Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

DEPRESYON Konulu Şiirler - depresyon Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "depresyon" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "depresyon" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. depresyon Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

137  

HÜZÜN

Hüzün; gam, keder, gussa manalarına gelen Arapça‘ da ki „hazen kelimesinden dilimize girmiştir. Araplar bu kelimeyi sevinç ve neşenin zıddı olan psikolojik bir durumu izah etmek için, kişinin iç dünyasından dış görünümüne yansıyan durumunu belirtmek için kullanmaktadırlar. Türkçe’ye „gönül üzgünlüǧ ü ve iç kapanıklıǧ ı“ olarak çevrilmiştir. İnsanın herhangi bir durm karşısında duyduǧ u elemdir. Yani diǧ er bir deyişle yaşamdan çekilen sıkıntıların içine bıraktıǧ ı, zarar, ziyan, beklenilen şeylerin elde edilememesinden duyulan acıdır. Beklenilen sonucun elde edilmemesi sebebiyle duyulan acı çekme ve üzülmedir.
........... devamı >>
 
Hasan Hüseyin Arslan
    
    
    

138  

/GÖZLER CASUS

............................................Onur BİLGE

Gözler casustur. Beyin seçicidir. Göz görür, beyin seçer, ilgi, tek kişi üzerinde yoğunlaştıkça, beğeni artar. Beyin, bellekteki beğeni çizgisini ferlendirir. Kişi, belleğe kazınır. Kalbe iner sevgi. Görünce heyecan başlar. Yürek, hızlı hızlı atar, yüz sararır, el ayak titrer; ani karşılaşmalarda, dizler tutmaz olur. Sürekli gülümser insan. Vara yoğa güler. Mutlu olur, görüşmekten. Hep görmek, hep onunla olmak ister, bir an ayrılmamacasına... Yakın, daha yakın olmak gelir içinden. Bunun için ne gerekliyse, yapmaya hazırdır.
........... devamı >>
 
Onur Bilge
    
    

139  

YABANIL İNSANLAR – NE ÖĞRENEBİLİRİZ?

“Yabanıl insanların medeniyet görmemiş hayvanlar olduğu” alışılmış sanının aksine, genelde barışçıl ve mutlu olmaya meyillidirler. Tamamen ihtiyacın olduğu her şeyin olduğunda kavga edecek ne olur?

Mutluluk tecrübe ile anlatmak için çok zor bir şeydir, fakat insan mutluluğu için can alıcı olan şeylerin bir çoğu gözükmektedir. Uygun beslenmeye sahip olma, hastalıklardan bağımsız olmak, barınağa sahip olmak, sevgi gösteren bir topluluğun bir parçası olmak, güvende hissetmek, temiz hava ve suya sahip olmak… Yabanıl insanlar bunların hepsine ve daha fazlasına sahip.
........... devamı >>
 
Berzan
    
    
    

140  

HİÇ OKUNMAYACAK BİR MEKTUP

HİÇ OKUNMAYACAK BİR MEKTUP

Yine gam yükünün kervanı geçti yüreğimden
Tüm hüzünleriyle geçmiş bir de sen

Ne güçlüklere göğüs gerdik oğulcuğum seninle
Düştük kalktık ama hep olduk el ele

Dün bize “imkansız” denilenlere bugün ulaştık beraber
Gelecekte nice güzellik bizi bekler

Gül yüzünde güller her daim gül gül açılsın
Unutma sen benim birtanemsin baştacımsın
........... devamı >>
 
Derya Akgün
    
    

141  

_POLİTİKA VE POLİTİKACI / DÜZYAZI

Politika sözcüğü birleşik sözcüktür ama poli-tika olarak ayrılmaz. Polis sözcüğünden gelmektedir. Polis, 'şehir' demektir. Eskiden şehir yönetimini, şehirleşmeyi bilme anlamında kullanılmıştı.
Politika aslında sanat, bilim, düşünce demekti, politikacı ise sanatı, bilimi bilen kişi, sanatçı, bilim adamı, filozof demekti.

Geçmiş çağlarda politikacı olacak kişilerin sanatçı, bilim adamı, filozof olması şartı vardı. Eğer sanatçı olmazsa bu kişi estetikten, güzellikten, ilhamlardan yoksun olacak, dolayısıyla da yeni kuracağı şehirlerde ya da var olan şehirlerde yapılan binalar estetik olmayacak, düzensiz yerleşime (bugün gecekondulaşmayı buna örnek verebiliriz) izin verecekti. Politikacı bilim adamı olmalıydı. Çünkü matematik, geometri, mimarlık vb bilimlerden habersiz olursa gelen projelerin o şehre uygun olup olmadığını, insanların o projeler harekete geçince rahat edip etmeyeceklerini bilmeyecekti. Hatta yakınlarının çıkarlarını gözeterek, paraya göre projelere izin verecekti. Filozof olmalıydı. Filozof kişi kendini tanıyabilmiş, kendini bulmuş, kendini yönetebilen kişiydi. Kendini bilmeyen kişi başkasını anlayabilir miydi? Kendini idare edemeyen kişi başkasını idare edebilir miydi? Tabi ki hayır...Kişi kendisinde yönetici değilse halkında da yönetici olamazdı.Ayrıca hareketlerinin, konuşmalarının doğru düzgün olması için filozofluk şarttı.
........... devamı >>
 
Nesrin Göçmen
    
    
    

142  

KAYIP İNCİ TANESİ

Bir inci tanesiyim ben,
İnsanlık okyanusunun dibinde
Kayıp ve yalnız
İstiridye kabuğuma hapsetmişim
Kendimi,
Yine kendim.

Her yanım insan,
Karınca sürüleri gibi
Sesler, konuşmalar, kargaşa
Görüyorum,
Duyuyorum,
Fakat hepsi birbirinden anlamsız.

Bir dünyam var benim,
Sizin dünyanızdan umarsız,
Milyarların içinde
Benim dünyam yapayalnız.

Anlamlandıramıyorum olanları,
Gözlerimin önündesiniz,
Ama ulaşamıyorum sizlere.
Ulaştıramıyorum içimdekileri,
Sevdiklerime

Sizden biri olmak istesem de,
Kestiremiyorum yapmam gerekenleri,
Farklı olmak istemesem de,
........... devamı >>
 
Derya Akgün
    
    

143  

BENİ SEVDİĞİM YARATIR'//AŞK ÜZERİNE YAZILAR-

“BENİ SEVDİĞİM YARATIR”


Kenanlı Yusuf zindana konunca Züleyha’ya ayrılık ağır gelmeğe başladı.
Evi barkı ona zindan gibi dar göründü. Her gece zindana gidiyordu.
Birisi ona dedi ki: 'Aşk ateşi seni yak¬mamış, sevgi bahçesinin meyvasını tatma¬mışsın.
Bu gayet güzel bahçeli saraydan uzak kalıp suçlular gibi ne vakte kadar zindanda oturacaksın? '
Züleyha cevap verdi: 'Dostun cemalin¬den uzak kalınca, bütün âlem sahası bana karınca gözü gibi dar gelir.
Eğer onunla beraber bir karınca gö¬züne yerleşsem, bu bana yüzlerce bağlı bah¬çeli saraydan daha hoş, daha ferah gelmekte!
Cami-Salaman ve Absal
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    

144  

EFSANELEŞTİRME

.......Doğduğum köyümden,ailemden,okuduğum okullardan,çalıştığım işyer lerimden bütün yaşadığım süreçte grup ve toplum içinde insanlar hep ken dilerine bir efsane seçtiler ve ona bağlandılar.

......Daha çocuklar büyümeden babaları efsane olur.Ulaşılmayacak kahra mandır babaları. Büyüdükçe kahramanlar yani efsaneleştirdikleri çoğalır. Çoğaldıkça insan kendini gizler,hiçe sayar. Kendini sıfır yapar,ne acı!
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.12.2008 10:26:51

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim