Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

BETUL Konulu Şiirler - betul Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "betul" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "betul" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. betul Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

121  

YAGMUR YÜREKLİM BETÜL

Yasaklar içinde SEVDİM SENİ
Aşkların en temiziydi BENİMKİSİ
Gitmeni sitemezdim hiç bir yere
Mahkum ettin beni bu SEVGİYE
Unuttun mu yoksa ngecen günlerimizi
Rüzgar misali...

Yağmurlu bir gecede
Üzerime örtme hasretini
Rüyalarına girsem bile
Ellerim ellerine değmesede
Kalır mısın akbez'de
........... devamı >>
 
Selim Köroğlu
    
    
    

122  

SENİ SEVİYORUM BETÜL

Bak yine yalnızım SENDEN
En güzel günler geçiyor SENSİZKEN
Tutkunuyum ve ırağım o MÜHÜRLÜ GÖZLERDEN
Üzüntümü saklıyorum bu ÇİVRLİ'LİDEN
Leyla sen mecnun ben...

Uçurumun kenarında SEN
Çaresiz kalan yine BEN
Arayıp sormuyorsun..NEDEN?
Rüzgar gibi uzak kaldık BİRBİRİMİZDEN..
(HATAYLI.20/02/008)
........... devamı >>
 
Selim Köroğlu
    
    

123  

HATIRALAR

Buruk bir ilkbahar sabahında,
Eline almışken işyerinin yolunu,
Gönül dalar geçmişlere.
Bir başına.

Zamansız mekansız,
Kronolojisi olmayan,
Hayatının net olarak hatırlayamadığı,
Bölük pörçük zaman dilimlerinde gezinir.
Kuralsız, intizamsız.

Sağlık Bakanlığının önünde,
Dayak yediği günler gelir aklına.
Burnunun direği sızlar.
Yumruğun kokusunu hisseder.
Kırılan gözlüğünü arayan elleri,
Lensli gözlerine gider.
........... devamı >>
 
Ahmet Kurt Tıkıroğlu
    
    
    

124  

BİR HAYAT HİKAYESİ

1950 yıllarıydı bundan tam 54 yıl önce açlığın ve kıtlıgın olduğu zamanlar şavaşların yapıldığı zamanlar manisanın kula ilçesinde küçük bir evde dünyaya geldi ilk söylediği kelime baba oldu ilk adımlarını küçük sedir divana tutunarak attı umut doluydu gözleri daha küçücük bir bebe iken parlıyordu birkaç sene sonra ilk okula başladı fakir bir ailenin oğluydu ALİ ilk okul 3.sınıfa başladıgı sırada tanıştı hayatın acımasızlığıyla yaşıtlarının top oynadığı zamanlarda o küçücük omuzlarına kocaman bir yük aldı babası hastaydı ennesi babasına bakmak zorundaydı iki kardeşiyle birlikte annesine ve babasına bakmaya başladı sabahları çok erken saatlerde çıkardı okula gitmek için kulanın soğuk va sessiz sokaklarında daha herkez uyurken çıkardı yola elinde bir kese kagıdı birde kürek geceleyin köpeklerin bıraktığı pislikleri yoplayıp köylerinde bulunan tabakhaneye satardı okul harçlığını çıkarırdı ve ailesine birazcık da olsa katkıda bulunurdu ilk okul çagı böyle geçti küçük alinin ilk okulu bitirdiğinde omuzlarındaki yük biraz daha ağırlaştı devam edememişti ilk okula çünkü çalışmak zorundaydı pazarcılık yapmaya başladı akşama kadar tezgahlarda bağırarak birşeyler satmaya çalışırdı aldığı üç beş kuruş harçlıgı evine götürürdü bizim ali birkaçyıl pazarcılık yaptı baha sonra bir sinemada iş buldu ama pazarcılıgıda bırakmadı gündüzleri pazarlarda sesi kısıncaya kadar bağırır birşeyler satar geceleri ise açık hava sinemasında temizlik yapardı gencecik gözleri uykusuzluğa alışmıştı artık sabah akşam çalışıyordu artık daha fazla büyümüştü ali artık küçük ali değildi genç bir insandı aşkerlige kadar bu denli ağır bir şekilde hiç yorulmadan çalışıp çabaladı ve kendine bir birikim yaptı yaşı gelip çattıgında yirmiye başladı asker ocağının yolunu tutmaya askerliginide sinema makinisti olarak yaptı askeri açık hava sinemasında mehmetciklere filim izletirdi askerligini bitirdikten sonra ailesiyle beraber toparlanıp izmire yani büyük şehre göç ettiler askerden once ve askerde biriktirdiği parayla bir film şirketi açtı büyük untlarla açtığı bu şirket bir süre sonra sıfırı tüketti ve kapandı yenide başladı hayata sıfırdan birşeyler yapmaya başladı hemen hemen akla galecek birçok işte çalıştı ve kendine yeniden bir birikim yapmaya başladı bu arada babasının durumu çok ağırdı artık hastanede yaşıyordu bir süre sonra aldıgı acı haberle yıkılmıştı evet babası vefat etmişti annesi iki abisi ve bir kız kardeşiyle kalakaldılar öylece yinede hayata küsmedi ali hep çalıştı çabaladı bu arada bir kıza gönül vermişti yaşı yaşına boyu buyuna aşk denilen duyguyuda tattı bir sürelik konuşma ve görüşme safhasından sonra işi resmiyete dökmeye karar verdi ve bir süre sonra evlendiler karısıyla birlikte mutlu bir berberlikleri oldu evlendikten sonra kendisine eski bir mülk alıp yeniden bir iş kurmaya karar verdi bu defa tekstil işi kürdu kendisine küçük bir ilik düğme atölyesi açtı ve karısıyla birlikte çalışmaya başladı artık kendisine yeni bir hayat kurmuştu karısıyla birlikte gece gündüz çalışmaya başladılar neredeyse günün yirmi iki saati çalışıyorlardı bu yoğun tempoda mutlu bir haber ıldı belki dünyanınen mutlu haberlerinden biri artık baba olucaktı bir kızı olucaktı ve öylede oldu yaklaşık dokuz ay sonra bir kızı dünayaya geldi ve adını betül koydu du mutlu olaydan yaklaşık bir sene sonra bir mutlu hader daha aldı yine bir çocugu olucaktı bu seferde bir oğlu olucaktı aynı oldugu gibi dokuz ay sonra birde oğlu oldu onunda adını ismail koydu artık yorgun ve acılarla dolu hayatına iki renk geldi artık hayata daha bir hırsla sarıldı daha fazla çalışıyordu bir süre sonra kurdugu ilik düğme atölyesini kapatıp yaka malzemeleri yaptığı bir dükkan açtı işleri baya iyiydi bu arada yaş otuzsekize dayanmıştı çocukları okula başladı şimdi tek amacı ailesine ve çocuklarına iyiy bir gelecek ve rahat bir hayat sunmaktı bunun için çalışıp çabalıyordu bir süre sonra izmir gömlek triko ve benzeri imalatçılar odasına başkan seçildi şimdi hem başkanlık hemde kendi işleriyle uğraşıyordu bu arada oğlu ve kızı orta okulu bitirip liseye başlamışlardı artık gelecegi parlak başarılı ikitane çocuğu vardı artık gelecege umutla bakıyordu çocukları liseyi bitirmek üzereyken birden rahatsızlandı artık yıllara meydan okumuş kalbi daha fazla dayanamadı bir kalp krizi geçirdi aniden hastaneye kaldırıldı bir süre hastanede kaldı sağlık durumu iyiye giderken aniden bir kalp krizi daha geçirdi bu defaki daha ağırdı çünkü sadece kalp krizi yanlış tedavi yüzünden birde ciğerleri su toplamıstı tedvi gördügü sıralarda dirde beyin felci geçirdi durumu dahada ağırlaşıyordu yaklaşık bir yıl içinde üç ciğerleri su topladı iki kez beyin felci ve iki kez kalp krizi geçirmişti ailesi için ve çevresi için hayat durmuştu adeta herkez herşey ona odaklanmıştı o ise içinde evlat sevgisi ile yaşamla mücadele ediyordu hayat çok barışık bir insandı karısı ve çocuklarına duydugu sevgi ile hayatın durdugu noktada son bir gayretle geri döndü dünyaya aylar sonra ilk kez gözlerini araladı ama beynine giden bir kan pıhtısı yüzünden konuşamıyordu doktorlar bir hafta içinde konuşamazsa birdaha konuşamaz dediler 4 gün sonra ağzından ilk heceler döküldü is be tam söylüyemiyordu ama çocuklarının isimlerimi soylemek istedi çocoklarına duydugu sevgi sayesinde bunuda yenmeyi başardı artık durumu iyiye gidiyordu hızla iyileşiyordu bir süre daha tedavisi sürdü artık iyice iyileşmişti yeniden eski hayatına dönmüştü artık yaş elli dörde dayanmıştı acılarla dolu koca bir ömrü geride bırakmıştı şu anda oğlu açıköğretim dış ticaret bölümünde ve ege üniversitesi turizim otelcilik bolümünde okumakta kızı ise açık öğretim fakültesi kamu yönetimi bölümünde okumakta karısı ise hala ona işlerinde yardımcı olmakta kendisi ise şöyle bir geriye dönüp baktığında acılarla dolu yorgun bir hayat görmekte şu anda onun en büyük tesellisi ailesine verdiği bu güzel hayat ve gelecek o şimdi ne pahasına olursa olsun ideallerine ulaşmanın mutluluğu ile dolu bir hayat sürmekte
o çalıştı çabaladı ve yaptı ne pahasına olursa olsun pes etmedi ve en sonunda başardı
BEN ŞAİRİNİZ ŞİİRBAZ BU ADAMIN OĞLUYUM ŞU ANDA İYİ BİR GELECEĞİM BİRDE MUTLU BİR YAŞANTIM VAR
ŞİİRLERİMİ YAZMAYA BAŞLAMADAN ÖNCE KENDİ BABAMIN HAYAT HİKAYESİNİ YAZMAYI TERCİH ETTİM BUNDAN SONRA ŞİİRLERİMLE SİZLERLE BİRLİKTEYİM DEĞER VERİP OKUDUĞUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM
........... devamı >>
 
İsmail Külahçı
    
    

125  

GELECEĞİN ŞAİRLERİ-9 (İLK AKROSTİŞ DENEMESİ)

AKROSTİŞ ÇALIŞMALARI

Hep sever bizi,
Ama usluysak.
Temiziz hepimiz,
İmzası çok güzel,
Canım öğretmenim.
Emanete iyi bakar.

Kuzu gibi öğretmenimiz,
Umutlu öğretmenimiz.
Zamanını kitapla geçirir,
........... devamı >>
 
Hatice Kuzu
    
    
    

126  

.AĞIT

Pamuk ipliği mi arada bağlar?
Sen bir yana, ben bir yana, sevdiğim…
Gencecik bir gelin, burada ağlar
Hep, adını ana ana, sevdiğim! ..

Dinmez, gözlerimde sicim sicim yaş
Oyalı mendilim kurumaz, hep yaş! ..
Daha on yediye değmemiş bir yaş…
Saramadım, kana kana, sevdiğim! ..

Yüzüne damlalar değse, benimdir! ..
Buharlaşan yaşım, kanım, tenimdir! ..
Seni ben kaybettim, yitik benimdir! ..
Soruyorum, ona buna, sevdiğim! ..
........... devamı >>
 
Onur Bilge
    
    

127  

ORADASIN












Oradasın
........... devamı >>
 
Baki Ceylan
    
    

128  

2003 YILINDAN BEKLEDİKLERİM

2003 YILINDAN BEKLEDİKLERİM

1. Savaş Çıkmasını İstemiyorum!

Savaş çıkarsa krizler çıkacaktır. Kriz çıkınca da insanlar yiyecek alamaz. Yiyecek alamayınca açlıktan öleceklerdir. Açlıktan ölmek, savaşıp ölmekten iyidir. Yiyeceğe tek bizim değil, devleti yönetenlerinde ihtiyacı vardır. Onlarda yiyecek bulamazlar ise; onlarda ölecektir. Peki açlıktan herkes ölürse bu devletin sahibi kim olacak? Iraklılar mı?
Atatürk:”Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir” demiştir. Biz de bu savaş için zorunlu muyuz? Zorunlu değilsek savaşmaya da gerek yoktur.
Amerika savaşmamızı istiyor. Çünkü tek başına bu coğrafyada savaşamaz. Savaşsa da başarılı olamaz. Belki de yok olacaktır. Bunun içinde bizi savaşa zorlamaktadır. Kendini değil, bizi, bizim ekonomimizi batıracaktır. O nedenle bizi yönetenler, savaş kararı almadan şapkalarını önlerine koyup bir daha düşünseler diyorum.
........... devamı >>
 
Betül Pehlivan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


03.12.2008 07:11:48

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim