Beni Anlamayışına Sana bir uygarlığı getirdim; anlamadın
Yavuz kahramanları, şiirin burçlarını
Ayak ucuna koydum gecenin saçlarını
Urganmış boynumda taşıdığın gerdanlık
Sana hükümdarlığı getirdim; anlamadın
Sevda suya karışır, sızar kan dağlarına
Köpüren yüreğimde zıpkınlanır umutlar
Yüzün tunç gibi çöker ülkemin bağlarına
Irmaklar bilmediğin kadar hülyalı akar
Her vadi bir yanıyla senin yüzüne bakar
Bir yanında münzevi hıçkıran Leyla kuşu
Sen henüz tanımadın sevda denen yokuşu
Sen henüz yorulmadın yokuşta devler gibi
Yıkılmak üzre olan çaresiz evler gibi
Sen henüz vurulmadın uçarken göklerinde
Sen henüz bir oltaya takılmadan derinde
Karalar bağlamadın; beni anlayamazsın
O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın
Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere
Her gece ışığını ruhumdan alacaksın
Aldanma gururunu okşayan çiçeklere
En güzel güllerini ruhumla alacaksın
Kopacak sanıyorsun bu ip ince yerinden
Bu ipin her çizgisi yaralı bir dev gibi
İnecek sanıyorsun bu bayrak gönderinden
Bu sevda tükenecek sönen bir alev gibi
Sen hala anlamadın sevginin en hasını
Sen hala çözemedin ırmağın dünyasını
O, coşkun bir denizin sularına yürürken
Sen hasta bir çeşmeden doldurmuşsun tasını
Gittiği her iklime sevdanı götürürken
Gözyaşı çukuruna gömmüşsün deltasını
Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk
Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık
Görmedin bir arslanın can çekişen resmini
Yalnızlık kitabında okumadın ismini
Bir takvim yaprağında yanmadı bakışların
Dökülen tüylerine tutunmadın kuşların
Karanlık köşelerde acı acı gülmedin
Sen henüz kovulduğun kapılarda ölmedin
O Celali uykudan uyanmadın, uyanma
Düşlerimin rengine boyanmadın, boyanma
Bir kuş gibi çırpınan kalbimin kafesine
Bir avuç yem bıraksan ölür müsün, a gülüm
Feryadı kayaları parçalayan sesine
Ömür boyu yabancı kalır mısın, a gülüm
Sen henüz bir zindanın küflü duvarlarına
Çarpmadın gözyaşıyla boğulan gözlerini
Sen henüz diken diken saplamadın göğsüne
Dudağında kuruyup dağılan sözlerini
Sen henüz dokunmadın yalnızlığa kan gibi
Acıyı kaynatmadın içinde volkan gibi
Karalar bağlamadın beni anlayamazsın
O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın |
| |
Nurullah Genç |
| |
Şu konularda daha fazla şiir:
Aşk, Ayrılık, Bayrak
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Beni Anlamayışına adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
|
|
 |
|
|
| Beni Anlamayışına Şiiri Hakkında; |  |
Elvanı Seba: Sen henüz dokunmadın yalnızlığa kan gibi
|
 |
Nisan Rüzgarı: o anlamayışlarda dövülen gül'ün;
hüzünleri bende oldu sürgün..
|
 |
hayal 1: Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk
Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık
Görmedin bir arslanın can çekişen resmini
Yalnızlık kitabında okumadın ismini
Bir takvim yaprağında yanmadı bakışların
Dökülen tüylerine tutunmadın kuşların
Karanlık köşelerde acı acı gülmedin
Sen henüz kovulduğun kapılarda ölmedin
O Celali uykudan uyanmadın, uyanma
Düşlerimin rengine boyanmadın, boyanma
Bu nasıl bir sevgidir diye sorguluyor insan.. Ve kendi sevdasıyla kıyaslıyor elinde olmadan.. Sonuç mu? Sonuç ortada aslında... Kalem elinizde sanki bir ok... Ve oklar öyle bir yol alıyor ki.. Tutabilene aşkolsun...
Hocam, üstadım... Şiirlerinizde öyle bir büyü var ki.. Her biri bir birinden güzel ve anlamlı.. Ve eminim ki tıpkı benim gibi, şiirlerinizi okuyan herkes kendinden bir şeyler buluyor...Kaleminiz hiç susmasın üstadım.. Sevginiz ve kaleminiz her zaman var olsun... Selam ve dua ile...
|
 |
zrkh: ''Beni anlamayışına'' şiiri ile ilgili düşüncelerinizi diğer şiirseverler ile paylaşmak ister misiniz? diye yazmışlar...nasıl paylaşmak istemem..hele hele GENÇ'le nasıl paylaşmam..
gel gör ki şimdi ben buraya kafamda gezinen yüzlerce iltifatı nasıl döker nasıl sığdırırım..aynı tatta bir şiirle yazsam keşke dize dize..
asıl şiirseverlerle değil şiir sevmeyenlerle paylaşsam..yazık bi'haber yaşıyorlar bu göze kulağa kalbe beyne şifa niyetine edinilesi sözlerden..
''Nurullah Genç'' iyi ki doğmuşsun iyi ki varsın!
|
 |
güzel-kalem: Sizi benim kadar tanımayanlar
Sizi benden fazla anlayabilir mi?
Ey şair!...
Dizelerinde her kelimeyi bal mumu gibi
Eriten hisli yürek...
Aşk demeden her satırında aşkı anlatan,
Sevdayı ve sevgiyi satır aralarında
Bir ırmak gibi taşıyan şiir yüklü kalp
Hiç susmasın dizelerin...
Erzurum'da Abdulkerim hocamızın derslerinde tanıdım sizi.Henüz kitaplara çıkmayan bir şiirinizle aradım sizi kitapçı vitrinlerinde önce. İlk kitaplarınızla karşılaştığım günlerde yaşadığım bir hikaye, hala şiirin ne olduğunu anlatmaya çalışırken kullandığım bir şiir tecrübesi olarak yaşıyor bende.
Ve yukarıdaki şiir... Bir şiir dinletisinde kullandığım, fon müziğini satır aralarında saklı bulduğum hüzün şöleni... Evet hüzün şöleni diyorum çünkü sizin her dizeniz hüznüyle büyük, hüznüyle vazgeçilmez ve görkemli... Yunus gibi, Fuzûli gibi, Şeyh Galip gibi, bizim gibi...
|
Bu şiir hakkında yazılmış 26 adet yorumu okumak için tıklayınız. |
| |
| Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın: |
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
|
|
|
|
| Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? |
|
|
|
|