Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

BIYOLOJI Konulu Şiirler - biyoloji Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "biyoloji" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "biyoloji" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. biyoloji Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

57  

EVLİLİK

Bu yazıya başlık olarak 'Evlilik' kelimesini mi yoksa 'Boşanma' kelimesini mi seçmeliyim diye çok düşündüm. Çünkü, hiçbir zaman nikâh daireleriyle mahkemeler birbirlerine bu kadar yakın olmadılar!

İslâm dini, karı-koca arasındaki münasebetlere, ana ve babaya karşı itaat ve hürmete dair birçok konuda en muazzam sınırları çizmiştir. Evliliği teşvik eden Peygamber Efendimiz de aile hayatımız için bizlere eşsiz bir örnek olmuştur. Ecdadımız da bu doğrultuda hareket ederek, evlenmeyi yalnız beşerî duygularla değil, ilâhi emirlerle çevrelemiş, bu sayede aile yuvasını kutsileştirmiştir.

Dünyaca tanınmış biyoloji ve fizyoloji âlimlerinden Dr. Alexis Carrel, Bilinmeyen İnsan isimli eserinde, kadının erkekten birçok farklı noktası bulunduğunu ve kesinlikle kıyaslanamayacağını belirtmiştir. İki cinsin de aynı terbiye usulüne göre yetiştirilemeyeceğini, aynı meşguliyetlerde bulunamayacağını da eklemiştir. Bununla beraber kadınların medeniyetteki rolünün erkeklerinkinden daha yüksek olduğunu söylemiştir. Çünkü, o da biliyordu ki; bir çocuğu iyi bir şekilde yetiştirmek annenin büyük etkisi dahilindedir.
........... devamı >>
 
Hasan Hüsnü Güner
    
    
    

58  

KOZMİK VİZYON

Stanley Miller,Harold Urey'le 1953'de Chicago Üniversitesinde,
İçinde karbon,azot,oksijen,kükürt gibi canlılar için gerekli temel elementlerinin olduğu metan, amonyak, hidrojen ve su karışımıyla bir arada deneyler yaptılar.Yıldırım gibi atmosfer koşullarına benzer yıldırım düşmesinden gelecek enerjiyi de elektrik akımından sağladılar.Elde ettikleri hayat çorbasından formik asit, asetik asit, propionik asit ve en önemlisi glisin, alanin, aspartik asit ve glutamik asit gibi proteinlerin yapı taşlarını buldular. İnorganik maddelerden organik maddelerin yapılması başarılmıştır.Daha basit molekülleri oluşturmak mümkün.Daha yüksek metabolik ürünleri olan polipeptidler sadece metabolik canlı ortamda gerçekleşebilir.Dahası canlıların ontogenetik yaratım koşulları bir kezliğinedir. O yüzden tekrar edilmesi mümkün değildir.Demek ki bir canlı bireyin kendiliğinden oluşabileceği fikri salt evrime ilişkin teorik bir öngörmedir,varsayımdır.Cansız maddelerden canlılının kendiliğinden oluşacağı yönündeki abiyogenez kuramı salt evrime ilişkin bir varsayımdır.
........... devamı >>
 
Cemal Öztürk
    
    

59  

İSİMSİZ

analarınızın memelerine süt bile yürümemişti daha
bir kez olsun gizli gizli traş olmamıştınız babanızın jiletiyle
yani şimdiki sizin yaşınızda ben
yani deve tellal pire berber iken
diyalektik ve tarihsel materyalizm diye birşeyler vardı
sol komünizm bir çocukluk hastalığı dokuz ışık
şarkılarda türkülerde meydanlarda çırpınırdı karadeniz
faşizm sosyal - faşizm oportünizm revizyonizm
kükürt di oksit civa flüminat molotof kokteyller
........... devamı >>
 
Uğur Özakıncı
    
    
    

60  

İLKLER-12 (HİKMET GENÇ 'İN İLKLERİ - 1)

İlk Bayrak Çekiş

Alanın ortasında elips biçiminde büyük bir havuz vardı. Pürüzsüz kemerli taşlarla çevrilmişti, dupduru suyla doluydu ve oniki fıskiyesinden göklere doğru incecik sular fışkırmaktaydı. Beş-altı metre genişliğindeki beton turnike taş döşeli dönel kavşakla birleşmişti. Havuzun dört ayrı yönündeki dört geniş, ağaçlıklı cadde burayı kentin dört ayrı yönüne bağlamaktaydı.
Ilık ve solgun bir sonbaharın bir 29 Ekim gününde törenlerle kutlanacak olan Cumhuriyet Bayramı ‘nda ortalık ana-baba gününü andırmaktaydı.
Havuzun çevresi, tribünler, caddeler, sokaklar, yapıların önleri, kapıları, pencereleri, balkonları, damları-çatıları, kaldırımlar, bahçe duvarları, ağaçların dalları, direkler dizi dizi, avuç avuç, salkım salkım, bölük bölük, hevenk hevenk insanlarla doluydu. Yükseklere iplerle asılmış boy boy, renk renk, biçim biçim yazılı bezler, rengarenk kağıt fenerler, renkli kağıt zincirler, kordonlar, kurdelalar, balonlar alanı bir baştan bir başa süslemişlerdi. Lambalı-lambasız direkler ve ağaçların uzun gövdeleri süslü kuşaklar içindeydi. Havada rengarenk çiçek yaprakları, rengarenk balonlar, rengarenk pullar uçuşuyordu. Ötede-beride patlatılan oyuncak tabancaların ve sürtülen maytapların sesleri kalabalığın uğultusuna karışmakta, çocuk sesleri, haykırışlar, seslenmeler ve sevinç çığlıkları yeri-göğü inletmekteydi.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

61  

NAYLON NAYLON

........Bu ülkede elimizden alınanlar var.Elimizde kalanlar var.Elimizde kalanlar bizim geleceğimizdir.Elimizde kalanlar Türkiye'nin Türkiye için olmasıdır.

........Elimizde kalanlar nelerdir,Amerika ve ve AB emperyalistleri bizim vatandaşlarımızla flört etti,ediyor; dans etti ediyor,ninni dedi,ninni diyor,bizde olan her değerin naylonunu ülkemize soktu,sokuyor.

......Biliyorsunuz 1946-1947'de kırık ABD kırık chevroletleri, on milyon liraya aldığımız 5-6 kat da yedek parçasına ödediğimiz Amerikan kırık askeri araçları,okullara giren misyoner papazlar bir de naylon girdi bu ülkeye evet
bildiğiniz naylon çorap, naylon her şey...Naylon fatura olur ya O günden sonra bakın naylon nelerimiz oldu:
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    
    

62  

DOĞANIN ÇEŞİTLİLİĞİ VE EVRİM

Charles Darwin, 1859’da doğal seçilim yoluyla evrim kuramını yayınlamadan önce yirmi yıl kadar beklemişti. Ne tembel, ne kayıtsız, ne de ilgisizdi Darwin. Erken tarihli defterlerinde -1838 yılında- kuramının tümü yazılıydı. Aradaki sekiz yılda barnacle anatomisi (kayalara, gemi altlarına yapışan midye türü) konusunda şaşırtıcı bir emek harcamıştı. İnsanlığın kendisine bakışını değiştirecek bir kuramı yazıp bitirmişken, bir de defterin üzerinde, ölürse yayınlanması dileğini belirten bir not varken, midyeler konusu! Kafirce düşüncesini açıklamasının bir nedeni, canlı biçimlerinin evrimini ilahi amacın yardımı olmadan açıklamayı başarırsa, karısı da dahil olmak üzere inançlı insanlarda yaratacağı üzüntüydü. Bir diğer neden ise, toplumsal konumu ve bilimsel saygınlığından intikam alınacağı korkusuydu.
........... devamı >>
 
Berzan
    
    

63  

131 - YAŞAMAK - HÜZÜN MÜ?

Hüzün mü insanı karamsar eden?
Karamsarlık mı hüzne iten?
Bildiğim tek neden,
İnsanı hüzündür mahveden.

Masmavi umutlarda
Umutsuz kalmakmış,
Her yeni gün umut,
Her umut hayata bağlanmakmış

Bu gün maviyim, ışıl ışıl.
Hayata sımsıkı sarılıp,
........... devamı >>
 
Mr Can Akın
    
    

64  

Bİ BİSAN BİSİKLET

haftanın karmasını sayabilecek kadar tanıyorsam futbolu

yükseleni kova olan yok bilmem ne insanı kadarsa burçtan haberim

en azından ömründe bir defa dahi gebze harem minibüslerinde bazen ayak bazen oturaksam

yürümelerim bir defa dahi balatta tulumba tatlısında son buldu ise

bir internet sitesinde yayınlanabiliyorsa en hazin hallerim yahut hayallerim

çövür otu siyahlığında kirlenebiliyorsa her kaşımada ellerim

........... devamı >>
 
Hüseyin Fevzi Bir
    

??
       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


30.08.2008 06:03:17

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Hastaneler   » Çiçekçi   » Sağlık   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim