Ankara'dan Ayrılırken Kırmızı Ne kadar da güzelmiş akşamleyin ağlamak
Her gözyaşı damlası bir rüya çeşmesidir
Böylesine içten mi bakarmış insana gök
Bulutları karadır unutulmuş bir tenin
Toprak desen, rengârenk bir yalnızlık, bin umut
Hıçkırmak, en vefakâr çiçeğin yaprağında
Bulmakmış o efsunlu yıldızını gecenin
Kırmızı önce bahar, sonra tahtında ömrün
Saba Melikesi’nin kıskandığı bir hayal
Kızılay’da kuşların bembeyaz kanatları
Karanlık dağıtmasın diye efkârımızı
İnletir Kocatepe önünde o kırılgan
Son koşuyu bekleyen doludizgin atları
Alevdir, Ankara’dan ayrılırken kırmızı |
| |
Nurullah Genç |
| |
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Ankara'dan Ayrılırken Kırmızı adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
Bu şiirin hikayesi:
Bir programım bitmişti ve Ankara'dan dönüyordum...Akşam olmuştu. Ufka baktığım bir anda kıpkırmızı gördüm onu. Günbatımını Ankara'da ilk defa böylesine kan renginde görüyordum...İç alemimde meydana gelen dalgalanma sonra bu şiire dönüştü...
Sevgilerimle...
|
| |
|
|
|
 |
|
|
|
|
| Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? |
|
|
|
|