Antoloji.com
Bir Dalda İki Kiraz Şiiri - Fatih Bedir Köker
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Fatih Bedir Köker
Şiirleri  Forum  İstatistikler  Zevkler 
Bir Dalda İki Kiraz

Öyle, dalda çürüyen kiraz öyle
O çocuğun
Kalkan parmağı mosmor şimdi
Kalbinden diline akan nehre
..........
..........

 

Fatih Bedir Köker

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Bir Dalda İki Kiraz adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Şiire puan vereceğim

puan
4.8 10
(37 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 

Bu şairimizden (veya telif hakları açısından yasal temsilcisinden) henüz izin alınmadığından dolayı şu anda bu şiirin tüm metnini yayınlayamıyoruz.
Şairlerimizden izin alınması ile ilgili süreç devam etmekte olup, izin alınan şiirler hemen tam okumaya açılmaktadır. Şu an itibariyle sitemizde kayıtlı şiirlerin yaklaşık %70'i için izin alınmış olup bu şiirlerin tüm metni okunabilmektedir.
Antoloji.Com

Bu şiir size aitse, şiirin tüm metninin yayınlanması için ne yapmalısınız?
Siz Fatih Bedir Köker (veya yasal temsilcisi veya varisi veya bu şiirin telif haklarını elinde bulunduran kişi) iseniz, Fatih Bedir Köker şiirlerinin sitemizde tam metniyle yayınlanması için şu seçeneklerden birini uygulayın:
1. Elektronik Sözleşme Onaylayın: Elektronik sözleşmeyi onayladığınızda Fatih Bedir Köker şiirleri hemen şu anda tam yayına açılacaktır. ÜCRETSİZ olan bu işlem internet üzerinden yapılmaktadır ve toplam 2 dk içinde sonuçlanmaktadır. Geniş bilgi almak için buraya, onaylamak için de buraya tıklayın.
2. Yetkili Şair olun: Yetkili şair olduğunuzda, sadece şiirleriniz açılmakla kalmaz, aynı zamanda şiirleriniz üzerinde tam yönetim elde edersiniz. Sitemizde kayıtlı şiirlerinizi dilediğiniz anda değiştirebilir, silebilir, ekleyebilirsiniz; ayrıca şiirinizi okuyan kişiler size özel mesaj veya yorumlarını gönderebileceklerdir. ÜCRETSİZ olan bu hizmet ile ilgili bilgi almak ve kayıt olmak için buraya tıklayın.

Bir Dalda İki Kiraz Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
HaZ: Yanlış meslek seçimi, siyasetten ziyade Cuntacı paşalara, olmalıydın piyade Belki gerçek yüzünü, görüp anlardı millet Sülük gibi bahtına, yapışmazdı bu illet Cunta vesayetiyle,tasmalıysa boyunu Cürm'ü meşhud davayı, sanır gölge oyunu Göz gerçeğe kör ise, at gözlüğünü takar Gözüne balyoz soksan, çöp kaçtı diye bakar Sözde ahkam kesilir, gazla gider yangına Darbeci zevatların, palet olur tankına Utanmadan yakınır, cumhur tavrı takınır Demokratik hukuktan, cuntacıyı sakınır İslamla, müslümanla, nedir sizin derdiniz? Bu kanlı senaryoda, şimdi sona geldiniz Bundan böyle bu filmi, hak ve hukuk çekecek Son bölümde kafes var, sizi bekleyen gerçek.

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: çürüyen, içi kurtlu kirazlar: Cumhuriyeti içten içten kemiren,abis kurtlar. kilise özlemiyle yanan, şeriatçı cahiller. Allah bu ülkeye bir daha savaş nasip etmesin. eğer bir savaş çıkarsa, bilin ki, bu ülke hıristinlaşır.

0 person liked.
0 person did not like.
Sevim San: siire siyaset bulasmis ve yakismamis bolkepceden gidiliyor icraate gelince tik yok artik bu tur tartismalara böö diyesim geldi kabak tadi veriyor.birakin siirler bari özgur yasasin.ve bu siir gunun siirine layikmiydi?dam ustunde saksagan vur beline kazmayi .ordan burdan surdan yerine dimdik bir siir olmaliydi saygilar

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Şimdi daha mi iyi sayın Çağlayan? İlköğretime sarıklı hocalar girdi... Ve meclisimizi türbanlı öğrenci işgal etti. Ve büyük bir alkış aldı. Anlaşılan o ki, ülke bir kaos içerisindedir. Seçmeli din dersi bile iki katagoriye endekslendi: Kuran ve hazreti peygamberin hayatı. başka seçenek yok.Evet sosyal adalet dedikleri bu olsa gerek.

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Şimdi daha mi iyi sayın Çağlayan? İlköğretime sarıklı hocalar girdi... Ve meclisimizi türbanlı öğrenci işgal etti. Ve büyük bir alkış aldı. Anlaşılan o ki, ülke bir kaos içerisindedir. Seçmeli din dersi bile iki katagoriye endekslendi: Kuran ve hazreti peygamberin hayatı. başka seçenek yok.Evet sosyal adalet dedikleri bu olsa gerek.

0 person liked.
0 person did not like.
Abdülillah Çağlayan: Elbet öyle Asrak İlhan bey ihtilallere karşı olmak başka cumhuriyete karşı olmak başkadır pek tabii.

0 person liked.
0 person did not like.
Abdülillah Çağlayan: Darbe yaptıklarında sadece İzmir'de 3000 ailenin arazilerine el koyup lüx lojmanlar tesisler falan yapmışlar.Bir kuruşta istimlak parası ödememişler.Dahası bu mal sahipleri 30 yıl boyunca haklarını aramak için mahkemelere dilekçe bile verememişler.Bunun için mi Allah razı olsun Hasan bey. Bu sadece bir örnek tüm Türkiye'yi düşününce yedikleri haltların hesabını ruzu mahşerde nasıl verecekler. Neyse bu hamur çok su kaldırır da bari Allah razı olsun falan deme Hasan bey.Benim bildiğim Allah böylelerinden razı mazı olmaz ..öt korkusundan niye dua edelim heriflere. Selam ve saygılar

0 person liked.
0 person did not like.
İlhan Dumlupınar: İhtilallere,darbelere karşı olmak başka,cumhuriyete düşman olmak başka başka şeyler değil mi benim şeker Abdüllillah kardeşim

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: O, sakalı büyümüyen çocuklaın ellerinde, otomatik silahlar vardı ve yaşlarından umulmayan çeviklikle, cinayetler işliyorlardı sayın Çağlayan...Bizler de . ötümüzü ve çocuklarımızi bu militanlardan kurtarmak için, bin takla atıyorduk. Allah Evren'den ve kurulundan Allah razı olsun.

0 person liked.
0 person did not like.
Abdülillah Çağlayan: Aykırı seslerden korkmamak lazım Asrak İlhan Bey! Korka korka korkak bir nesil oluşturduk farkında olmadan. Bu işler cumhuriyete ve kendimize güvenmeyişin sonucu. Cumhuriyet zaman zaman kirlenmiştir evet ve kirlenmektedir.Maalesef cumhuriyeti elinde bulunduranlar maçası yiyenlerin makatına coplar soktular. Doğruyu sahiplenmek insan olmanın gereğidir.Kirli sakalları ile oturduğu yerden tuzu kuru cumhuriyetçilik yapanlar olduğu gibi sakalı bile gelmeden yaşı büyütülüp asılan çocuklar var. Aşağıdaki şiir size hediyem olsun; türkiye'de modadır oğlum; kılıç kalemi keser. haşa askere gidersin ya bir gün öldürmeyi öğretirler. onlara göre çünkü ülkesini en çok öldürenler sever. 'ne mutlu türküm diyene' diye bağırırsan minicik ağzınla bir arka sırada seni de severler oğlum. ermeni bir ırk değil, ülkesini çok sevenlerin küfrüdür. rum, ihanettir her daim. laz 'bizdendir' kürt kuyrukludur. ölümler türkiye'de fail-i meçhuldür oğlum. küçük çocuklar büyük adımlarıyla geçerler dünyamızdan bir kez bile sakal traşı olamadan.. taze gençlerin yüzünde ışık göğsünde ateş biter; hepsi 17 yaşında hepsi 13 kurşunla. sen de bir gün büyüyeceksin oğlum türkiye modası bu; savaşı sağlar başlatır. ve kahvehaneler hep sola doğru taranır. (n.t.) Bazı hususlarda bu şair gibi düşünmüyorum onu belirtmeliyim. Selam ve saygılar

0 person liked.
0 person did not like.
İlhan Dumlupınar: Diğer İçerikleri Panolarım Tüm İçeriklerim Öne Çıkan İçerikler Keşfet erguvanlar 4 yıl önce Facebook'ta Paylaş 158ALLAH İLE ALDATMAK - YAŞAR NURİ ÖZTÜRK Yeni Boyut Yayınları 398 sayfa 'Kur’an, “Allah ile aldatılmayın!” ihtarında bulunmasına rağmen Türk halkı, dinine olan derin saygısı yüzünden Allah ile aldatılıyor. Allah ile aldatmanın rantından en büyük terör örgütleri bile yararlanıyor. PKK’nın başı, yandaşlarına şu talimatı veriyor: ”Peygamberler şehri Urfa’ya ilahiyat akademisi kurun!”. Allah ile aldatmak; dini; çıkar, koltuk, baskı, egemenlik aracı yapan bir sanayi koludur. İşin esası bakımından ne dini vardır ne de imanı. Onun dini-imanı, Tanrısı, ibadeti hep çıkarı ve hesabıdır. Allah ile aldatanlar dokunulmaz, eleştirilmez bir ‘tahakküm teolojisi’ oluşturmuşlardır. Türkiye’de bu teolojiyi egemen kılmak istiyorlar ve bunda büyük ölçüde başarılı olmuşlardır. Bu bir Haçlı-İngiliz siyasetidir. Atatürk bu şeytanî siyaseti, ta 1920’de Müslüman dünyaya tanıtıyor; İngilizlerin siyasetinin ‘İslam’ı İslam’la yok etme siyaseti’ olduğunu ilan ediyor. Allah ile aldatma zulmünün en ağırları kadın ve kadın hakları konusunda işlenmektedir. Türkiye’de bugün kadın, özellikle örtünme meselesinin istismarı aracılığıyla, Allah ile aldatan zümrelerin temel sömürü aracı olarak öne çıkarılmaktadır. Türkiye’de sosyal devleti çöküşün eşiğine getiren sebeplerin başında Allah ile aldatanların yarattığı ‘sadaka kültürü’ ve bu kültürün yarattığı ‘sömürü merhametçiliği’ gelmektedir. AKP iktidarı bu yıkıcı sebebin saltanat dönemini temsil etmektedir. Allah ile aldatanlar, iane çadırlarıyla yetinecek bir toplum özlemektedirler. BOP’un temel hedefi, Ortadoğu’da İsrail’den daha büyük devlet bırakmamaktır. Yaşadığımız günlerin ABD ve AB’sinde, Türkiye ile ilgili ilk hedef Türk Ordusu’nu etkisizleştirmek olarak dikkat çekiyor. Laikliğe saldırıyı emperyalizmin Haçlı kurmayları kotarıyor. Müslümanlar burada sadece taşeronluk yapmaktadır. Türkiye’yi Allah ile aldatma zehrinin panzehiri ancak İslam’ın gerçeği içinden çıkarılabilir.' (Arka Kapaktan) 'Aldatan, sizi Allah ile aldatmasın.' (Kur'an;Lukman 33, Fatır 5, Hadid 14) 'Kur'an, 'Allah ile aldatılmayın!' ihtarında bulunuyor. Neden? Çünkü Allah ile aldatılanların en büyük sorunu, aldatıldıklarının farkında olma imkanından büyük ölçüde yoksun bulunmalarıdır. Çünkü derinden inandıkları ve içtenlikle teslim oldukları bir değer kendilerinin aleyhinde kullanılıyor. Bunu fark etmeleri kolay değildir.' 'Türk halkı asırlardır Kur'an'dan uzak tutulmuş, onu akuyup anlamaktan yoksun bırakılmış. Türk halkının Kur'an'dan tek istediği ve beklediği, o kitabın Arap harfleriyle telaffuzunu başarıp 'sevap' kazanmak olmaktadır. Türk halkı, Allah ile aldatma tezgahlarının ustalıkla işlettikleri bu 'sevap' oyunuyla avunurken yaşadığı dinin Kur'an'la ilgisi büyük ölçüde yok edilmiş, dinde Kur'an'ın yerini, Arap-Emevi saltanat ideolojisinin kutsallaştırılmış sloganlarıyla İslam dışı örflerin uydurmaları almıştır.' 'Türk halkının en büyük zaafı, dinini, uyanma ve sorgulama aracı olarak değil de uyuma ve susma aracı olarak kullanmasıdır.' 'Kur'an, dindarlık belge ve ifadelerinin insanlar arasında bir değer ölçüsü olmasını yasaklamakta, dindarlığın (takvanın) sadece tanrı ile insan arasında bir değer ölçüsü olması gerektiğini bildirmektedir. Takvanın kimde olduğunuysa sadece ve sadece Allah bilir.O halde, en masum niyetlerle de olsa, dindarlığın bir 'insanlar arası değer belirleyici' olarak öne çıkarılması, Kur'an'a göre bir insanlık suçudur; dine-imana hakarettir. Allah ile aldatmanın en şerir şeklidir.' 'Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah'ı kullanırlar.' Giordano Bruno 'Bugünkü İslam dünyasında ibadetler imanın belirtisi olmaktan çıkmış, inadın tatminine dönüşmüştür.' 'Beni bir kez aldatırsan sana yazıklar olsun; beni iki kez aldatırsan bana yazıklar olsun.' Çinli bilge Sun Tzu 'Allah'ın en büyük öfkesine çarpılanlar, imanı olup da eksikleri, günahları olan insanlar değil, ibadet ve din savunuculuğunda kimseye söz bırakmadığı halde dine sürekli hüküm ekleyen, dini sürekli kendi güdümüne alan dincilerdir.' 'Takva, insanlar arası ilişkilerde, kamusal alanda bir üstünlük ölçüsü değildir. O halde, kamusal alan dindarlığın sergileneceği bir alan olmamalıdır.' 'Ey Türkoğlu! Sen pek safsın, seni herkes aldattı. Erdim diyen, döndüm diyen çemberinden atlattı.' Kazım Karabekir 'Allah ile aldatma, Anadolu insanı özelinde İslam'ın Araplaştırılması ile başladı.' 'Osmanlı'yı Osmanlı yapan İslam'ın Türkmen yorumu, hilafetin bize geçtiği, yani İslam'ın Arap-Emevi versiyonuna teslim edildiğimiz güne kadar devam etmiştir. Hilafetin bize geçişi yani padişahların 'Allah'ın Elçisi'nin halefi' olarak anılmaya başlamasıyladır ki, iki tokadı birden yedik ve ayağa kalkmamıza imkan vermeyen bir sendelemeyle yıkılmaya başladık.' 'Kendi başına kaldıklarında demokrasi sözünü bile dinsizlikle eşanlamlı sayan dinci taife, Haçlı emperyalistlerin fesadıyla o hale geliyorlar ki, yıkmak istedikleri rejim ve yönetimlere saldırırken, Haçlı öncülerinin öğrettikleri sloganı Kur'an ayeti gibi tekrarlıyorlar: Daha fazla demokrasi isterük.' 'Diniyle vurulan Müslüman aydınlar Haçlı kurmaylara şunu soramıyor: Demokrasi istiyordunuz da yıllardır elinizin altında bulunan Suutlara, Katar'a, Umman'a, Bahreyn'e neden demokrasi getirmeniz de Irak'ı yerle bir etme pahasına demokrasi istiyorsunuz?' 'Neden İslam demezler de 'şeriat' derler. Çünkü İslam derlerse iddialarını Kur'an'la ispat etmeleri gerekir. Oysaki Allah ile aldatanların din dediklerinin Kur'an'dan onay alması mümkün değildir. Şeriat diyerek meseleyi her yana çakilebilir hale getirmekte, sıkışınca da 'ulemanın kavli budur, icma bu yoldadır, ecdadımız böyle karar vermiştir, asırlardır Müslümanların uygulaması böyledir' diye dayatmalarına uygun bir dini öne çıkarma yoluna gitmektedirler.' 'Şeriatı İslam'la eşitlemek isteyen anlayış, birçok kabulünün Kur'an'la ve zamanla çeliştiği anlaşılmış bulunan örfleri din yapmayı amaçlayan anlayıştır. Bu anlayış, önce, şeriatla dini eşitlemekte, sonra da devrini bitirmiş fıkıh kitaplarındaki akıl ve Kur'an dışı birtakım kuralları din diye halkın önüne koymaktadır.' 'Şeriatı bir devlet şekli gibi sunuyorlar. Oysaki, Kur'an, ima yoluyla bile bir devlet şekline temas etmiyor. Onu insan aklına bırakmış. İslam devleti tabiri, siyasal islamcı istismarın bir uydurmasıdır. Kur'an'da böyle bir tabir yok. İslam evrensel ve ölümsüz ilkeler bütününün adıdır. O halde İslam'ın devleti olmaz, Müslümanların devletleri olur. Gerçek bu olunca da onlarca, yüzlerce devlet şekli bulunacaktır.' 'Müslüman dünya, İslam adı altında Cahiliye şirki yaşamayı hoş görecek bir yozlaşmaya boyun eğdirilmiştir.' 'Avrupalı bizi, 'kurbanlık hayvanları usulüne uygun kesmiyorsunuz, hayvanlara eziyet ediyorsunuz!' diye yıllardır yere çalıyor. İkiyüzlü Avrupa! Sivas'ta 38 insan diri diri yakıldığında, 'usulüne uygun kesilmeyen' kurbanlık hayvanlar kadar ses çıkarmadın!' 'Bu ülkenin laik insanları, dindarlardan asla nefret etmiyor.Ne geçmişte etti, ne bugün ediyor, ne de yarın edecek. Tam aksine, laik insanlar dindarlara, bazı dindarların onlara gösterdiği saygıdan çok daha fazlasını gösteriyor...Bu ülkede, 'katı' laikler tarafından yok edilmiş bir dindar hatırlamıyorum. Ama fanatik dinciler tarafından 'yok edilmiş' insanların uzun bir listesi önümüzde duruyor.' 'Emperyalist Batı için Cenabı Muhammed Mustafa deccaldir, emperyalist Batı ile işbirliği yapanlar içinse Gazi Mustafa kemal deccaldir. Evet, tarih ve talih, İslam'ın muazzez Peygamberi'ne deccal diyenlerle onun dininin mabetlerine haç takmak isteyenlere engel olan Mustafa kemal'e deccal diyenleri bir çıkar noktasında birleştirdi ve yıkıcı bir işbirliğiyle Türkiye'nin ve Müslümanların başına musallat etti.' 'Atatürk yıktığı hurafenin yerine, gerçek dini koymanın en hayati, en ciddi adımını attı. İkinci adamını da attı ve andan sonra da bu dünyaya veda etti. Ne yaptı Atatürk? Yıktığı hurafenin yerine Elmalılı Tefsiri'ni koymuştur. Arkasından da TBMM'nin kararı ile 12 ciltlik Buhari Tercüme ve Şerhi yaptırılmıştır.... Atatürk, yobazı yakamızdan düşürecek elin, Kur'an'ın eli olduğunu biliyordu. Onun için, dini Kur'an ve Kur'an'ı din yapmak istedi. Hurafenin yerine koyduğu bu tanrısal kaynağı, Türk insanının, kendi dilinde okumasını istedi. Okumadık.' 'Muhafazakar mantığa göre, eski, hep iyilerin ve hayırların toplamıdır. Osmanlı'nın hamamlarındaki hiz oğlanı ticaret ve icraatı hiç anılmaz ama bugünkü transseksüellere lanet yağdırılır. Çünkü onlar bugünküdür.' 'Genellikle güzel ve yakışıklı delikanlılardan seçilen civelekler sokağa nadiren çıkar ve dışarıda bir 'kazaya' uğramamak için yüzlerini hasır püskülünden yapılmış bir peçeyle örterlerdi. Arada bir sakındıkları kazaya uğradıkları da olurdu. Bugün metroseksüel diye anılanlara o günlerde, genç iseler civelek, yaşlı iseler teneşir horozu denirdi. (Murat Bardakçı, Hürriyet, 18 Ocak 2004) Şu birkaç satır bile, muhafazakarların o ilahlaştırdıkları Osmanlı düzeninin nasıl bir yozlaşmış düzen olduğunu anlatmaya yetmektedir.' 'Arap'ın sarığını bize asırlarca İslam'ın alameti gibi gösterip takdis ettirdiler. Dedemden öyle ördüm, filan büyük alim başına örtmüştü. Hatta Peygamber Efendimiz örtmüştü. Nasıl olur da kutsal olmaz?! Peki, Peygamber Efendimiz'in baş düşmanı Ebu Cehil ne örtmüştü? Acaba o baş düşmanın sarığı Peygamberimizinkinden daha az mı görkemliydi? Hayır, tam tersine. O halde, sarık nasıl olur da kisve-i resul oluyor?' 'Kur'an'ın beyanlarına göre, içinden nebi gelmemiş hiçbir ırk yoktur. Allah, en büyük lütuflarından biri olan peygamber göndermeyi, kulları arasında adil bir biçimde paylaştırmıştır. Eğer bir ırktan nebi gelmesi bir üstünlük vesilesi ise bilinmelidir ki, tüm ırklardan bir veya birkaç nebi gelmiştir. Arap ırkı bu bakımdan tek değildir.' 'Allah ile aldatmanın bir ayağı Arap dilini kutsal ilan etmek için dini kullanma şeklinde yürütülen bir zulümdür. Arap dili 'Allah'ın dili' ilan edilip onsuz ibadet yapılamayacağı dayatması dinleştirilmiştir. Üstelik dinde dokunulmaz kılınan birçok fakihin aksini söylemesine rağmen. Yani Arapça'yı kutsallaştırma yoluyla yürütülen Arap kültür emperyalizmi, önünde hiçbir engele yaşama hakkı tanınmamıştır.' 'Kur'an-ı Kerim'in açıkça bildirdiğine göre, her peygamber, hitap ettiği toplumun diliyle konuşmuş, vahiy almıştır. Bunun sebebi, peygamberin getirdiği mesajın, hitap ettiği toplum tarafından rahatça anlaşılmasını mümkün kılmaktır....Hiçbir dil dinsel anlamda, ötekine göre daha kutsal veya daha üstün değildir.' 'Tedebbür: okunan metinlerin anlaşılması ve anlamları üzerinde derin derin düşünülmesi Bu tedebbür kavramı Kur'an'ın altını ısrarla çizdiği bir kavramdır. Öyle ki, Kur'an'a göre, Kur'an okumak, esas anlamıyla tedebbür etmektir. Tedebbür yoksa Kur'an okumaktan söz etmek mümkün değildir. Tedebbür için, okunan metnin dilini bilmek ilk şart olduğuna göre, Arapça bilmeyen bir Müslüman'ın , tedebbür emrini yerine getirmesi için, Kur'an'ı anladığı dildeki çevirisinden okuması kaçınılmazdır. Kur'an, tedebbür ilkesinin, Müslümanların temel ibadetleri olan namazda da korunmasını istemektedir. Bunun içindir ki, ne dediğini anlamadan namaz kılmak yasaklanmış (Nisa,43), ne dediğini anlamadan namaz kılanlar ağır biçimde kınanmıştır.(Maun,4-5)' 'Tanrısal kitap özgün şekliyle korunur, uzmanlaşmış kişilerce özgün şekliyle okunur ama kitleler için her dile çevrilir ve halkın yararlanmasına açılır. Bunun aksini iddia etmek dine hizmet değil dinsizliğe hizmettir.' 'Kur'an kursunun hedefi, çocuklara veya halka, Kur'an'ın temel mesajlarını tanıtmak ve belletmektir. Bugün bu yapılmıyor. Bunun yerine, Arap alfabesinin daha iyi telaffuz edilmesinin incelikleri anlatılıyor. Bunun, sıradan bir vatandaş açısından, Kur'an'la, Kur'an'ın mesajıyla ne ilgisi vardır?' 'Arap harflerini telaffuz ettirme sektörü, Allah ile aldatmaya dayalı saltanatın en güçlü sektörlerinden biridir.' 'Son dönemlerde bazı yerlerde cami yaptırımı, İslam'ın reddettiği en büyük kötülükleri örtmenin aracı olarak devrededir. Bu binalara dokunulmazlık sağlayan tabir 'Allah'ın evi' tabiridir. Allah'ın Evi sıfatını ancak yüce Tanrı verebilir. O, bu sıfatı bir tek mekana vermiştir: Kabe; Beytullah. Bunun dışında hiçbir mekan için Allah'ın evi tabiri kullanılamaz; kullanılırsa küfür olur.' 'Allah ile aldatma zulmünün en ağırları kadın ve kadın hakları konusunda işlenmektedir... Türkiye'de bugün kadın, özellikle örtünme meselesinin istismarı aracılığıyla, Allah ile aldatan zümrelerin bir tür 'ana maddesi, temel eşyası ve aracı' gibi öne çıkarılmaktadır.' 'Putperest veya yarı putperest kadın düşmanı Arap örflerini dinleştirmek için akıl almaz yalanlar söylenerek bunlar 'hadis' adı altında Hz. Peygamber'e mal edilmiştir. Bununla da yetinilmemiş, Kur'an ayetleri üzerinde anlam kaydrmalarına gidilmiş, yorum adı altında, ayetlere eklemeler yapılmış ve buradan hareketle ulaşılan kadın aleyhtarı sonuçlar hızlı bir biçimde fetvalaştırılarak 'fetvaya esas olan söz' veya 'ulemanın icmaı' yaftalarıyla vahiy buyruklarının üstüne çıkarılmıştır. İslam dünyasında kadın haklarıyla ilgili bugünkü kabüllerin tamamına yakını, vahiy kaynaklı tesbitler değil, Hristiyan konsillerinin kararlarını andıran ulema fetvalarıdır... İslam fıkhının kadınla ilgili sayfaları İslam tarihinin en kara, en utanç verici sayfalarıdır.' 'Ne yazık ki, İslam dünyası denen coğrafyalarda kadınlar, kendileri için çırpınan düşünce ve düşünürlerin yanında olmak yerine, onları cehennemlik ilan eden ruhban bozuntusu zalimlerin yanında durmaktadır. Cumhuriyetin açtığı özgür irade ve düşünce ufku sayesinde farklı duran Türkiye'de de son yıllarda ruhban zulmüne kadından destek yönünde ürkütücü bir ilerleme görülmektedir.' 'Vücudun, başın örtülmesine bağlanması geleneksel kabullere çok uygun bir yorum olduğu için tutulmuş ve kurallaşmıştır. Nur 31'den açıkça çıkan tek emir, göğüslerin kapatılmasıdır. Ayette geçen 'zinet: süs' tabirini kadının vücudu olarak değerlendirip el ve yüz dışında ( bazı kabullere göre yüz de dahildir) tüm vücudun 'avret' olduğunu ve kapatılması gerektiğini söylemek bir saptırmadır. Kadın vücudunun 'zinet' olarak düşünülmesine dayanak olacak hiçbir Kur'an ayeti yoktur. Bunlar, egemen anlayışın hesabına uygun geldiği için dinleştirilmiş yorumlardır.' 'Halkımızın 'sıkma baş' diye tanıttığı bu 'kapatma', İslam ile değil, Talmut Museviliği ve Pavlus Hristiyanlığı ile izah edilebilecek bir tavırdır. Bir rahibe kıyafetidir. İslam adına bir Hristiyanlaşma eğilimidir.' 'Türban, AKP'den önce bazı yurttaşlar için sıkıntı konusuydu. AKP'nin müdahalesiyle tüm halk için bir nifak tohumu konusu oldu.' 'Türbana izin verildiği zaman, üniversitenin özgürleşeceği tezine sarılan aydınlar, sanki dünyada türban serbestisi olduğu için akademik seviyesi, saygınlığı artmış bir tek İslam ülkesi varmış gibi, bu palavrayı bize yutturmaya çalışıyorlar. ...İster istemez, üç beş köşe yazısına bile tahammül edemeyen bir kültürün, üniversiteye kapağı attıktan sonra başı açık insanlara nasıl tahammül edeceğini düşünüyorum. Kabuslar görüyorum.' Ertuğrul Özkök 'Kur'an'ın tebliğine yol açmak için diyalogcu olduk diyorlar. Peki, Kur'ansal tebliğ, Yahudi ve Hristiyanlar dışında kimseye uzanmıyor mu? Neden Budistler veya Hindularla diyaloğunuz yok? Kur'an , tebliğ kapısı aralayan bir diyaloğu, müşriklerle kurmayı bile teşvik etmektedir. Sizin Yahudi ve Hristiyanlar dışında biriyle diyaloğunuz neden yok? Hatta, süper Hristiyan güçler dışında bir Hristiyan ülke ve kitleyle bile diyaloğunuz yok! Varsa yoksa Vatikan ve ABD. Orada sizi cezbeden 'Allah rızası mı' yoksa para ve güç mü? Allah rızası yoksul ve çaresiz kitlelere yönelmenizi gerektirmez mi?' '...sizin diyalog kurduğunuz Hristiyanlık ise Allah-nebi münasebetini baba-oğul münasebeti olarak belirler. Bu durumda Kur'an'ın kalbi olan o İhlas Suresi'ndeki tevhit ilkeleri ne olacaktır? ... Yahudi Pavlus, Kur'an'ın kabul ettiği peygamberlerden biri midir?' 'Batılı-Haçlı kurmaylar, Türkiye'yi İslam dünyasına 'model' göstermek üzere Ilımlı İslam ihanetini pazarlarken dertleri Müslümanlar için model üretmek değil, İslam dünyasında Atatürk sayesinde farklı hale gelen Türkiye'nin bu farklılığını ortadan kaldırmaktır. Model göstermek adı altında yapılmak istenen, bizi model olmaktan çıkarmaktır.'

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Ey! Benim anam çilelerin yumağı altımdan aldığın çirkeflerin, cefalı anası bu pislikten pislenmeyen altın ellerin nasil olur da bir saç teli için cehennemlik olur? ki, sen benim anamsın cennet senin ayağının altında, ve sen bir kadın bense bir erkek dualarına muhtacım...

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Sevgili kadınlarımız, Tanrı hepimizi; dişi, erkek ayırt etmeden eşit yaratmıştır. Sakın ola ki, erkeklerin üstün yaratıldığna inanmayın. Sizi sömüren bu kesime karşı, dirayetli olun. Bir erkek olarak benim saçım açıksa, sizinki de açıktır. Erkekler

0 person liked.
1 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Ey benim! inançlı, sevgili kardeşlerim, Din ekseninde ütülüyorsunuz, kandırılıyorsunuz ve sömürülüyorsunuz; Eğer bir örtü şart olsaydı, inanın ki, bu erkekler de şart olurdu. Neden? saç da erkekliğin bir güzelliğidir. Hiç düşündünüz mü? kel bir erkek, saçlı bir erkek kadar güzel ve yakışıklı olabilir miydi? Yani demem o ki, saç insanların güzelliğidir. Tanrı eğer saç örtmeyi yasak etseydi, inanınki, erkeklere de yasaklardı. Sevgili kadınlarımız, silkelenin ve kendinize gelin. Kendinize ve kızlarınıza bir boş inanç için eziyet etmeyiniz. Tüm kadınlara ve kızlarımıza sevgi ve saygılarımla.

0 person liked.
1 person did not like.
İlhan Dumlupınar: Kendi kendine hallenme değil,yellenme şiiri Abdüllillah kardeşim.Açık açık cumhuriyete düşmanım, padişahım çok yaşa demeye mıçı sıkmamış.

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: Geçen günlerde 23 Nisan Bayramı kutlandı; Büyük Millet Meclisinin kürsüsünde türbanlı bir öğrenci konuştu. Bu ne demek? Adım adım şeriata doğru gitmektir. Ey! Halkım uyan ve kendine gel! Atatürkçü paşalar, vatana ihanet suçundan içeri atılırken, gerçek vatan hayinleri, türbanla dolaşmaktadır. Atatürk ilkelerine yapılan bu hayin saldırıyı protasto ediyorum. Sapık Şule Yüksel'in izinden gidenleri de lanetliyorum.

0 person liked.
0 person did not like.
Ali İbrahim: Sayın şair Hasan Buldu, mümtaz dost yazar, bir şairde olması gereken muhalifliğin özü akıyor tenkidinizden...sizden apaydın şiirler bekliyoruz.

0 person liked.
0 person did not like.
hasan05 Hasan Buldu: ' Bir şey var çok eskiye dayanan İçten içe kurtlanıyoruz ikimiz de Öyle, dalda çürüyen kiraz öyle Kesilmişse merhamet Elbet kurtlanır çınar bile.' şair çok doğru söylemiş: Öyle dalda çürüyen kirazın, kurtlanması Tıpkı: Beyinlerin, türbanla örtünmesine benzer; şöyleki: Beyin, sıcsktan kurtlanır, kurtlu beyinden ne beklenir? Hastalık... Hasta beyinden de, sağlıklı düşünce beklenemez. Bir de, erkekler güneşin ışıklarından ve (de) vitaminden istifade ederken, o ulvi kadınlarımız, analarımız, bacılarımız ve karılarımız bu vitaminden, Şule Yüksel denen sapığın yüzünden, men edilmişlerdir... Şaire saygıyla.

0 person liked.
0 person did not like.
Ülkü Şahin 1: Zannetme ki; ezdirir, güçlülere güçsüzü; Küfre mühlet verir de, zulme rıza göstermez! Farz-ı muhal öldürse, bir vicdansız suçsuzu; Şehit sayar mazlumu, ahiret te dert vermez!

0 person liked.
0 person did not like.
Perihan Pehlivan: hayattın içinde örnekler.güzeldi.

0 person liked.
0 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 29 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Mahmut Mücahit Özd...
Hamid Tatcı
Hüdayi Altıntaş
Duran Angın
Taner Çakıl
Emrullah Doğan
Hasan Özünal
Atila Yalçınkaya
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Murabba' 1 (Şair Fuzuli)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
On Altı Haiku (Yorgo Seferis)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Bir Dalda İki Kiraz Şiiri - Fatih Bedir Köker

Antoloji.com
02.09.2014 21:57:14  #.234#
[1703107]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#1703107 ##99868