Mertlik gider
Namertler egemen olursa her yere
Doğrular, dürüstler kıstırılır bir köşeye
Haramiler, katiller cirit atar her yerde
Hey gidi zalimler hey
Zulümleriniz arşı aşmışta göreniniz yok.
Milletin sabrı taşmışta
haberiniz yok
Eli kanlı silahlı katiller şovlarda
Vatan haini bölücüler sokaklarda
Teröristler halaylarla karşılanmış içimizde
İhanet güçleri elele tutuşmuş birlik içinde
Demokrasi altına sığınmış nifakçılar
Nifakın adıysa demokratik açılımlar.
Ekmek kavgasında hak arayanlar yıkıcı
Doğruları söyleyenler yalancı
İşsizim diye haykıranlar kışkırtıcı
Peki, size göre nedir şu haklılık ölçütü
Yağcı, şakşakçı, yandaş olmak mı?
Yoksa önünüzde elpençe divan durularak
Kul köle mi olunmalı
Millet fakruzaruret içinde
Karanlık kör zihniyetler
Halkından kopuksa eğer
Gerçeği görmek istemez ve söyleyemezler
Evlerden yükseliyor feryatlar
Meydana dökülüyor ekmeği için insanlar
Kulaklar sağırlaşınca
Duymaz ağlayan aç bebelerin sesini
İşsiz babalar eve gelince
Bugün ne yiyecek çoluk çocuk diye soruyor anneleri
Sizlerin çocuğu hiç işsiz kaldı mı?
İşsizliğin, açlığın, soğuğun ne olduğunu bilir misiniz?
Acaba çocuklarınızın gelecekten umutlarını kestiği anlar oldu mu?
Bunların ne demek olduğunu sizler bilmezsiniz…
Çıkın o saklandığınız kabuklarınızın içinden de
Görün halkın asıl yaşam gerçeklerini…
Bildiğiniz en iyi işler
Her zaman ki gibi alışık olduğumuz içi boş vaatleriniz
Gündemi işgal eden hayali senaryolarla çizilmiş sözleriniz
Ve daha da önemlisi
Koltuklarınızın rengi,
Makam odalarınızın döşemesi
İthal lüks arabalarınızın sayısı, markası
Ha unutmadan geçmeyelim şu protokollerde ön saflara olan hayranlığınızı
Sayısını bilmediğimiz villalarınızı,
Çocuklarınızın o küçücük gemiciklerini, şirketlerini, holdinglerini
Biliriz kendinize olan dört dörtlük hizmetlerinizi…
Güzel kurmuşsunuz kendi şaşaalı dünyanızı
Değirmenin tüm suyunu kendinize akıtırsınız.
Millete gelince de hak getire…
Milleti nasıl uyutup sömüreceğinizin hesaplarını çok iyi bilirsiniz
Lafa gelince de tüyü bitmemiş yetim hakkından bahsedersiniz
Ocaklarda kaynamaz olmuş bomboş tencereler
Gerçekleri duyun, halkın halini görün diyeceğim ama
Dünyaya at gözlükleriyle bakanlar
Halkın sesine, ülke meselesine ne derece kulak verir ki
Zamlarla, vergilerle millete yapılan zulüm
Milleti bitirdi,
Silindir gibi ezip geçti
Ama gelin görün ki hesap nasıl hesapsa enflasyon düşük gösterilir
Halkından bi
haber öfkeyle kürsülerden kükreyenler
Haklı hak arayışlarının adı sizce komploysa eğer
Kendi hayali senaryolarınızın adı nedir acaba…
Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış
Unutmayın köyün yalancı çobanını
Baş ayakları hakir görmüş
Hey ayaklar hey
Başı yükseklerde taşıyan sen,
Başın çilesini çeken sen,
Sonra da hakir görülen,
İtilip kakılan sen
Halkını bilmeyen Hakk’ı ne bilir,
Öfkeyle, tehditle, nefretle, kinle yürüyenlerde kendini bitirir.