Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

BASKENT Konulu Şiirler - baskent Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "baskent" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "baskent" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. baskent Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

57  

SADİYE

Sessiz ve sedasız Ankara’ya uğurlandım
Otobüse hep birlikte arkadaşlarla bindim
Üniversite denen okulda beş yıl okuyacaktım
Anlaşıldı Ankara da Sadiyesiz ve kalpsiz yaşayacaktım

Birlikte gezdiğimiz fındık bahçelerini özledim
Sadiye ye her hafta mektuplar döşedim
Kalemin mürekkebini göz yaşlarımdan derledim
Sıla-gurbet arasında turnaları tatar eyledim

Sensiz Ankara’ya başkent diyemem
Anlamalısın sensiz bir hiçim SADİYEM
Her ne kadar vefalı dostlar ile birlikteysem
Sensizlik içimde doğuruyor büyük bir deprem
........... devamı >>
 
Bekir Gedikoğlu
    
    
    

58  

AMA NEREYE

hadi kalk gidelim...yola koyulalım istersen sen sadece cekitini al...ben bavulama bir kaç anıyı ve sevdaları toparlayacağım..hadi kalk gidelim şimdi durmayalım buralarda...unutmadan masamda ki fotoğrafıda al yoldayken bir çerçeve alalım...yalnız saatleri unutmayalım beraber geçireceğimiz zamanlarda bir dost şefkatiyle sarılmak...hadi kalk gidelim artık biraz ağlayarak bu sınırları geçelim istersen moskova istersen paris herhangi başkent yada unutmak istersen başka bir şehir hadi kalk gidelim yüreğimizi alalım çok ama çok uzaklara bir adı kalmalı geriye unutulmuşlığun acısıyla hadi kalk gidelim...en çok sevdiğin filmide al yanına filde geçen sözü aşk hiçbir zaman pişmalık duymamaktır diyelim.hadi geç oldu kalk gidelim...hadi canım ruhum gidelim...ama nereye...
........... devamı >>
 
Hüseyin Cayıklı
    
    

59  

AHLAT'IM

Seni ulu kılmış yaradan halık,
Önün Van gölüdür arkan kayalık,
Elinde bastonun sofranda balık,
Ne de dik dururusun sen orda Ahlat.

Van gölün ne berrak havansa kuru,
İçilir çarho’ dan suyun dup duru,
Selçuklunun koca imparatorluğu,
Seni başkent yaptı o an Ahlat’ım,
Senle zaferlere gitti Ahlat’ım.
........... devamı >>
 
Barıs Hayrettin Bilgiç
    
    
    

60  

FATİH VE ATATÜRK

İKİ BAŞKENT, FATİH VE ATATÜRK
_Avukat bir arkadaşımın taziye yerine gitmiştik. Misafirlerden iki kişi Atatürk, konusunda tartışıyorlardı. Ben Kur’an-ı Kerim’den bir Süre okudum, belki konu değişir diye. Kuran’dan sonra da aynı konu devam etti. Hassas bir konu ve cenaze yeri olduğu için dinlemede kalmayı tercih etmiştim. Konuşanlar bir türlü bir sonuca varamayınca, beni Arapçı-Persçi hocalardan zannederek veya danışmak için; “Atatürk’ü nasıl buluyorsun? ” sorusunu sordular. Ben de cevap vermek zorunda kaldım. Ve konuya şöyle girdim:
_Atatürk’ü ne öveceğim, ne de yereceğim. Anlatacağım olaydan siz bir mana çıkarırsınız. II. Murat Han, Peygamber Efendimizi üç günde bir rüyasında gören bir Allah Dostu idi. Fatih’in babası II. Murat Han daha Edirne’de iken, Hacı Bayram-ı Veli kendisine misafir olur. Küçük Fatih daha yerlerde sürünmekte, Akşemseddin köse sakalı ile Padişaha hizmet etmektedir. Horasan Erenlerinden Hacı Bayram-ı Veli’nin yüceliğini açık kalp gözü ile keşfeden II. Murat Han, İstanbul’un Fethi için izin istedi: “izin verseniz de şu İstanbul işini bitiriversek” dedi. Hacı Bayram-ı Veli, riyakârlıktan kaçınmak için, gayet safiyane bir anlatımla; “Sultanım, o iş bize mi nasip olacak? O iş belki de şu yerde sürünen küçük Mehmet’e ve Şu Köseye nasip olur ancak” dedi. Köse dediği Akşemseddin’dir.
_II. Murat Han, Yüce Veli’den gerekli işareti almıştı. Hemen Fatih’i Akşemseddin’in ellerine teslim etti. O da Din ve Fen ilimleri konusunda Fatih’i yetiştirdi. Askeri yönden Molla Gürani’ye teslim etti. Ve Fatih 22 yaşında İstanbul’u fetih etmeye karar verecek seviyeye geldi. İstanbul’un Fethi, Fatih Sultan Mehmet’e nasip olunca, Hz. Muhammed’in fetih müjdesi ve Hacı Bayram-ı Veli’nin 21 yıl önce işaret etmiş olduğu olay gerçekleşince o Yüce Veli’nin yüceliği bir daha anlaşılmış oldu. Bu Fetih Mucizesini ve onun müjdecilerini, fetih edenleri yüce ve mübarek sayıyoruz değil mi, diye onlara sordum. Onlar da evet, diye cevap verdiler. Buraya kadar bir sorun yoktur dedim.
_Peki, Hacı Bayram-ı Veli, II. Murat Han’a bu fetih sırrının manevi anahtarlarını verirken, bir müjde daha vermişti. O nedir dediler. O da şudur: ikinci müjde; yaklaşık 500 yıl önceden, Ankara’nın Başkent olacağına dair vermiş olduğu sırdır. Bu sır da gerçekleşmiş oldu. Ancak bu sırrı vereni mübarek biliyoruz da, bu sırrı gerçekleştireni neden mübarek saymıyoruz dedim. O kim dediler. Biliyorsunuz Ankara’yı Başkent yapmak Mustafa Kemal ATATÜRK’E nasip olmuştur. İstanbul’un Fethini gerçekleştiren Fatih büyük adam oluyor da, Atatürk’ün büyüklüğü neden tartışılıyor dedim. Tabiî ki soruyu soranlar da, dinleyiciler de itiraz edemeden bir süre suskun kaldılar. Atatürk’ü savunan vatandaşın gözleri parlıyordu. Diğeri de iyi bir ders almıştı.
_Biliyorsunuz, İstanbul’un Fethi ile Türk Milleti İslam Dinini üç kıtaya yaydı. Bu güzel bir olaydır. Ancak, Anakara’nın Başken olması da o kadar önemlidir. Demek ki Yüce Veli, bir gün İstanbul’un Başkentliğinin miyadının dolacağını, Türk Milletinin varlığının tehlikeye düşeceğini ve yeni bir Başkent ile Türklüğün son kalesinin kurulacağını biliyordu. Bu nedenle Ankara’nın Başkent olmasının altında da büyük sırlar aramak gerekir. Onun Kurucusu Ulu Önder’in de Liderliğinde, ATATÜRKLÜĞÜ’NDE sırlar aramak gerekir.
_Ankara’nın Başkent olmasındaki bazı sırlar şunlardır: Göktürklerden bu yana TÜRK ismi ile anılan bir Cumhuriyetin kurulmuş olması. Maide Süresi 54. ayet ile övülen Türklüğün yok olmaktan kurtulması ve vermiş olduğu Kurtuluş Savaşı ile Esir Türkler’e ve mazlum milletlere ümit ışığı olması. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Türkçe unutulmaya yüz tutmuşken, Errum Süresi 22. ayette, “Allah’ın Ayetleri” olarak zikredilen diller arasında olması ve Cumhuriyet döneminde Resmi Dilin Türkçe olması, belli başlı sırlardandır. Bu nedenle makalemizin adını Fatih ve Atatürk koyduk. 15.02.2007- Mehmet Demir Atmalı. Gaziantep Kuvva-i Milliye 2. Başk.
........... devamı >>
 
Mehmet Demir Atmalı
    
    

61  

ANAKRA DA AŞIK OLMAK

Hüzün çöküyor
Başkent in üstüne
Penceremde
Ağlıyorum
Yağmur kokusu siniyor içime
Hayali sigaramda yokluğunun

Gece kondu sefalet
Akşamlar son durak
Zordur bilirim
Ankarada aşık olmak
Bir yanım deli sevda
........... devamı >>
 
Yasin Özcan
    
    
    

62  

GEZMEK

Seni gezmek
Ağrı dağını arşınlamak kadar çetin
Anlamak
Van gölü gizi gibi derin
Seni bilmek
Ege koyları gibi girift
Giyinmek
Bingöl yaylası kadar serin
Seni yürümek
Başkent kadar uzak
Sarılmak
Güney doğu kadar sıcak
........... devamı >>
 
Ümit Fatma Uçar
    
    

63  

BEYOĞLU

Beyoğlu:
Ne yana aktığı belli olmayan azgın Amazon.
Anason ve tiner kokularının barışamadığı Başkent.
Kaybolmuşların,
kaybolmakta olanların,
kendini orada bulanların Şehri.
Vatansızlara vize uygulamayan Ülke.
Kızlığını ilk kimin bozduğu belirsiz Kutsal bakire.

Senden raporluyum bilesin…

Her Cumartesi bir güvercin yolluyorum göğüne.
........... devamı >>
 
Deniz Ürkmez
    
    

64  

UÇURUM

Sevmek beklemek bunlar da var ama
Çekip gidememek gibi bi rezillik yoktur

Güz söylenmemiş ne varsa hepsi kabulüm
Hayatım yani er mektubu kadar'görülmüştür'

Anadolu'ya giden her tren açlığı görünce makas değiştirir
O yüzden yaşayan biziz diyorum Başkent bir gürültüdür

Sana söyleyemediğim ne varsa boğazımda düğüm düğüm
Vatan hainiyim değil mi ki vatan için önce yoksullar ölür

Su yürür dolanır geçer dağdibinde bırakıp obayı
Oğlan şehit olsun kız gelin nasıl Tanrı bu işini kanla görür
........... devamı >>
 
Mehmet Süreyya Timur
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


07.09.2008 18:48:00

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim