Antoloji.com
Çanakkale Şehitlerine Şiiri - Mehmet Akif Ersoy
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResimAntoloji.comForumAntoloji.comNedir?Antoloji.comÜyelerAntoloji.comGruplarAntoloji.com Mesajlarım
Şair Mehmet Akif Ersoy Mehmet Akif Ersoy bu nedir >>Popülerlik=5/5
Hayatı  Şiirleri  Forum  İstatistikler  E-Kitap  Zevkler
 << Önceki ŞiirMehmet Akif Ersoy Şiirleri : 17/71Sonraki Şiir >> 

Çanakkale Şehitlerine

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
 

Mehmet Akif Ersoy

 



Şu konularda daha fazla şiir: Çanakkale, Asker, Ölüm, Allah, Savaş, Peygamber, İslam, Kahraman

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Çanakkale Şehitlerine adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..

 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
9,4
(1846 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
 << Önceki ŞiirMehmet Akif Ersoy Şiirleri : 17/71Sonraki Şiir >> 
Çanakkale Şehitlerine Şiiri Hakkında;
cinar975: EY ARKADAŞ OKU DA KENDİNE GEL... ÜSTAD ELİNE YÜREĞİNE SAĞLIK. SENİ RAHMETLE ANIYORUZ, ANACAĞIZ.
Vahap Ulukaya 1: Bu şiiri günün şiiri seçmeliydiniz.......ey günün şiirini seçiciler....... bu kadar yürekli mısraları yüreklerinde demleyenler ancak hakkı ve hakikati seslendirebilir... İlk mısradan insan titriyor,aşkın kuvvetinin esintisi sarsıyor...en zayıf dirençsiz zerreler bile kuvvet kazanıyor..çehre şekilden şekle giriyor..bunalıyor iç alem dış aleme el kol hareketi yaparak şahlanıyor..göğüs kabarıyor,omuzlar genişliyor,ruh her haliyle taşkın,duygular birbirine heyecanla sarılmış,sarmış kendine ipekten örtülerini....önünde kocaman bir düşman ordusu tek başına her uzvundan bir taş ordunun başına fırlatıyor......kan revan içinde düşman darmadağın olmuş...batmış gemileri,mahfolmuş yedidüvel Çanakkale'de...şairin göğsünde sönmüş toplar,mermiler adeta.....bizlerde söndüğünü görüyoruz bu vahşi savaşın ateşini...Bu şiiri okuyanların her biri Mehmetçik,her biri Kahraman elbette... Çanakkale,bir zamanlar neler yaşadı,ve nasıl bir aşka tanıklık etti şair Maaşallah döktürmüş ,iğne ucu bir sis bırakmadan apaçık bütün çıplaklığıyla tarihi avcumuza koymuş....Gönlünden kaynayan pınarın nasıl ırmaklar gibi çağladığını görmek zor değil...İnsanı insan yapan hasletlerle,bürümüş coğrafyayı;sarmış yaraları,bağrına basmış Mübarek Şehitlerimizi...Bizde onun yolunda titreye titreye,canıgönülden sarıyor ve bağrımıza basıyoruz...Allah(c.c)Rahmet etsin... Şiir ancak bu kadar güzel giyinebilir;göz alıcı,gönül okşayıcı,yürek yakıcı ihtişamlı ışıkları ebedi sönmez... Şiirin her hali güzel,her mısrası bambaşka bir muhteşem tad..Ömrün bazı duraklarında susamışa su,acıkmışa ekmek katık,zulme karşı yürek adeta..iman bağından ip.....iliklere ilik,vucuda pırıl pırıl kan,kara ete nur filizi,güneş ay,yolcuya arkadaş,komşuya komşu,sevda sevgi aşk....Ey Şairlerin güzeli,şairlerin yiğidi,şairlerin Aslan'ı,senin coşkun Türk milletinin coşkusu,heyecanı,birlik oluşu,birbirine kenetlenmesidir..her zaman ve her mekanda senin sesin kulaklarımızda ,senin coşkun göğsümüzde,başımızın üstünde en ulvi ve en şahane yerde olacaktır...Allah (c.c) sana ve bütün şehitlerimize gani gani Rahmet etsin...sevgi ve saygılarımla..........
Avenue Societe deux cent deux: Hani milliyetin islam idi? Kavmiyyet ne? Sarılıp sımsıkı dursaydın a milliyetine! Arnavutluk ne demek? Var mı şeriatta yeri? Küfr olur, başka değil kavmini sürmek ileri. Arab'ın Türk'e, Laz'ın Çerkez'e yahud Kürd'e, Acem'in Çin'liye rüçhanı mı varmış, nerde? Müslümanlıkta anasır mı olurmuş? Ne gezer? Fikri kavmiyyeti tel'in ediyor peygamber. En büyük düşmanıdır rûh-u Nebî tefrikanın, Adı batsın onu İslam'a sokan kaltabanın. * * * Artık ey millet-i merhûme sabah oldu, uyan!!! Sana az geldi ezanlar diye ötsün mü bu çan? Ne Araplık, ne de Türklük kalacak aç gözünü! Dinle Peygamber-i Zîşân'ın ilahî sözünü. Türk Arapsız(kürtsüz) yaşamaz, kim ki yaşar der, delidir! Arabın(kürdün), Türk ise hem sağ gözü, hem sağ elidir... Veriniz başbaşa zira sonu hüsran-ı mübîn Ne hükûmet kalıyor ortada billahi, ne din. Medeniyyet size çoktan beridir diş biliyor, Evvela parçalamak, sonra da yutmak diliyor. Arnavutlar size ibret olacakken hala, Ne bu şûride siyaset, ne bu fasîd da'vâ Görmüyor gittiği yanlış yolu zannım çoğunuz Size rehberlik eden haydudu artık kovunuz Bunu benden duyunuz, ben ki evet arnavudum, Başka bir şey diyemem, işte perîşan yurdum. M.AKİF ERSOY
Elif Ef: Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın... Mükemmel denilen şey bu olsa gerek..
Ömer Faruk Şahin 1: tartışmasız türk edebiyatının en mükemmel şiiri!
Bu şiir hakkında yazılmış 212 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu?
Harun Güven
Uğur Ataş
Mehmetali Gök
İrfan Akbaş
Hikmetullah Yetkin
Bülent Aydınel
Nasreddin Özbey
Cevdet Altınışık
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Sadece Deli! Sadece Şair! (Friedrich Nietzsche)
New Page 1
Yeni Çıkan Kitaplar kitabı seveni de, sevdireni de çok seviyoruz...
Gözlerini Sımsıkı Kapat
Gözlerini Sımsıkı Kapat
Psikiyatrist
Psikiyatrist
Kimi Terkettiysem Unutamadı
Kimi Terkettiysem Unutamadı
İncir Kuşları
İncir Kuşları
Mahşer
Mahşer
Kış Günlüğü
Kış Günlüğü
Sultan
Sultan
Su ve Sabun
Su ve Sabun
Can Boğazdan Çıkar
Can Boğazdan Çıkar
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2012. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Çanakkale Şehitlerine Şiiri - Mehmet Akif Ersoy

Antoloji.com
23.02.2012 03:23:43  #.242#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Oyun  » Bilgi Yarışması  » Yardım  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim   » Gazeteler
[Hata Bildir]

#4812 ##94