FİRMALARIN
KALİTESİZLİK YARIŞI
-
Siemens cep telefonumu 21 gün önce servise verdim, hala bekliyorum.
(Almanya'dan yedek parça mı bekliyorlar :)
-
IKEA'dan aldığım mobilya IKEA'da nasıl mahsur kaldı?
Değerli dostlar,
Dünya çapında faaliyet
gösteren global firmaların Türkiye’ye gelmesini her ne kadar yerli
üretici ve servis sağlayıcıları zor durumda bırakacağı gerekçesiyle hoş
karşılamasak da, "global firmalar geldiklerinde daha kaliteli ürün ve
hizmet sunacaklar ve yerli firmaları da bu yönde zorlayacaklar"
şeklindeki varsayım ile bir yandan destekleriz.
Ama ne yazık ki, durum
bu şekilde değil. Bir çok dev firmanın ürün ve hizmet kalitesinin, "köşe
başı firması" diye küçümsedikleri firmaların kalitesinin çoook altında
olduğunu görmekteyiz.
Size son 1 ay içinde
başımdan geçen iki örneği sunmak istiyorum;
IKEA'DAN MOBİLYA ALINCA BAŞIMA GELENLER
Biliyorsunuz 16 Temmuz
günü yapılan düğün ile evlendim. (Size evlenme öncesi ve sonrası ile
ilgili görüş gözlem ve önerilerimi ayrıca sunmayı planlıyorum :)
Oturacağımız evin çok
geç boşalması nedeniyle bazı ev eşyalarını satın almakta geciktik. 12
Temmuz 2006 Çarşamba günü, Türkiye’nin en geniş mobilya mağazası olan
IKEA’da daha önce görüp beğendiğimiz birkaç parça mobilyayı satın aldık.
Bilmeyenler için; IKEA
bir İsveç firması ve İstanbul’da açtıkları dev mobilya mağazasında
satın aldığınız ürünler, size kutu içinde veriliyor. Bu kutuları
kendiniz eve götürüyor ve içinden çıkan parçaları birleştirip mobilya
haline getiriyorsunuz.
Kamyonetimiz olmadığı
ve satın aldığımız kutular da otomobile sığmadığı için, IKEA’nın ek bir
ücret ile sunduğu “Eve teslim” hizmetinden yararlanmak istedim. Eve
teslim bölümüne öğleden önce saat 12:00’de teslim ettiğimiz ürünlerin,
evimize 48 saat içinde getirileceği söylendi. Ücreti ödeyip eve geri
döndük.
“48 saat içinde”
ifadesinden, “bugün yetiştirebilirsek bugün, bugün olmazsa yarın”
şeklinde anlayıp, o sırada beni bekleyen diğer işlere koyuldum.
Ancak ertesi gün
(Perşembe) akşam saatlerinde (yani aradan 30 saat geçtikten sonra),
ürünler hala teslim edilmeyince, IKEA’nın eve teslim bölümünü (resmi
olarak farklı bir tüzel kişilik ancak, IKEA adına ve IKEA adıyla
faaliyet gösteriyorlar) arayarak ne zaman geleceklerini sordum. Aldığım
yanıt “Ürünleriniz yarın (Cuma günü, yani satın aldıktan 2 gün sonra)
teslim edilecek, saat veremiyoruz, size SMS göndereceğiz, kamyoncu ile
iletişime geçersiniz” şeklinde oldu.
Ürünleri o akşam alıp
gece saatlerinde kurma işlemini yapmak istediğim için; kendim bir
kamyonet kiralayarak gittiğim taktirde ürünleri depodan geri alıp
alamayacağımı sordum. “Bu mümkündür, gelecek olursanız bize teslim
ettiğiniz kutuları bizden geri alabilirsiniz” yanıtı aldım.
Bunun üzerine xxxx YTL
‘ye bir kamyonet kiralayıp IKEA’ya gittim, görevli kişi, “20 – 30 dk
beklemeniz gerekecek, kutular istiflenmiş durumda, sizinleri
çıkaracaklar” diyerek beklememizi söyledi. Yaklaşık 50 dk bekledikten
sonra, “kutularınız bizim kamyona yüklenmiş durumda, kamyon da
Silivri’de” denilerek ürünlerimizi veremeyeceklerini belirttiler.
Görüştüğüm depo
yetkilisi, “Kim size gelip eşyalarınızı almanızı söyledi. Görüştüğünüz
kişi firma adına yetkili bir şahıs mıydı?” şeklinde bir savunma yapınca,
firmanın broşüründe ilan edilen Müşteri Hizmetlerini arayıp “bir
yetkiliyi bağlayın” dedikten sonra, karşıma çıkan kişiden, “Firma Yetki
Belgesi ve İmza Sirküleri” istemeyeceğimi söyledim ama nafile.
Düğün öncesi günlerin
yoğunluğu içinde yaklaşık 2 saat zamanımı alan, boş kamyon getirip
götürerek maddi kayba neden olan; her şeyden önemlisi o kritik günlerde
keyif kaçıran bu olayın sorumlusunun kim olduğunu öğrenmeye çalıştım ama
boşuna.
Sonuçta, IKEA’nın o
sırada nöbetçi amiri olan bir beyefendi’ye ulaştım. Onunla tekrar eve
teslim bölümüne gittiğimizde yine hiçbir sonuç elde edemedim. En son
işittiğim söz, “Biz size 48 saat içinde eşyalarınızı evinize teslim
edeceğimizi söyledik, henüz 48 saat dolmadı. İsterseniz mahkemeye başvurun” oldu.
(Nitekim gerçekten de 47.saat içinde teslimatı yaparak yasal
sorumluluklarını yerine getirdiler.)
IKEA Nobetçi amiri,
benim ısrarlı talebim sonunda bu konuyu üstlerine bildireceğini
belirtti.
Ancak 2 gün sonra
kendisini aradığımda bu problemin hiçbir şekilde kayıtlara dahi
geçirilmediğini, sadece “müşteriye eve teslim süresi konusunda daha
açıklayıcı bilgi verilsin” şeklinde bir not düşüldüğü öğrendim.
Bu kez IKEA’nın üst
düzey müdürü ile görüştüm. Tüm bilgileri aktardım, konuyu takip edip
geri döneceğini belirtti ama tahmin ettiğiniz gibi hiçbir şekilde geri dönüş
olmadı.
GERÇEKLER:
- Benim kaybım;
Düğünden 3 gün önce, beni bekleyen onlarca iş dururken 2-3 saatimin
boşa gitmesi + maddi kayıp + keyfimin kaçması
- Sorumlusu: IKEA
Firması
- IKEA özür diledi
mi: Kesinlikle HAYIR.
- IKEA çözüm üretti
mi: HAYIR
- IKEA herhangi bir
şekilde kayıpları telafi etmeyi önerdi mi: HAYIR
- IKEA şikayetimi
araştırıp geri bildirimde bulundu mu: HAYIR
- IKEA’nın bana en
son tavsiyesi: Mahkemeye başvurun.
SONUÇ: Kendinize özel kamyonetiniz yoksa, IKEA’dan mobilya almayın.
SIEMENS CEP TELEFONUM ARIZALANINCA BAŞIMA GELENLER
Bundan 1 yıl önce satın
aldığım Siemens cep telefonu arızalanıp açılmayınca, Garanti kapsamında
tamir edilmesi için servise götürmek istedim.
Garanti belgesinde;
İstanbul’un tüm anadolu yakasında, SIEMENS’in sadece 2 adet telefon
tamir servisi bulunduğunu görmek şaşırttı.
1.8.2006 tarihinde
Siemens Çağrı Merkezi’nin 0216 579 71 00 nolu telefonunu arayarak en
yakın teknik servis merkezinin yerini ve telefonunu öğrenmek istedim. 15
milyonluk İstanbul’un yarısı için servis verecek olan 2 noktadan biri
olan TELESERVICE telefon onarım tic ltd şti’nin İstanbul’daki tek
noktası olan Altunizade’deki yerini önerdiler.
TELESERVICE firmasını
telefon ile arayıp Altunizade’nin neresinde olduğunu öğrenmek istedim.
Ancak, bu firmayı 3-4 kez aramama ve her seferinde en az 5 dk beklememe
rağmen, bunu soracağım bir insan ile konuşmak mümkün olmadı. Otomatik
operatörü bir türlü aşamadım.
“Herhalde santral
arızalı” diye iyiniyetli bir düşünce ile, kendi imkanlarım ile yerini
bulup gittim. Servisten içeri girdiğimde, “sadece telefonu servise
teslim etmek” üzere bekleyen onlarca kişinin sırada beklediğini görünce
durumu anladım. Bir sıra numarası alıp beklemeye başladım.
Tam olarak 50 dk sonra
sıra bana geldi ve telefonumu servise kabul etme lütfunda bulunarak beni
sevindirdiler.
Geri dönerken, bu
durumu telefonu üreten, Türkiye’ye ithal eden ve yasal olarak bu tamiri
yapmak zorunda olan SIEMENS’i arayarak durumu bildirmek istedim.
Ancak maalesef,
karşımdaki görevli, garanti kapsamında olmayan kaçak cep telefonu satan
satıcılar kadar bile nezaket içermeyen bir şekilde;
- “Telefonunuzun
tamiri süreci bizi ilgilendirmez.”
- “TELESERVICE
firmasının hizmetinin iyi ya da kötü olması bizi ilgilendirmez.”
- “Bu firmanın
işinin iyi ya da kötü yapması konusunda mutahap biz değiliz,
kendilerine baş vurun.”
- “Telefonunuzu
servise bırakmak için 50 dk beklemeniz normaldir. Gerekirse
saatlerce beklemek zorundasınız.”
yanıtlarını verdi.
Karşımdaki kişi SIEMENS
firmasının ulaşabileceğim tek şikayet noktasında görevli yetkili bir
şahıs olduğundan konuşmayı bu noktada kestim ve keyfimin daha fazla
kaçmaması için arkasını takip etmedim.
Teslim ettiğim telefon
hala tamir edilmediğinden, 12 Ağustos'da bu kez SIEMENS Cep Telefonları
internet sitesine yazdım, araştırıp geri döneceklerini belirttiler. 10
gündür bekliyorum. Bugün 22 Ağustos hala bir ses yok.
GERÇEKLER:
- Telefonu üreten,
Türkiye’ye ithal eden ve garanti kapsamında tamirini yasal olarak
üstlenen: SIEMENS Sanayi ve Ticaret A.Ş.
- Mağdur: Ben :)
- Telefonu sadece
servise bırakmak için servis merkezindeki bekleme: 50 dk
- Telefonun teslimi
üzerinden geçen süre: 21 gün
- Tamir edildi mi:
HAYIR. (Alabildiğim tek yanıt: "Telefonunuzun tamiri devam ediyor")
- SIEMENS firması bu
duruma ne diyor: Servisin iyi ya da kötü olması bizi ilgilendirmez.
Bu, servisi yapan firmanın sorumluluğudur.
SONUÇ: SIEMENS Cep Telefonunuz varsa ona çok iyi bakın, sakın
arızalanmasın :)
Buna benzer bir çok sorunu eminim siz de
yaşamışsınızdır. Bu tür sorunlar yaşadığımda genelde, kendime göre
değerli bulduğum zamanımı bu problemleri yaratan firmalar ve kişiler ile
konuşarak harcamak ve çalışma performasımı düşürmek istemediğim için
arkasını takip etmem. Sonuçta A liraya satın aldığım bir telefonun
servisi rezalet diye bir çok yere şikayet edip uğraşıp ilgilenip
harcıyacağım zamanın ve kaybedeğim moralimin karşılığı çok daha fazla.
"Değmez" diye düşünürüm. Anca örnek olarak bu
2 sorunu sizle paylaşmak istedim.
Selam ve sevgiyle..
Cengiz Ekrem Teymur
(Antoloji.Com)
|