|
Bu şiirin hikayesi:
Yağmurlu bir bahar akşamında, Trabzon-Uzun Sokak'ta kalabalık arasında sarışın, minyon tipli, mavi gözlü, gizemli bakışlı bir kız dikkatimi çekti.Şiirde anlatıldığı gibi,arsız gözlerimin sözleri,o gizemli güzeli etkilemiş olmalı. Mavi karanlık gözlerinin içine düşercesine, ona merakla bakışımı, kendisine yıldırım aşkıyla vurulduğuma yormuş olmalı. Arsız bakışlarıma, çocukça bakışlarla karşılık verince, Karacaoğlan'ın, son demlerinde sevdiği, fakat kendisine değirmende 'Amca şu eleği verir misin? ' diye seslenen köylü güzeli karşısında, yaşlılık kompleksine kapıldığının tersine ben, gençlik psikolojisi içine düştüm. Ama hemen kendimi toparladım. Uçarı bir aşkın seline kapılmadım.O, gizemli sevgilimin görkemli güzelliğini göklere çıkartırken,ona, arsız bakışımın sözlerini ciddiye almamasını öğütledim. O anda, küçük sevgilimin gözlerine yaşlar doluştu, onun buğulu gözlerine bakarken, bu şiir oluştu.
Ahmet İNCE /
05.08.2010 /
Trabzon /
www.ozanahmetince.blogcu.com
|