Antoloji.com
Baş Ayakları Hakir Görmüş... Şiiri - Dinçer Demirel
Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapŞiirEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResimAntoloji.comForumAntoloji.comNedir?Antoloji.comÜyelerAntoloji.comGruplarAntoloji.com Mesajlarım
Şair Dinçer Demirel Dinçer Demirel   (Şairin üye profili) bu nedir >>Popülerlik=5/5
Şiirleri  Resimli Şiirler  Forum  İstatistikler  Zevkler
 << Önceki ŞiirDinçer Demirel Şiirleri : 26/367Sonraki Şiir >> 

Baş Ayakları Hakir Görmüş...

Mertlik gider
Namertler egemen olursa her yere
Doğrular, dürüstler kıstırılır bir köşeye
Haramiler, katiller cirit atar her yerde

Hey gidi zalimler hey
Zulümleriniz arşı aşmışta göreniniz yok.
Milletin sabrı taşmışta haberiniz yok

Eli kanlı silahlı katiller şovlarda
Vatan haini bölücüler sokaklarda
Teröristler halaylarla karşılanmış içimizde
İhanet güçleri elele tutuşmuş birlik içinde

Demokrasi altına sığınmış nifakçılar
Nifakın adıysa demokratik açılımlar.

Ekmek kavgasında hak arayanlar yıkıcı
Doğruları söyleyenler yalancı
İşsizim diye haykıranlar kışkırtıcı

Peki, size göre nedir şu haklılık ölçütü
Yağcı, şakşakçı, yandaş olmak mı?
Yoksa önünüzde elpençe divan durularak
Kul köle mi olunmalı

Millet fakruzaruret içinde
Karanlık kör zihniyetler
Halkından kopuksa eğer
Gerçeği görmek istemez ve söyleyemezler

Evlerden yükseliyor feryatlar
Meydana dökülüyor ekmeği için insanlar

Kulaklar sağırlaşınca
Duymaz ağlayan aç bebelerin sesini
İşsiz babalar eve gelince
Bugün ne yiyecek çoluk çocuk diye soruyor anneleri

Sizlerin çocuğu hiç işsiz kaldı mı?
İşsizliğin, açlığın, soğuğun ne olduğunu bilir misiniz?
Acaba çocuklarınızın gelecekten umutlarını kestiği anlar oldu mu?
Bunların ne demek olduğunu sizler bilmezsiniz…

Çıkın o saklandığınız kabuklarınızın içinden de
Görün halkın asıl yaşam gerçeklerini…

Bildiğiniz en iyi işler
Her zaman ki gibi alışık olduğumuz içi boş vaatleriniz
Gündemi işgal eden hayali senaryolarla çizilmiş sözleriniz
Ve daha da önemlisi
Koltuklarınızın rengi,
Makam odalarınızın döşemesi
İthal lüks arabalarınızın sayısı, markası
Ha unutmadan geçmeyelim şu protokollerde ön saflara olan hayranlığınızı
Sayısını bilmediğimiz villalarınızı,
Çocuklarınızın o küçücük gemiciklerini, şirketlerini, holdinglerini
Biliriz kendinize olan dört dörtlük hizmetlerinizi…

Güzel kurmuşsunuz kendi şaşaalı dünyanızı
Değirmenin tüm suyunu kendinize akıtırsınız.
Millete gelince de hak getire…

Milleti nasıl uyutup sömüreceğinizin hesaplarını çok iyi bilirsiniz
Lafa gelince de tüyü bitmemiş yetim hakkından bahsedersiniz

Ocaklarda kaynamaz olmuş bomboş tencereler
Gerçekleri duyun, halkın halini görün diyeceğim ama
Dünyaya at gözlükleriyle bakanlar
Halkın sesine, ülke meselesine ne derece kulak verir ki

Zamlarla, vergilerle millete yapılan zulüm
Milleti bitirdi,
Silindir gibi ezip geçti
Ama gelin görün ki hesap nasıl hesapsa enflasyon düşük gösterilir

Halkından bihaber öfkeyle kürsülerden kükreyenler
Haklı hak arayışlarının adı sizce komploysa eğer
Kendi hayali senaryolarınızın adı nedir acaba…

Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış
Unutmayın köyün yalancı çobanını

Baş ayakları hakir görmüş
Hey ayaklar hey
Başı yükseklerde taşıyan sen,
Başın çilesini çeken sen,
Sonra da hakir görülen,
İtilip kakılan sen

Halkını bilmeyen Hakk’ı ne bilir,
Öfkeyle, tehditle, nefretle, kinle yürüyenlerde kendini bitirir.
 

Dinçer Demirel

 



(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Baş Ayakları Hakir Görmüş... adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..

 
 

Bu şiirin hikayesi:

... Yozgat’tan dönüş, kar, kış... Çankaya Köşkü’nün rahat ve sıcak salonlarına dönüşte Mustafa Kemal çevresinde-kilere şu hikayeyi anlatır: “Biz Harbiye’de öğrenci iken, okulun sobaları yanmazdı. Bütün kış, titreşir durur-duk. Nihayet bir gün arkadaşlar beni müdüre çıkarmak için seçtiler. Müdür, Zülüflü İsmail Paşa adında bir saray adamı idi. Müsaade aldık, huzura çıktık; önce Padişaha sonra müdüre dualarımızı arz ettik. Nihayet, maksada geldik, işi anlatmak istedik. Ama müdür, daha ilk cümlelerde kükredi: Ne soğuğu be nankörler! Padişah nimeti gözünüze dizinize dursun. Görmüyor musunuz? Sobalar nasıl gürül gürül yanıyor. Defolun bura-dan! Gerçekten, müdürün sobası gürül gürül yanıyordu. Müdür, buram buram terli-yordu, sıcaktan göğsünü bağrını açmıştı ve zannediyordu ki, bütün okulun sobaları da böyle yanar... Çocuklar, biz bu Çankaya Köşkü’nde, bazen, galiba bu Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi aldatıyoruz...” İşte Mustafa Kemal sadece gerçekçi değil, özeleştiriden çekinmeyen açık sözlü bir gerçekçi idi. Zaman zaman gerçekten, kendini çevresinde esen havaya kaptırmayan lider yoktur. Bütün liderlerin yaşamlarında bir an gelir ki, liderle gerçeklerin arasına, her liderin bilinç altında yaşayan beşeri içgüdülerinin hatta beşeri zaaflarının perdesi girebilir. Ama, gerçek lider odur ki, yapay olan, iğreti olan perdenin arkasında kalmaz ve eriyip gitmez. Noelle ROGER, Olaylar ve Atatürk, s.39 ******************************* Atatürk, sık sık memleketi dolaşan bir liderdi. Çiftçi ile, işçi, sanatkar, esnaf ile ko-nuşur; memleketin derdini arar bulur, meclise getirir, milletvekillerinden, bakanlardan hesap sorardı. İşte böyle yurt gezilerinden birinde Orta Anadolu’da tarlasında çift süren bir çiftçi ile karşılaşmıştır. - Kolay gele, bereketli ola ağa. - Allah razı olsun bey - Hayrola ağa, öküzün teki ne oldu? - Devlete borcumuz vardı bey, icra kapımızı çalınca çaresiz kaldık, koca öküzü satıp borcumuzu ödedik. - “Sağlık olsun ağa” diyerek konuşmasını kısa kesmiştir. Çiftçinin adı Halil Ağa idi. Atatürk’ün yanındakiler, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Salih Bozok, Kılıç Ali, Hüsrev Gerede, Emir Subayı Resuhi Bey, daha birkaç yakını vardı. Yürüyorlardı. Atatürk düşünceli idi. Salih Bozok’u yanına çağırdı. Salih, yarın sabah git, Halil Ağayı bul, bana getir. Benim kim olduğumu sorarsa, bizim bey seni bir kahve içmeye çağırıyor de. Ertesi gün Salih Bozok, Halil Ağa’yı bulmuş Atatürk’ün yanına getirmiştir. Atatürk ayağa kalkarak; “Buyur Halil Ağa” deyip bir sandalye göstermiştir. Zamanın başbaka-nı İsmet İnönü de salonda bulunuyordu ve olanlardan habersizdi. Atatürk Halil Ağa’ya dönerek: “Halil Ağa, anlat şu vergi işini bir daha” demişti. Halil Ağa, vergi borcunu, icrayı, satılan öküzünü tekrar anlattı. Atatürk kaşlarını çatarak, İsmet Paşa ve Şükrü Kaya’ya dönerek; “Arkadaşlar, biz İstiklal Savaşı’nı Halil Ağa’nın öküzünü icra yoluyla satalım diye yapmadık. Bu memlekette adaleti, vatandaşı böyle mi koruyacağız, gerekirse vergi borcu ertelenebilir. Köylünün çift sürdüğü öküzü elinden alınmaz.” Halil Ağa “Sen Atatürk Paşamsın galiba, beni bağışla, kusur ettim” diye yalvaracak oldu. “Sana güle güle Halil Ağa, sen bizim gözümüzü açtın” diye Halil Ağa’yı ayakta uğurlamıştı. Atatürk Türk Köylüsünün borcu konusunda çok titiz davranmıştır. Noelle ROGER, Olaylar ve Atatürk, s.41-42
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
10,0
(8 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
 << Önceki ŞiirDinçer Demirel Şiirleri : 26/367Sonraki Şiir >> 
Baş Ayakları Hakir Görmüş... Şiiri Hakkında;
Mehmet Getizmen 1: Duyarlılık adına yazılması gereken her şey var dizelerinizde, kutluyorum.
Rahime Kaya 1: Merhaba… şiiri gruba taşıdım…
ahıska42 YükselAkcum: Demokrasi altına sığınmış nifakçılar Nifakın adıysa demokratik açılımlar. yürek haykırmış bir kelam kutluyorum hocam günümüz manzaraları zamnında sahnedeydi ya bu millet illet olmaktan kurtulursa o zaman güzel olur yoksa feryadımız nahak gider
ahıska42 YükselAkcum: HER ANLAMDA ATAMIZIN IŞIĞINDA YÜREK SESİNİZ IŞIK SAÇSIN HOCAM UYUMASIN ARTIK BU MİLLET AMA İLLET OLDUYSA MİLLET DURUP DÜŞÜNMEK GEREK...
Nazan Yinanç 2: ...kutluyorum ....
Bu şiir hakkında yazılmış 25 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu?
Mehmet Şerif Ekici
Adnan Tonya
Alişahin 7
Ahmet Coşkun
Hasan Özden Torkul
Ümit Fatma Uçar
Salim Hurma
Burhan Güven
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Her Şey Sende Gizli  (Can Yücel)
4  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
5  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
6  Zindandan Mehmed'e Mektup  (Necip Fazıl Kısakürek)
7  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
8  Çile  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
10  Eğer  (Can Yücel)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
Anasır (Sıddık Ertaş)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2012. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Baş Ayakları Hakir Görmüş... Şiiri - Dinçer Demirel

Antoloji.com
23.05.2012 18:59:14  #.242#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Oyun  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#1336548 ##49861