Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ALISVERIS Konulu Şiirler - alisveris Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "alisveris" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "alisveris" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. alisveris Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

73  

HERŞEY OLDUK

Masum bir askin gozlerinde parlayan
amansiz bir korku,
Cinnet eşiginden gecmis haykirislarin seyrinde
katilin elindeki bicak.
Bir alisveris merkezinin sabirdan kuyrugunda
ihtirastan dirsekler,
İnfaz edilen bedenler uzerinde
meraktan bakişlar.
Yikilan enkazlarin altinda ganimet toplayan
kapkara eller.
Kalabalik yolculuklar icinde bedenlere dokunan
tacizden gözler
........... devamı >>
 
Cüneyt Yiğitsoy
    
    
    

74  

YALNIZLIĞIM

Alışveriş merkezinde oturuyorum
Her yer cıvıl cıvıl
Herkesin bir arkadaşı var
Bir ben hariç
Evet dostlar
Yalnızım yalnız
Hem de yapayalnız
Bir çift gülen göz
Bende isterdim
Bakıyorum etrafa
Herkes konuşuyor birbiriyle
Özellikle o çiftler yok mu
........... devamı >>
 
Ömür Esen
    
    

75  

PALTO VE MİSKETLER

Can her sabah olduğu gibi annesinin öpücükleriyle uyanmış, sadece bayat ekmek ve zeytinden oluşan, kahvaltısını çay yerine ılık su eşliğinde ettikten sonra boyacı sandığını sırtına vurarak yola koyulmuştu...Büyük alışveriş merkezlerinden birinin önünde herzamanki yerini aldığında, güneşte yavaş yavaş yükselmeye başlamıştı...Güzel bir gün olacak diye geçirdi içinden...Eğer beklediği kadar çok ayakkabı boyarsa öğleden sonra arkadaşlarıyla misket oynamayı düşünüyordu...Her şey beklediği gibi gelişti...Arife günü olduğu için, insanlar alışveriş merkezine hücum etmişler sanki birbirleriyle yarışıyorlardı...O gün herzamankinden daha çok ayakkabı boyadı ve daha çok para kazandı küçük Can. Artık misket oynamayı hak etmişti. Alışveriş merkezindeki misket satan dükkanlardan yırtık pantolonunun cebini dolduracak kadar çok misket aldı ve sandığını oradaki boyacı arkadaşlarına emanet ederek misket oynamak üzere mahalledeki arkadaşlarının yanına koştu. Bir kaç saat kaçamak yapmanın ne zararı var diye düşündü. Nasılsa tüm gün çalışarak kazanacağının beş katı kadar para kazanmıştı. O gün şanslı günlerinden biri olmalıydı. Zira misket oyunun da da en çok kazanan o olmuştu. Akşama doğru sandığını almak üzere alışveriş merkezindeki arkadaşlarının yanına gitti. Onlara emanet ettiği sandığını alıp tam evin yolunu tutmak üzereydi ki yaşlı ve temiz giyimli bir bey yanına yanaşarak, gel oğlum seninle biraz işim olacak diyerek onu şık mağazalardan birine götürdü. Annesi tanımadığı kişilerle konuşmamasını söylese bile o aldırmamış, bu temiz giyimli yaşlı beyden ona zarar gelmeyeceğini biri sanki kulağına fısıldamıştı..Yoksa diye içinden geçirdi küçük çocuk bu bey bana yeni elbiseler mi alacak...Aman Allahım..gerçekten bugün şanslı günüm..Her şey tahmin ettiği gibi gelişiyordu...Yaşlı bey önce şık bir pantolon gösterdi satıcı bayana, hemen çocuğa uzattı görevli, çocuk büyük bir sevinçle giydi pantolonu...Bir de gömlek geldi arkasından..Heyecandan eli ayağına karışıyor bir paçaya iki ayağını birden sokuyordu..Gömleğin düğmelerini kaç kez düzelttiğini hatırlamıyordu bile...Kısa bir süre sonra herşey tamamdı...Pantalon, gömlek, ayakkabı ve sıra paltoya gelmişti...Koyu renkte şık bir paltoyla kıyafet tamamlanmış çocuk aynada kendini görünce ne kadar uzun boylu ve güzel bir çocuk olduğuna hayret etmişti...Yaşlı adam da büyük bir keyifle geriye doğru kaykıldı...Bir daha bir daha baktı çocuğun üzerindeki giyisilere...Can eski pantolonun cebindeki misketleride alarak yeni paltosunun cebine koydu büyük bir zevkle...Az önce cebini şişiren misteketler bu geniş cepler içinde kaybolmuşlar gibi geldi ona..Mutluydu..Yarın bayramdı ve ilk kez bu kadar şık ve güzel elbiselerle çıkacaktı arkadaşlarının karşısına..Nasılda caka satarım diye düşünüyordu ki..yaşlı adamın sesiyle irkildi...Tamam yavrum..Artık eminim..Torunumda seninle aynı yapıda..Elbiseleri çıkarabilirsin..Bu giysiler sana olduğuna göre ona da olacaktır...Çocuk duydukları karşısında yaşadığı hayal kırıklığını üzerinden atmaya çalışarak soyunma kabinine doğru yöneldi...Üzerindekileri çıkarırken bir parçası da sanki orada kalmış gibiydi. Eski elbiselerini giyerek yaşlı adamın avcuna sıkıştırdığı birkaç kuruş bozuk parayla oradan ayrıldı...Hüzünlenmiş, kısa bir süre içinde olsa farklı olmanın hayali elinden alınmıştı...Sandığını vurdu sırtına..Eve gitmek üzere yola koyuldu...İlk kez fakir olmanın ne kadar acı olduğunu hissetti yüreğinde...Arkadaşlarının yanından geçerken onların sokak lambası ışığı altında misket oynadıklarını gördü, görmezden geldi.İçlerinden biri seslendi ona, Can gel haydi misket oynayalım...İşte o an hatırladı..Buruk bir şekilde cevap verdi onlara, oynayamam, çünkü misketlerim bayramlık paltomun cebinde kaldı...
Bazen sevdiklerimizi ödüllendirmek isterken ne kadar bencil davrandığımızın ve farkında olmadan bir başka sevgiye muhtac insanın/veya insanların kalbini nasılda kırdığımızı anlatan bir öykü sadece..
........... devamı >>
 
Hülya Topçuoğlu
    
    
    

76  

GÖKYÜZÜNDEN

çamlıca üzerine çıktım geceleyin
dallarına baktım sarkmış nar ağacının
dudakları dökülen bir kız geçti ardından
yanağında testere izi..
bir ev bacasından fışkıran kara sis
balkonda süpürge
ve afişi duvarında sinemanın
yol sarkmış
dağı sırtında görünce o filmde
gürültü kopar kadının koca ağzından
bağırır yavrucak anlamamış
geç kalmış belli
........... devamı >>
 
Arif Emrah Toyoğlu
    
    

77  

DÖNEMEYEBİLİRİM EVE

bir gün dönemeyebilirim eve
haberimi alırsın...
üzülme diyemem
elbette üzülürsün ama
dağlamasın hasret ateşi yüreğini
senden önce menzile vardığım için
sanma ki herkes ölür yatağında
belki de teslim olurum
yolda, işyerinde, otobüste,
ya da bir hipermarkette
alışveriş arabasının peşinde
modern kentliye yakışır şekilde
........... devamı >>
 
Mustafa Faikoğlu
    
    
    

78  

ARKADAŞ

Bir arkadaşlık başlamış
Intrauterin dönemde
Dokunmuşlar birbirlerine
Fetus ile anne
Kanın en sıcak eliyle

Bir bedende iki can
Biri birine o kadar bağımlı ki
Göbek bağından da öte
Bir o kadar bağımsız ki
Nasıl anlatsam bilmem

Uteroplasental ünite kurulmuş aralarında
Sınır kapısında pazar yeri adeta
Ahenk içinde bir alışveriş
Kontrollü bir karmaşa
Pazarın orta yerinde
Plasental trofoblastlar
Haykırıyor biz yabancı değiliz diye
........... devamı >>
 
Gaffar Karadoğan
    
    

79  

ZENADIK

Niyetin ne açık olda bilelim
Saklanırsan seni nasıl bulalım
İblis ile alışveriş yaparsın
Söyle seni hangi safha koyalım

Sazın yokki sana üstad diyelim
Aşçı olsan yemeğini yiyelim
İnsanlara sokuyorsun hep nifak
Senin gibi cübbeyemi girelim

Kırılgandır müslümanın yapısı
Kilitleme açık kalsın kapısı
Çekilsene ALLAH ile aramdan
Sendemidir cennetimin tapusu

Avez midir bu yazdığım baksana
Ayzan gibi yatıyorsun kalksana
Ali-makam anlar söylediğimi
Batarlığı üzerinden atsana
........... devamı >>
 
Ayhan Faruk Gökçül
    
    

80  

SEN OLSAN YETER ANNEM

canım annem
telli küçük bir mutfak dolabın vardı hani
raflarında dantel örtüler
içinde çinko tabaklarla
duvarda asılı duran

bir de büyük su küpü
tezgah altında duran
ve içme suyumuzu koruyan

en önemli eşyalarındı
kendin kadar temiz tutardın
onları her zaman

önce telleri yırtılan mutfak dolabını attın annem
formika kaplamalı
dört ayaklı
iki raflı
içi aynalı
raylı camlarında lale desenli
yandan iki çekmeceli
küçük bir büfe aldın mağazadan
........... devamı >>
 
Hüseyin Kekiç
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


05.09.2008 18:52:51

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim