Anlaşılamazsın Sen çatlak zamanlarımda vazgeçilmezimsin,
Kapanan ağızların dönüşsüz gidişisin,
Her kulun sürtündüğü ömür taşı gibisin,
Anlaşılamazsın yakınlardan, uzaklardan.
Sıcacık ismin bile buzullarda nahoştur,
Bir ömür; çalış, çabala hiç durmadan koştur,
Bir gün bakacaksın ki bu işin sonu boştur,
Anlaşılamazsın yakınlardan, uzaklardan.
Ürperirken, göz çukurlarına yaşlar dolar,
Dökülür birer, birer boşluktan hatıralar,
Rahatsızlık başlar, düşlerde solgun bakışlar,
Anlaşılamazsın yakınlardan, uzaklardan.
İmkânların, imkânsızlaştığı serin günler,
Saatin bile çaresiz kaldığı vakitler,
Seni bulamadığım, yabancı gurbetlikler,
Anlaşılamazsın yakınlardan, uzaklardan.
Geri gelmez, inatçı başıboş sensizlikler,
Duygusuzluğun tam doruğunda ki hüzünler,
Çaresiz ve umutsuz dolaştığın geceler,
Anlaşılamazsın yakınlardan, uzaklardan.
Sebepsiz kaldım, arayışların zirvesinde,
Sevinmesiz kavuşmaların, üst hevesinde,
Arkana bile bakmadan sessiz gidişinde,
Anlaşılamazsın yakınlardan, uzaklardan.
Kardelenlerin buluştuğu, bembeyaz dağlar,
Suların karı yardığı bir başka baharlar,
Cansız gidiş gelişlerde ki o çırpınışlar,
Anlaşılamazsın yakınlardan, uzaklardan.
Ölüm! Ölümüm ve ölümün içindeki giz…
İzmir – 25.07.2006 – 22.35 |
| |
Erdal Toygun |
| |
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Anlaşılamazsın adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
Bu şiirin hikayesi:
Anlaşılabilmesi ne mümkün.
Anlaşılabilmesi için yaşamak tek çare...
|
| |
|
|