etmekteyim.”
........... devamı >>
 
Mustafa Ceylan
    
    
    

338  

DENİZ İPEĞİ (DÜŞÜNGÜLÜ ELEŞTİRİ)

D E N İ Z İ P E Ğ İ

(DÜŞÜNGÜLÜ ELEŞTİRİ)

İnsan, neyin, kimin eseri olursa olsun
kendi alışkanlığı, esnekliği olan bir kurgudur.
İçindeki zerrecikler, ¬- kalp damar, el ayak,
kaş göz – kurgu yuvasının, karıncaları,
peteğinin arılarıdır. Şükran Kozalı

Şükran Kozalı, ‘Kadınlar Yaşlanmaz’ diyerek imlediği, albenili cenneti ‘Deniz İpeği’ romanına neler sığdırmış, gelin birlikte ‘Düşüngülü Eleştiri’ aynasına düşenlere bir göz atalım.
‘Eğreti Gelinler’ romanında olduğu gibi, Kozalı’nın ‘Deniz İpeği’nde de kurguyu kıyıladığı söylenemez, eğreti duruyor. Öykülerdeki gelişmelere göre kurgulanmış izlenimi veriyor. ‘Planlamadan yürür, kimi görürsem onu alırım romanıma.’ (s.20) derken aslında kitabın deneme olduğunu da vurguluyor. Kurgu, yazarın kendisini gizlemesi için vardır. Oysa Kozalı, öykülerin ara boşluklarında Orhan Pamuk’un ‘Kar’ romanında yaptığı gibi başını kurgudan çıkarıyor..! ? En iyi ben yaparım der gibi dersler de veriyor! .. ‘Hazarla Rüya arasındaki yüzyıllık bir yaşama alanını Tolstoy’un Savaş ve Barışı gibi yazmaya kalksaydım okur bulmakta zorlanabilirdim. …Kısa öz, yoğun ve oyunlarla dolu eğlenceli birkaç saate sığdıracak film, roman, öykü, anılar… okunuyor, seyrediliyor.’ (s.206) ‘Romanın bu önemli kişisi neler yapıyor görüşmeyeli, bir bakmak istiyorum.’ (s.20) ‘Her gördüğü kadına sahip olmaya kalkıyor roman gereği olsa da.’ (s.45)
........... devamı >>
 
Ali Akdemir
    
    

339  

MAYO MU OSMANLI MI? (ELEŞTİRİ)

M A Y O M U O S M A N L I M I

(Eleştiri)


Dünyadaki tüm kadınlarla konuştuktan sonra,
sağlıklı bir orgazm bildirisi yayınlanabilir. Tülay Ferah

Tülay Ferah, ‘Mayo mu, Osmanlı mı’ diye sorgularken, Siret’e verilen ölüm fermanının durdurulması için Fransız yazarı Sartre’nin Paris’de başlattığı imza kampanyasından söz ediyor. Tabi imza kampanyası fiyasko ile sonuçlanıyor. Yirminci yüzyılın ilk on yılında Osmanlı aynasına düşen görüntüler, çürümüşlük benöyküsel bir dille kaleme alınmış.
Siret, romana gazeteci ve öykü yazarı olarak giriyor, ‘Şarlo tiplemesi’ gibi bir rol verilmiş. Gazeteciliğe ters düşen, bilinç dışı bir karakter. Son bölümlerde ise Siret’e anlatıcı adı verilmiş. Roman biterken de anlatıcı, ferman gereği iple boğulduktan sonra da başı kesiliyor. Anlatı – anlatıcının kendisi olma doğru işlendiği söylenemez. Hayal kavramını aşan gerçekçilik, romanda kara delikler oluşturmuş. Mizah da olsa, abartıya kaçılmamalı.
........... devamı >>
 
Ali Akdemir
    
    
    

340  

VARSAYILAN BİR SESSİZ AUGUSTAN DERTLENMESİ: AÇMAZIN LİRİK KAÇAMAĞINA DENİZ AŞIRI

-


a.
Yol verince, bir büyük yazıyı simgelesin bu yazgı hepsi
Şiir ama çünkü, son gelenin her şeyden önce vârislemişliği

Ve gene de, düşünmek bir saltanat olmasın;
düşünmenin gerektirildiği bir hayat koşullar toplamının

Ama çünkü, bir imge de var mıdır, düşünmek gibi;
ihtiyacın olduğu anda, varedenden vareden varedilmişliği:
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

341  

ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİ İÇİN OKUYUNUZ BU MÜLAKATIMIZI


Prof. Dr. Ali Fuat Bilkan İle
Çocuk Edbiyatı Üzerine Bir Mülakat

Durdu ŞAHİN: Çocuk edebiyatı kavramı hakkında neler söylemek istersiniz?

Ali Fuat Bilkan: Cemil Meriç, “Çocuk Edebiyatı” adlı yazısında çocuk edebiyatının sınırlarının ve mahiyetinin belli olmadığını söylemektedir. Bu yargı, çocuk edebiyatının oldukça kapsamlı bir alan olduğuna da işaret etmektedir. Ancak çocuk edebiyatı için deneme mahiyetinde de olsa, bir sınır çizmek mümkündür. Bu alanda yapılan akademik çalışmalarda çocuk edebiyatının belli başlı şekil ve muhteva özellikleri ortaya konmuş ve standart bir tanıma yer verilmiştir. Buna göre çocuk edebiyatı; 2-14 yaşındaki çocukların duygu ve düşüncelerine yönelik yazılı ve sözlü edebî ürünlerden oluşmaktadır. Bunu 0-16 yaş grubu olarak daha geniş bir zaman dilimine yayan görüşler de dikkate alınmalıdır. Çocuk edebiyatını, “Okul Öncesi Dönem”(0-6 yaş) , “Okul Dönemi”(7-11 yaş) ve “Yetişkinlik Dönemi”(12-16 yaş) olarak üç döneme ayırmak mümkündür. Bu ayırım, daha ziyade çocuğun zihin, ruh ve beden olarak gelişmesine dikkat edilerek yapılmıştır. Çocuk edebiyatı, “çocukların büyüme ve gelişmelerine, hayâl, duygu, düşünce ve duyarlıklarına, zevklerine, eğitilirken eğlenmelerine katkıda bulunmak amacı ile gerçekleştirilen çocuksu bir edebiyat” (Şirin, 1994: 9) olarak tanımlanmıştır.
........... devamı >>
 
Durdu Şahin
    
    
    

342  

...ŞİİR TADINDA SÖYLEŞİ...METİN SOYDEVELİ


Su Gibi_Sizi tanıyoruz ama yinede bizlere kısaca yaşam hikayenizi anlatır mısınız?
Metin Soydeveli_
01.09.1950 yılında Manisa’nın Turgutlu ilçesinde doğdum. İlk okulu bu kasabada bitirdikten sonra, halen yaşamımı sürdürmekte olduğum İzmir’e ailece göç ettik. Orta ve lise tahsilimi bu şehirde tamamladım. Askerlik hizmetimi Aydın’da tamamladıktan sonra Devlet Memuru olarak, on yıl süreyle İzmir Emniyet Müdürlüğünde çalıştım. Mecburi Doğu hizmeti tayini sırasında istifa ederek devlet memurluğundan ayrıldım. AÖF İktisat Fakültesi öğrenimi ikinci sınıfta yarım bıraktım. Sonraki çalışma hayatım özel şirketlerde İnsan Kaynakları yöneticiliği şeklinde geçti. 2005 yılı itibarıyla aktif çalışma hayatımı noktaladım. Hayranı olduğum güzel İzmir’imizde yaşamımı sürdürmekteyim.
........... devamı >>
 
Su Gibi Şiir Grubu Şairleri
    
    

343  

UMUDUM TÜKENİRSE

umudum tükenirse sana kavuşmaya
nasıl düşüneyim, nasıl göreyim seni
uzaklardan eserse bir gün ayrılık rüzgarı
nasıl söyleyeyim, seni sevdiğimi

mevsimler değişir kış olursa
gömerlerse bir gün beni toprağa
elini tutmadan, dokunmadan sana
nasıl gideyim, nasıl götüreyim seni
........... devamı >>
 
Yusuf Bal
    
    

344  

ÖMER EKİNCİ MİCİNGİRT İMZA GÜNÜ 29 TEMMUZ KIZILAY/ANKARA DAVETLİSİNİZ...



Ömer EKİNCİ MİCİNGİRT İmza Günü Ve JÜRİ SENSİN Yarışma Programı

“SİZ HİÇ AYIŞIĞINDA AĞLADINIZ MI? ”

'Ben derdimi şiirlerimle paylaşıyorum, nefes alıyorum adeta... Ama derdime çare olacak mı onu bilmiyorum... Biçareyim bunu da biliyorum. Derdi olmayan var mı onu bilmiyorum. Derdi olmayan varsa ona benden bir yığın dert gönderebilirim demişti bir dertli. Hiç dertsiz kalmıyor başım, gönlüm ve gözyaşım. Sessiz sessiz yudumluyorum boğula boğula... Gözyaşım akmıyor dersem yalan olur… Bu dertlere sessiz dertsiz yığınları düşündükçe şaşıyorum ve üşüyorum... '
........... devamı >>
 
Ömer Ekinci Micingirt
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


20.11.2008 13:05:07

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim