Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

BIYOLOJI Konulu Şiirler - biyoloji Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "biyoloji" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "biyoloji" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. biyoloji Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
<< Önceki Sayfa

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

 
    

73  

İLKLER-30 (HİKMET DEDE 'NİN İLKLERİ - 2)

Eksiği İlk Gideriş

Ana, dört kalın bacaklı hantal bir tahta masanın üstüne yerleştirdiği teknede çamaşır yıkıyordu. Elleri, sıvalı kollarına kadar çivitli sular içindeydi. Ağarmaya yüz tutmuş saçlarının bir bölüğü terden sırılsıklam olup alnına yapışmıştı. Masanın alçacık oluşu yüzünden sırtı kambur kamburdu. Bedeninin tüm gücü incecik parmaklarının uçlarından akıp kirli sulara karışmak üzereydi. Bulunduğu yerden kendisine seslenirken başını geri çevirmeye bile gerek görmemişti:
- Hikmet… Oğul, evde yemek pişirmek için bile bir damlacık su yok. Bana pınardan iki kova su getiriversen diyorum. Bırak artık roman-moman okumayı yavrum. Nerdeyse Beyba ‘an kapıdan girer şimdi. Ders kitaplarının içine roman saklayıp okuduğunu bir görürse; inan ki kıyametleri koparır başımıza.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    
    

74  

KARANFİL EK GÖĞSÜME (3)

6
Dahiliye Bölümü’nün resepsiyonu, alışılagelen hasta deyişiyle “Hemşire Odası,' 214 Numaralı Oda’yla karşı karşıyaydı. Duvarlarından küçük kapılarla iç salona açılan odacıklar, gece görevlilerinin kaçak uykuları için bulunmaz zulalardı. Resepsiyonun sağına kondurulan Asistanlar Odası, uzun ve genişçe bir salondan ibaretti. İç düzenlemesi oldukça sadeydi: İki sıra halinde formika masalar, sandalyeler konulmuştu. Sağ duvar boyunca monte edilen gevşek kınnap dokulu, iyodî kılıflı tahta sedir, kanepe işlevini görüyordu. Köşede; antika ceviz sehpaya alınan eski model dev grundig radyo, bir dönemin değerli iletişim ve eğlence araçlarını artık tek başına, müzelik sıfatıyla temsil etmekteydi. Oda karanlıktı, ışıkları yakmadan kullanmak pek mümkün değildi. Bu odalarınki dahil olmak üzere onlarca başka odanın da yükünü alan koridor, güneye bükülür bükülmez Asistanlar Odası’nı sağına alır ve biter. Öbür yanı özel koğuşlardır. Bu bölüm, bölgenin yüksek devlet yetkilileri ve kentin elit tabakası için her an hizmete hazır tutulurdu. Dayalı döşeli, banyolu, tuvaletli odalar tek veya çift kişilikti. 214 Numaralı Oda’nın solunda, koridorun sağa kırılan köşesinde yer alan on kişilik koğuş ise Dahiliye Bölümü’nün en büyük hasta kabul odasıydı.
........... devamı >>
 
Abdullah Karabağ
    
    

75  

BİLİMSEL DEVRİM (ALINTI BİLGİLER) - RAHAT UYU ATA'M, TAKİPÇİNİZ! !

GALILEO VE ENGİZİSYON

Hazırlayan: Ramazan Karakale

Galileo’nun Katolik Kilisesi ile çatışmasını başlatan ilk olay, 1632 yılında yayınlanan İki Dünya Sistemine İlişkin Diyalog adlı eseri olmuştu. O dönemde bilim dili Latince olmasına karşın bu kitap İtalyanca olarak ve oyun biçiminde yazılmıştı.; üstelik diyalog da sayılmazdı çünkü iki yerine üç kişi arasında geçiyor ve bu üç karakter durmaksızın tartışıyordu. Bunlardan biri olan Simplicio adındaki yaşlı adam Aristoteles öğretisini savunmakta ve bu nedenle diğer ikisi tarafından sürekli biçimde alaya alınmaktaydı. Sagredo adlı karakter Galileo’nun kendisi, üçüncü karakter ise Sagredo’nun söylediği her şeyi onaylayan bir dosttu Bu üç kişi arasında geçen tartışmaları eski astronomi ve fizik kavramlarının yanısıra dönemin felsefesini de çürütmek amacıyla kullanan Galileo buna karşılık Kopernikus sistemini savunuyor ve gözlemin yanısıra matematiksel kanıtlara dayanan teorilerin üstünlüğünü ileri sürüyordu. Galileo’nin Katolik Kilisesi içinde başta tanışıklıkları çok eskiyen dayanan Papa Sekizinci Urban olmak üzere çok güçlü dostları vardı, ama bunun yanı sıra Aristoteles öğretilene karşı çıkışları ve astronomi konusundaki devrimci görüşleri nedeni ile çok sayıda düşman da edinmişti. Bir söylenişe göre bunlardan biri Papa’nın kulağına kitapta modası geçmiş görüşlerinden dolayı alaya alınan yaşlı Simplicio’nun kendisini temsil ettiğini fısıldamış ve bu da Kilise açısından bardağı taşıran son damla olmuştu. En azından o zamana dek kendisini desteklemiş olan Papa’nın kitabın yayınlanmasını izleyen dönemde Galile’ye düşman kesildiğini ve engizisyon mahkemesince yargılanması emrini verdiğini biliyoruz.
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

76  

...ŞİİR TADINDA SÖYLEŞİ...CEMAL ÖZTÜRK


Su Gibi_Sizi tanıyoruz ama yinede bizlere kısaca yaşam hikayenizi anlatır mısınız?
Cemal Öztürk_
Doğum yerim Zara (1955) . Dünyaya gelmişim kazara.İstanbul Yeni levent lisesinden 1976 da mezun oldum.Canlı sistemlerine özellikle evrim ve hücrebilimine olan merakımdan dolayı İ.Ü. Fen Fakültesi Biyoloji Lisansı ve Çapa Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalında yüksek lisans programını tamamladım. Bir ilaç firmasında mikrobiyoloji kalite kontrol bölümünde sekiz yıl mesleğimi icra ettim. Sendika üyeliğimden dolayı tenkisat gerekçesiyle işimden ayrıldım. Adapazarı’nda yine bir ilaç firmasında tam iş bulacaktım ki 1999 depremi araya girdi. Gerek yetersiz ücret teklifi gerekse başka bir alternatifin karşıma çıkması nedeniyle mikrobiyolojiyi bırakmaya karar verdim. Şimdi bir şirketin muhasebesinde çalışarak hayatımı kazanıyorum. Şiirsiz bir hayatın,ekonomik kıtlık dönemlerinden beter bir anlayış kıtlığına yol açtığını düşünüyorum. 1998 yılında Tüm zamanlar yayıncılıktan çıkan 'Ağaç Gizli Büyüdü' isimli ilk şiir kitabım yayınlandı. Medeni halim vakit, nakit sıkıntısı ve evliyim.
........... devamı >>
 
Su Gibi Şiir Grubu Şairleri
    
    

77  

AÇA-77C - YEŞİLDEKİ EV

KONU BİLEŞENLERİ:

INTRO’ya giriş
-

INTRO1
INTRO2- EUROPA’NIN ÇATLAKLARINDAN …
-

Aa-OKALİPTÜS ODASINDAN…
RESİMLERDE
-
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    
    

78  

GÖÇÜĞE BELELİ BEŞİĞE MAVİŞ NİNNİLER-BETİK 6

Ey göğsümün ateşböcekleri
gecemin aygünçiçekleri
nerde küdleştiniz küskünleştiniz!

Ciğerim Afrika
yüreğim Nil…
Yanım yanım yanıyor bereketsizlikten
altı kızıl üstü kızıl, iki kubbenin parmaklıkları arkasında hapis,
bir damak bir çene arasında közüm közümken,
hephelal anasütü gibi akmıyor
sözcük sarmaşıklarının uçkurundan içeri
sürç-ü dil…
Ağıziçinde peltesiz gezdirirken;
pis kokularını yaşamın; kokuşmuşlukları köhnelikleri,
gidermeye yetmiyor bazen
çiğit çiğit bir karanfil!
........... devamı >>
 
Muzaffer Koç
    
<< Önceki Sayfa

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10


??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


10.10.2008 23:29:42

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim