ÂŞIĞIN GöNLü Mecliste bir kişi sevdayı sorsa
Diz kırıp önüne bakmalı âşık.
Çölde su arayan bir böcek varsa
Kaynayıp kırk yerden akmalı âşık.
Âşığın hatrına geldikçe Leyla
Çölleri yakmalı ah- u vaveyla
Gördükçe seveni, derde müptela
Kendi de dert bulup çekmeli âşık.
Nesimî’ler yeni baştan taransa
Dalkavuklar efendiye yaransa.
Pir Sultan’a nerde bir dost aransa
Fırlayıp ortaya çıkmalı âşık.
Kaderin yazdığı gelince başa
Âşık sitem etmez atılan taşa.
Pervaneler hasret çeker ataşa
Kaderine boyun bükmeli âşık.
Âşık gönlü böyle ılgın esmeli
Küsecekse öz nefsine küsmeli.
Kendi yarasına külü basmalı
Ahından Aslı’yı yakmalı âşık. |
| |
Ekrem Yalbuz |
| |
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
ÂŞIĞIN GöNLü adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
Bu şiirin hikayesi:
DOSTLARIN ÂŞIK/ ŞAİR HAKKINDA GÖRÜŞLERİ.
HER SÖZ GÜZELDİR VE YERİNDEDİR...
Şair!
Şair olmak; önce gönül işidir,
Kişi, kalbe sevgi atarsa olur.
Siniri, öfkeyi terbiye edip;
Her acıya tatlı katarsa olur.
Şair tanınamaz boyu-posuyla
İnsan dedirtmeli huyu-husuyla,
Bütün menfaati elin tersiyle,
Vakurla bir yana iterse olur.
Gönül yapmak gayesiyse güdülen,
Neticede karlı yolsa gidilen,
Ağu bile olsa ikram edilen;
Surat ekşiltmeden yutarsa olur.
Sevdadır aşığın hayat çıkısı,
İmandır sevdanın esas dokusu,
Yakup gibi; Yusuf’unun kokusu,
Burnunun ucunda tüterse olur.
Cehalet devrinde gömerken kızı,
Bağrına dolarken ince bir sızı,
Kızının dediği bir “baba” sözü,
Kulağında çın-çın, öterse olur.
İstersen dünyada yüzyıllarca kal,
İstersen ülkeler servetini al,
İstersen selamı sultanlara sal,
Gururun-kibirin biterse olur.
Laf, döner dolaşır, yerini bulur,
Olamaz dediğin, bakarsın olur.
Laf vardır savaşı yapmadan alır,
Bu minval düşmanı üterse olur.
Göz görür gerçeği, değilse deli,
Sultanı ardından yürütür veli,
Aziz Mahmut Hüdai’nin misali,
Pazarda ciğeri satarsa olur.
Durup, başkasını dürterek değil,
Hainin suçunu örterek değil,
Korkarak, tırsarak, ürkerek değil,
Düşmana eşkare çatarsa olur.
Topluma gelecek tehdidi görüp,
Atın kuyruğunu eliyle örüp,
Sonra kısrağını gazaya sürüp,
Yaz güneşi gibi batarsa olur.
Dergah alemine girip de eşsiz,
Kupkuru ekmeği yiyip de aşsız,
Kırk yıl düzgün odun taşıyıp, sessiz;
Yunus yatağında yatarsa olur.
Hem alp olmalıdır, hemi de eren,
Her türlü acıya göğsünü geren,
Vatan-millet için canını veren,
Şehitler yolunu tutarsa olur.
Şair gönül kapısını açmalı,
“HAKK” deyince kendisinden geçmeli,
Sözlerini ol Kudretten seçmeli,
Birlik deryasında yiterse olur.
KORKUT der; şairlik yüksek mertebe,
Var ise okulu, gidek mektebe.
Akıl, ruh ve beden bu fikre gebe,
Ömür de bu ilme yeterse olur.
Hasan KORKUT
|
| |
|
|
|
 |
|
|
| ÂŞIĞIN GöNLü Şiiri Hakkında; |  |
yaşamakgüzel65: harika ötesi olmuş hocam çok manidardı kutluyorum saygılarımla
|
 |
Meltem Onur: Gönül ehli bir şairi daha tanıdım, bütün şiirlerinizi beğeni ile okudum.
Tebrik ediyorum.
Selamlar.
|
 |
Perinur Olgun: Hıımm aşık böyle olursa Leyla ne yapmalı? Ne yapar? Onu da Peri yazsın::)))
|
 |
yaşamakgüzel65: Kaderin yazdığı gelince başa
Âşık sitem etmez atılan taşa.
Pervaneler hasret çeker ataşa
Kaderine boyun bükmeli âşık.
yüreginiz dert görmesin kutluyorum
|
 |
Hasan Korkut: Çok çok güzel,
tebrikler ediyor,
samimi dileklerimle
kutluyorum sizi.
Paralellik arzettiği için
şair adlı kalamamı
gönderiyorum,
elbette ki;
kabul ederseniz.
Şair!
Şair olmak; önce gönül işidir,
Kişi, kalbe sevgi atarsa olur.
Siniri, öfkeyi terbiye edip;
Her acıya tatlı katarsa olur.
Şair tanınamaz boyu-posuyla
İnsan dedirtmeli huyu-husuyla,
Bütün menfaati elin tersiyle,
Vakurla bir yana iterse olur.
Gönül yapmak gayesiyse güdülen,
Neticede karlı yolsa gidilen,
Ağu bile olsa ikram edilen;
Surat ekşiltmeden yutarsa olur.
Sevdadır aşığın hayat çıkısı,
İmandır sevdanın esas dokusu,
Yakup gibi; Yusuf’unun kokusu,
Burnunun ucunda tüterse olur.
Cehalet devrinde gömerken kızı,
Bağrına dolarken ince bir sızı,
Kızının dediği bir “baba” sözü,
Kulağında çın-çın, öterse olur.
İstersen dünyada yüzyıllarca kal,
İstersen ülkeler servetini al,
İstersen selamı sultanlara sal,
Gururun-kibirin biterse olur.
Laf, döner dolaşır, yerini bulur,
Olamaz dediğin, bakarsın olur.
Laf vardır savaşı yapmadan alır,
Bu minval düşmanı üterse olur.
Göz görür gerçeği, değilse deli,
Sultanı ardından yürütür veli,
Aziz Mahmut Hüdai’nin misali,
Pazarda ciğeri satarsa olur.
Durup, başkasını dürterek değil,
Hainin suçunu örterek değil,
Korkarak, tırsarak, ürkerek değil,
Düşmana eşkare çatarsa olur.
Topluma gelecek tehdidi görüp,
Atın kuyruğunu eliyle örüp,
Sonra kısrağını gazaya sürüp,
Yaz güneşi gibi batarsa olur.
Dergah alemine girip de eşsiz,
Kupkuru ekmeği yiyip de aşsız,
Kırk yıl düzgün odun taşıyıp, sessiz;
Yunus yatağında yatarsa olur.
Hem alp olmalıdır, hemi de eren,
Her türlü acıya göğsünü geren,
Vatan-millet için canını veren,
Şehitler yolunu tutarsa olur.
Şair gönül kapısını açmalı,
“HAKK” deyince kendisinden geçmeli,
Sözlerini ol Kudretten seçmeli,
Birlik deryasında yiterse olur.
KORKUT der; şairlik yüksek mertebe,
Var ise okulu, gidek mektebe.
Akıl, ruh ve beden bu fikre gebe,
Ömür de bu ilme yeterse olur.
Hasan KORKUT
Aksaray, 26.10.2010
|
Bu şiir hakkında yazılmış 24 adet yorumu okumak için tıklayınız. |
| |
| Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın: |
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
|
|
|
|
| Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? |
|
|
|
|