Dağlara Söyledim (Gülce/BULUŞMA) Dağlara söyledim şarkılarımı
Aksinden dinledim ah-u zârımı
Dayadım başımı serin bağrına
Dağlarla paylaştım her efkârımı.
Dağlara söyledim
karlar ağladı,
Dağları dinledim
beni dağladı.
Kader, dağla beni böyle bağladı.
Bilirim kışını boranını,
Yiğidi cefasından tanırım
dağları vefasından.
Dağlara benzedim hayli yoruldum…
Her avcıya hedef oldum. Vuruldum!
Dağlarla bekledim Sur’un sesini
Zaman sarkacında öyle kuruldum
Dağlara benzedim
yol oldu bağrım.
Dağlar kadar oldu
başımda ağrım.
Dağların başından sanadır çağrım.
Dağların sırtında kar
içinde yürek var.
Benim de elemim dağlar kadar.
Dağın da benim de gözümüz yârda
Gözyaşımız vardır soğuk pınarda
Ne gamım azalır, ne hicran biter
Anladım kavuşmak başka diyarda.
Dağlar, baharı özler
ben seni özlerim.
Dağları uyku basar
ben seni gözlerim.
Beklemekten açık gitse gözlerim.
Hülyasıyla vuslatın
hasrete kansın yüreğim
Hasretle yansın yüreğim. |
| |
Ekrem Yalbuz |
| |
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Dağlara Söyledim (Gülce/BULUŞMA) adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
Bu şiirin hikayesi:
Sayın Mustafa Ceylan Bey’in uzunca bir süreden beri mücadelesini verdiği Türk şiirinde yenilik ve hamle adına geliştirdiği “YENİ NAZIM ÖNERİLERİ”nden BULUŞMA adını verdiği bir tarz.
Hece ile serbestin bir arada işlenmesi. İki nazım türünün buluşması, barışıp kucaklaşması. Kendi sayfasında sunduğu “HER İNSAN ve BEN” başlıklı çalışması, bu tarz için önerdiği örnektir.
Orada serbestin, oldukça serbest bırakıldığını gördüm.
Bendeniz; Karacaoğlan’ın şiirleriyle, Müdâmî’nin, Reyhanî’nin türküleri ile büyümüş bir arkadaşınız olarak âcizane âşık tarzı şiirler yazmaktayım. Buluşma’da serbestleri kullanamadım. Şiirde vezinsiz ve uyaksız her sözün kusurlu olduğu şeklinde bir evhamım var. Bir türlü yıkıp atamıyorum.
Şimdilik, YENİ NAZIM ÖNERİLERİ’ne taraftar olduğumu belirtmek üzere bu küçük çalışma ile huzurlarınıza çıktım.
Her yerde her yeniliğin kabulü müşkülâtla olmuştur. Bu yeniliklerin kabul görmesi de edebiyat çevrelerinin kabul etmesi, kullanması ile olacaktır. Ve muhakkak ki kabul görse bile yaygınlaşması uzun zaman alacaktır.
Önerilen diğer nazım şekillerine de bakacağım. Beğendiğim tarzlara birer örnekle katılmağa çalışacağım.
Bu çalışmalar şimdilik birer ilk. Hepsi eleştirilerinizle olgunlaşacaktır.
Görüş belirtecek arkadaşlarıma şimdiden teşekkür ediyor, herkese saygılar, sevgiler sunuyorum.
************************
DOSTLARDAN GELEN NAZİRE DÖRTLÜKLER:
Dağlara döktüm içimdeki efkârımı
Bir tek kelam edip bakmadı bana.
Son vuslat anı aldı yarım aklımı
Başım vurasım geldi sert taşlarına....................(ahmet küçük28)
Çok teşekkür Ahmet Bey.
Vuslat anı, insanda ne yarım akıl bırakır ne de çeyrek akıl.
Mükemmel bir dörtlük. Varolunuz.
************************
Dertdaşlarım yalnız dağlar dinliyor
Yürek mahsun, yürek yalnız inliyor
Dostlar değil, dağlar beni anlıyor
Dağlara söyledim ben dertlerimi........................(Fatma Biber)
Ne güzel.
Sayın Biber,
Dağlar sizi anlıyorsa dökün içinizi, paylaşın/bölüşün dertlerinizi.
Onlar gerçekten iyi dosttur. Ne başa kakarlar, ne de sırrınızı ifşa ederler.
Güzel dörtlüğünüz için teşekkürler.
************************
dağda duman eksik olmaz ne çare
gamsız başım aşka düştü biçare
kadeh kadeh aldım hicran elime
mecnun gibi çölde oldum avare............................(Cemre)
Oh! Dağlara cemre de düştü.
Bizim diyarlara hoş geldiniz Sayın Cemre.
Teşekkürler.
|
| |
|
|
|
Şiire bağlı ses, video ve resim dosyaları:
RESIM (JPG) Dosya Boyutu: 36kByte
 |
|
|
|
|
| Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? |
|
|
|
|