Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

BAKIRE Konulu Şiirler - bakire Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "bakire" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "bakire" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. bakire Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

AYAK SESLERİ - II

-I-

Senden sonra tadı tuzu kalmadı hayatın..Hani öylesi vakit öldüren bir adam olup çıktım sonunda..Arada bir ayağıma takılan taşlar olmasa, ya da kulağıma gelmese kıyıya vuran dalga sesleri ne kendimin farkına varacak gibiyim ne sensizliğin..

Oysa ne kadar dün gibi her şey..Ne kadar yakın..Zannediyor ki insan, az sonra tenine bir dokunuş değecek, bir ses fısıldayacak eğilip kulağına “Seni seviyorum” diyen..Yüzüne bakıp sonra keyifle gülen bir tebessüm, damdan düşer gibi gelip yüreğinin tam ortasından vuracak..Oysa ne kadar dün gibi her şey..Yastığımın kokusu, duvarda asılı resim, penceremin ismini yazdığım buğusu, boşluğa düşen sesim…
........... devamı >>
 
Uğur Deniz Ülkegül
    
    
    

594  

BİYOGRAFİM..! ! !

I

Ben tarih kaleminin yazamadığı yerden Mülteci duygularımla geldim bu tarihe namelere sığmayan dört dilden hepinizi selamlıyorum, muhabbet ile
ben notası bestesi yapılmamış bir sözün arındırılarak yabancı kelimelerden yabancı yazılan cümlenin, yetim noktasında geliyorum. ve mahsun bülbülün kederli ıslığıyla ve gülün bülbüle olan sevdasıyla hepinizi selamlıyorum saygılarla

II
evvela; insanım
iki kolum iki bacağım ve daha uçurulmamış birde kellem var
Karakaşlı karagözlüyümdür ama yakışıklı olduğum söylenemez.
ne sağcıyım nede solcu harita metoduyla hiç aram yok
........... devamı >>
 
Halis Tekel
    
    

595  

EY GURBAN OLDUĞUM..

Ey gurban olduğum ismi güzelim
Zalimin eline kul etme beni.
Kadir kıymet bilmez olsada bir şah
El kiri maddiyet, pul etme beni..........Aşık Şahmedi

Seni seven canlar deminden içer
Sarhoş olur aklı serinden geçer
Gays mecnun olmuş sahrayı gezer
Aslıya Keremim kül etme beni.............Aşık Şahmedi

Aşık Şahmedimi üzersin niçin
Ettiğin hesapsız oluşmaz biçim
Alemi yaratan tüm Hakkı için
Muhanet altına çul etme beni.............Aşık Şahmedi
........... devamı >>
 
Gurbet Ozanlari Grubu
    
    
    

596  

İKİ MÜBAREK BAYRAM ARASI, BİRAZ DA DİNİMİZİ TAZELEYELİM… TAZELEYELİM DE ALLAH KABUL ETSİN!

Bir erkeğin, erkeklik uzvunun ucundan kesilmesi sünnet sayılırsa farz nedir. Bu bir araştırma konusudur bunu araştırmak için, bundan önceki içtihatlara bakmak gerekir. Sünnet penisin ¾ dünün kesilerek alınması ise, farz nedir. Bunu en makbul bilim adamı olarak ezberci bir din adamına sorduk ve bize hemen cevap verdi ki biz de penisin 4/4 alınması ile farz işleminin gerçekleştiğini öğrendik. Sünnet peygamberimiz tarafından tavsiye ediliyor, farz ise tanrının emri.
........... devamı >>
 
Mehmet Halil
    
    

597  

VERİN KİLİSE'YE GİTMEZ KİMSEYE

ANTOLOJİ’DEKİ PAPA SAVUNUCULARININ AFFINA SIĞINARAK

Daha önceki “”İncil Niçin Değiştirildi”” başlıklı yazımda İncil’in değiştirilme nedenlerini ortaya koymuştum. Kilisenin doğuşu ve ruhbanlığın tekamülünden sonra İncil’deki değişiklikler doğrultusunda Kilise icraatına başlamıştı. Bu hususta bazı kaynaklarda şu bilgiler yer almaktadır:
“Kilise zulme karşı ayaklanan, tağutlara karşı isyan eden kimseleri dinden çıkmakla ve Allah tarafından lanet edilmekle tehdit etmeye başladı.”
“Bir yandan da zulme karşı ayaklananları uyuşturmanın yollarını aradı. Şöyle ki, (Dünya hayatında zulme razı olmak, ahirette kendisinden razı olunmanın anahtarıdır.) demeye başladı. Diğer taraftan ayaklanan kölelere ve serflere şöyle deyip, uyuşturmanın yollarını aradı:”
........... devamı >>
 
Fikret Oğuztürk
    
    
    

598  

BERDEL

Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu’da evlilikler genellikle ya berdel usulü ya da görücü usulü ile olur. Bu her iki seçenek hem insanlığa hem de insanların duygularına ihanettir.
Hiç tanımadığınız biri ile karşılaşıp onunla bir ömür boyu hayat sürdüreceksiniz.
Birey olarak hiçbir seçenek hakkınız yok hakkınız gasp edilmiş iradeniz elinizden alınmış. İtiraz etme durumda da değilsiniz çünkü feodal yapının çarkında dönmek zorundasınız. Aile ekâbirlerin yani ana babaların dediği dedik. Aşklar sineye gömülür sevdalar laflarda kalır. Sadece uzaktan bakışlar, beğenmeler, biri birini isteme arzuları beyinlerde ölünceye kadar ahlarla oflarla geçer. Kader deyip gizli gizli ağlamalar sadece ruhlara teselli olur.
........... devamı >>
 
Atilla Adsay
    
    

599  

DEVAM EDİŞ

Yok edeceğim o görselliği, yok edeceğim bu dünya yüzünden, geri dönüşsüz yok edeceğim onu bu yüzeyden.
Ve yeraltına hızmalanan -zan altındaki manastır ile kendi özerk kutsal bakire- Kutsallar daha okumaya
Dualar başlayacak. Ama bir faydası olmayacak. İşleyen demir Sezar’ın ünlü kafatasında, ve onun parşömeninde
Zırhın metaliyle savaşın, ışıldamayacak. Duaya sığınan bir kuru kalabalık, netamesidir o tanındık beşiğin
Ki hasta olana ilaç verilir. Ama en güzeli iyileşmektir. Bir üzüntü, bir kahkahaya umut verici idiyse,
Gelen kahkaha ömür boyu deneyim devşirici ve en has haz vericidir. Yereceğim bilinçli saklı kalan maskeleri
........... devamı >>
 
Akın Akça
    
    

600  

BİR YASAK AŞK ÖYKÜSÜ (ÖYKÜ)

Üç yürüyen başladı konuşmaya; ancak ne konuştukları ne de yürüdükleri karanlığın hükmüne galip geliyor değildi. Biri siyah biri iri biri suskun ve de üçlünün üçü ölgün. Sesler titrek bir dalgalanmadan başka değil. Bir satır bile söylenmedik kalmamışken içlerinde, anlayamamak-anlatılamamak sancısı süründürüyordu ölü düşleri karanlığın zindanında. İlk söz 'ben' oldu ve ardı kırıldı yine yoklukta. 'ben' in tek başına anlamsızlığı sardı varoluşsuzluğu. Hiçliğin içinde yürüyen üçlem susmadı, bekli de susamadı ve bekli de sutsu da sustuklarına şahit olmadı henüz varolmamış varlık. Bu haldeyken birbirlerine baktılar olmayan gözleriyle ve baktılar karanlıktan ayırt edemedikleri beden hüzmelerine, beden dedikleri varlık yığını yaratılmamışken, gördüler diğerlerinin yaratılmışlığını ve sus oldu karanlık, mutlak sessizlik galip geldi şüpheye.
........... devamı >>
 
Mustafa Karalı
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.09.2008 21:49:17

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim