Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

AYDINLANMA Konulu Şiirler - aydinlanma Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "aydinlanma" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "aydinlanma" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. aydinlanma Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

73  

TERÖR ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ

Ülkemiz,nispeten sukunet içerisinde geçirdiği birkaç yıldan sonra korkarım,yakın geçmişte yaşadığı şiddet dolu yıllardan daha uzun süreceğini sandığım,yeni bir terör dönemine ayak basmış durumdadır.

Korkarım ki bu yazı bilimsel/deneme türünden bir yazı olacaktır.Okumaya başlayanlara sabırlar dilerim.

Terör’ün tanımı,halk’ı korku ve yılgınlığa sürüklemek suretiyle.....amaçlıyarak,diye başlayıp sürer gider.Bu şekilde pek çok tanım üretebilirsiniz.Ama bu tanım terör’ündar tanımıdır.Geniş anlamıyla terör; kişi,topluluk grup ya da devlet’in belirgin (önceden belirlenmiş) bir amaca ulaşmak için şiddet gösterisine girişmesidir.
........... devamı >>
 
İbrahim Balcı
    
    
    

74  

1.DİNİNİZİ EN GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE KORUYUNUZ......SAYFA İÇİNDE MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN DİNİMİZ HAKKINDAKİ YAZLLARI MEVCUT










Foto:ÇANAKKALE BAYRAM NAMAZI
........... devamı >>
 
Hasan Beyan
    
    

75  

AŞK DEVRİMCİDİR-DUYGUSAL AŞKIN TARİHSEL KÖKENLERİNE DAİR NOTLAR

Aşk Devrimcidir

Duygusal Aşkın Tarihsel Kökenlerine Dair notlar

Aşkın sonradan ortaya çıkmış bir olgu olması,onu reddetmemizi veya küçümsememizi gerektirmiyor.İnsan oğlunun onbinlerce yıllık evrim sürecinde bir takım insani özellikler ve onları üretip geliştiren koşullar zaman içinde ortaya çıkıp gelişmiştir.Aile kurumu,Devlet,sonra devletin kurumları neandrantel insanla birlikte var olmadı.S.N.Kramer Tarih Sümerde Başlar adlı alanında anıt kabul edilen yapıtında,İlk Açılan Okullar,İlk Rüşvet Olayları,İlk İkili Meclis,İlk Vergi İndirimi,İlk Nuh,İlk Aşk Şarkısı gibi yan başlıklar koyarak yapıtını oluşturur.Kuşkusuz buradaki “ilk”ler ilk değildir.İlk kez kullanılan yazının bize aktardığı ilk kanıtlanabilir olanlardır.Tanrıların öyküleri diyebileceğimiz mitolojik öyküler,ulusların yazıdan çok önceki zamanlarından bu güne ulaşmış olan destanlar,kısacası dünya halklarının söz yardımıyla kuşaktan kuşağa aktardığı tüm ürünleri,yazısız karanlık zamanlara ait yaşama biçimlerine ışık tutmaktadır
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    
    

76  

//..GÜNÜN SORUSU...TÜRK ŞİİRİN 'ALTIN ÇAĞI' HANGİ YILLARA DENK DÜŞER?

Bugünün şiirini belirlemesi, beslemesi ya da yön vermesi açısından Türk şiirinin “altın çağı” sizce hangi yıllara denk düşer?

________________________
________________________

Nesrin Cansever


Dilde ve biçemdeki gelişimi; Osmanlı Dönemi yadsınırsa doğru tespit edilemez düşündeyim. Hangi akımı öne çıkarsak, beğenimizi ortaya koymuş olacağız. Biraz daha uzaktan bakmak yararlı olur belki.
........... devamı >>
 
Şiir Perisi Grubu
    
    

77  

DOM DOM DOMBAY MUSTAFA

Değerli şeylerin önemini onu yitirdiğimizde kavrarız ya; ne zaman elektrik kesintisi olsa rahmetli ninemin Edison için “nur içinde yatsın” sözlerini anımsarım. Ninem böyle söylediğinde çocuk aklımla, “adam ampulü icat etmiş, niye karanlıkta kalsın ki? ..” diye içten içe sorgulardım.
Doğal ışık kaynaklarından tutun da gecemizi gündüze çeviren tüm aydınlatma gereçlerine kadar insanoğlunun aydınlanma serüvenini hep ilginç bulmuşumdur. Bazı kendi kendime çok şanslı bir insan olduğumu düşünmüşümdür. Şöyle ki: çocukluğumdan itibaren sırasıyla çırayı, yağ kandilini, gemici fenerini, gaz lambasını, ispirto ocağını, lüx dediğimiz likitgazı kullanmıştım. Lüx adı gibi çok lüx bir aletti. Ancak zengin diye nitelediğimiz insanların alıp kullanabileceği bir aydınlatma aracıydı. Ancak icadından 90 yıl sonra, 1969 yılında ampulle tanışabildim. 227 senelik matbaanın gecikmesine bakınca bayağı hızlı gelmiş diyerek teselli oluyorum. Çocukluğumda birinin bizi fark etmesi için ayna tutardık gözlerine..Şimdilerde laser denilen oyuncaklarla yapıyorlar bu işi…
........... devamı >>
 
Ahmet Zekai Yıldız
    
    
    

78  

EMPERYALİZMİN İNSANIN ANLAMA YETİSİNE VE DUYGULARINA SALDIRILARININ REDDİ-3

8-POSTMODERN DÜNYA POSTMODERN İNSAN


insanı tarihsel ve kültürel köklerinden kopartmak onu insanlıktan çıkartmaktır; kuşa çevirmektir.Küreselleşmenin bir başka anlatımla küresel imparatorluk planlayıcılarının,dünyayı sürüleştirme projesidir postmodernizm.Bütün doğruların inkarı.Postmodernizm ortalama okumuş bir insanın,okuyarak anlaması bile oldukça zor bir kavram.Zaten açıkça ilkeleri belirtilmemiştir.Okuyarak anlaşılması,ilkelerinin net olarak ortaya konulması gerekmiyor.Aslolan yaşanmasıdır.Farkında olmadan kendimizi içinde bulduğumuz,bir parçası olduğumuz bir bakış açısıdır.
aydınlanma çağıyla başlayan bilimin insanlığı mutluluğa savaşsız bir dünyaya vb götüremediğini bilimin güvensizliğini savunurken,postmodernizm bilimsel kanıtlar sınar,örneğin; kuantum' fıziğinin 'belirsizlik' kuramı ve Einstein 'in Relativite kuramına göre 'doğru' göreceli bir kavramdır.Durum böyle olunca,yaşamın tüm alanlarında doğru dediğimiz kavram,insan sayısı kadar çoğalır.Toplumların ortak değerleri,ahlak,kültür gibi kavramlar bütünlüğünü kaybederler.Parçalamak,emperyalizmin atmosferidir.Bölerek,sürüleştirmek.Anlayışların bozumu,nifak giderek karşıtlarını da yaratacaktır.Bütün gerçekler kurmacadır ve kültürler tarafından insanlkara kabul ettirilmiştir.Görüldüğü gibi oldukça ikna edici tezlerle ortaya çıkıyorlar.Postmodern yaşam ve insanı anlamak için,çevremize bakmamız yeterlidir.Anlaşılmaz bir kavram gibi sınuluyor ama basittir.Her dilden ama en çok amerikan dilinden vitrin yazıları.Ülkelerin kenfdilerinin belirlemediği kılıklar.Tuhaf karışımlar.Başına alman şapkası giyen nurma bıyıklı köylü imajı veya başını türbanla kapatan kotlu kız.Dizi filmlerdeki ülke gerçeklerine uymayan evler arabalar sokaklar kadınlar erkekler ,aşklar ve bunlara bakıp,onların ayrılıklarına ağlayan yoksul insanlar.Kendi değerlerini kaybeden,değersiz kalıyor ve önüne gelen değere sarılıyor.
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    
    

79  

BENCE İKİ UTANCIN TEKRAR EDİŞ ANATOMİSİ: “”BATI TAKLİTÇİLİĞİ”” 3 -yeni-

Bir yansıtılma ya da yansılama, bir benzetileme, bir örnekseme olan, bilinçli bilinçsiz taklit, adeta batı taklidi olarak, aşağılama ve küfür haline getirilerek; vurun abalıya dercesine bir değersizleştirme sorumsuz duyarsızlığı yaratılmıştır. Elinde hiçbir akıl koyuş ve üretiş gelmeyen kesimlerin, güya zeka pırıltısı ortaya koyuşlarının, bir meydan okuyuşu gibi olup çıkmıştır! Ya da, şu şuda bizim insanlığa armağan örnek kıldığımız taklit edilirliklerdir, diyecek bir çağdaş somutluğu örnek koyamamış oluşumuzun, ezikliğinin, dile vurum şeklidir. Ki ben bu çizgide olmaya bile eyvallah derim. Çünkü bu bir eleştirel süzen var oluş bilinç halidir. Bir kendi kendini dinleyiştir.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

80  

AŞKIN KATİLİ

Aşkın Katili


Aşk ve iktidar…Aşkın iktidarı…İktidar aşkı…İktidarda olanların ve olmayanların aşkı…Kölenin aşkı,efendinin aşkı…Güçlünün aşkı ve güçsüzün aşkı…Dindarın aşkı,dinsizin aşkı…Güzelin aşkı ve çirkinin aşkı…
Kuşkusuz,yaşadığımız dünyadan,zamandan,koşullardan,kişiliğimizden soyutlanamayacak bir duygudur o.Kuşkusuz zalimi mazluma,şeytanı meleğe,efendiyi köleye,köleyi efendiye çevirmiştir.Dindarı dinden çıkartmış,dinsizi imana getirmiştir.Kuşkusuz çirkini güzeller güzeli kılmış,korkağı dağlara çıkartıp şaki yapabilmiştir.İnsanoğlunun hala keşfetmeye çalıştığı sonsuz okyanustan başkası değildir.Bin yıl önce kangallar ve papatyalar nasıl açardı,arılar ve kelebekler nasıl konardı,göçerdi onların çiçeklerine; ki şimdi zamana uygun bir davranış değişikliği yapmadan aynı tutkuyla,aynı işlevlerini yapmaktadırlar.Aşk da bin yıl önce nasılsa aynıdır hep.Değişen insan,giderek insanlıktan çıkan insan,büyük bir tutku ve acıyla aşkın en saf,en aşk halini yaşamaya çabalamaktadır.Ne boşuna bir çaba; makineler aşkı nasıl bilebilir.Yaşama biçimi,davranışları,neyi seveceği,neye “güzel “ diyeceği başkaları tarafından belirlenen, aslında kendine yabancılaşmış insan nasıl sevebilir.Oysa aşk olmak için,kendi olmak gerekmez mi.Kendi olmadan aşk mı olur.Başka tutkuları için yaşamını araç yapanlar ne boşuna bir arayıştadır aşk yolunda.Akşama kadar kendisine televizyon ve her türden iletişim aracının sunduğu illüzyonları tutkuyla kovalayanlar, aşkı nasıl yakalayabilir.Yaşamını para kazanmak için,erk kazanmak için,egemenlik ve makam kazanmak için araç yapanlar; gece gündüz paraya,iktidar hırsına,makam sevdasına secde edenler için yaşam bir araçtan başka ne olabilir.Aşk nasıl geçsin onların dünyasından.Kendi istençleri ve istekleri,kendi canları,malları,makam ve mevkileri,kendi süslü yaşamları,kendi egemenlikleri,kibirleri,güzellikleri,yakışıklılıkları,”kendileri “ olanlar,”kendi” dışlarına çıkmayanlar,”ben” diyenler,benciller,istedikleri ahkamı kessinler ama aşka yolları düşemez onların.Kendinden dışarı çıkmayan,aşkın kapısına uğrayamaz.
........... devamı >>
 
Adnan Durmaz
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.09.2008 14:25:51

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim