Bir ses düşsün diye bilinen bir dünyasın sen ayraç içinde
iç içe köşeli hem yaycıl
kim aksayarak gelmişse sana kilitleriyle
öylece gider, sessiz
yaşayan patikalar gibi sessiz
geçmişi yağma geleceği karanlık
nerden bilirdim ilişmeden sana
ölüm kimden uzun kimden kısa
-hem kısa mı ya uzun-
hangi ölüm gökyüzü/süz
kuşlar geçiyor ömrümüzden bak bulutlar geçiyor
sokakları eskittim de geldim sası sürgünlerden
omuzlarım hep şakül hep ip/ince ip
sen ‘evdireşe yolları dar’dolaşıyor musun yine oralarda
hani gül koklamaktı seherde sesin
içilen bir su/sun sen hep mel’un
tek kendine benzer tek aşk adına
neye saklarsın saçlarınla yüzünü, saklama öyle
ceplerinde sarsılan dağlar ve köpüren denizler
var mıydı ben dokunmadan bakışlarına
ya ben o zaman akşam olmayan
turnalarla gölgelenen yüzünde güneşin gelgitinde
ne sabahsın sen ne öğlen
hep akşamsın hep akşam yine akşam
bir ses düşsün diye senden zamana
işlenmemiş günahlar içinde |
| |
Mehmet Solak |
| |
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bir ses düşsün diye adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
|
|
 |
|
|
| Bir ses düşsün diye Şiiri Hakkında; |  |
zeynepyalçın: İmgeler güzel, edebiyat dergilerinden tanıdığım bir isim ve bzihnimde kalmış birkaç mısranız. Aynı değerde güzel mısralar...Güzel sesler düşsün yüreğinize.
|
 |
BonjourTolérance: çok güzel düzenlenmiş ve hatta montajı yapılmış bir şiir tebrik ediyorum Mehmet bey, saygılarımla ...
|
| |
| Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın: |
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
|
|
|
|
| Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? |
|
|
|
|