|
Bu şiirin hikayesi:
Ayrılık vakti gelip çatmıştı. Yolcular, yakınlarına son kez el sallıyorlardı.
Birazdan başlayacak olan uzun yolculuk, kim bilir nasıl bir zulmün zindanlarında son bulacaktı.
Derken motorlar çalıştı. Araçlar yola çıktı.
Çeşitli araçlarla değişik yönlerde yola çıkarılan yolcular, tepeden inme bir zulmün belirsiz karanlıklarına doğru hızla gidiyorlardı.
Geride kalanlar üzünç, gözyaşı ve çaresizlik içinde donakalmışlardı. Onların tek tesellisi, yakınlarının hayatta kalabilmiş olmasıydı.
Gidenler ve bekleyenler için şu seçenekler öne çıkıyordu:
Acıya, zulme ve karanlığa karşı sabırla direnmek.
Direnci, umudu zamana yaymak. Karanlığı, aydınlığa dönüştürmek ve tutsak emeği özgürleştirmek.
Bir de zamanın gücüne inanmak. Çünkü zaman, tüm yaraları saran, özlemleri yatıştıran, acıları iyileştiren biricik ilaçtır. Şiirin gücünü de unutmamalı.
Sustu sevinci evin / Yârin gitti gideli/
Yıllar geçti dönmedi / Tut elinden özlemin/
Bekle postasını kuşların / Bugün değilse yarın/
Sevgi yüklü turnalar / Selâm getirecek yârinden/
Dört mevsim/binlerce mektup/
Demir örgülerden geçerek / Size şiir getirecek/
Ahmet İNCE
www.ozanahmetince.blogcu.com
|