Alak Durmadan anbean dolar boşalır,
Sihirli yalnızlık sarar herkesi.
Bir mekân bir başka mekânı alır
Kesilir ötede ağıtın sesi.
Sükûtu zorluyor ürperten sesler,
Gel artık seyreyle bu hıçkırığı.
Yan yana dizilir cansız kafesler,
Kafes canı görmez canda çarığı.
Makam rütbe şöhret her şey son nokta,
Dört biryan akıyor dönüş yerine.
Kuşkusuz bu dönüş öğüt “alak” ta,
Zaman mekân insan, yârdan yârene.
01.09.09 Bursa |
| |
Ömer Ekinci Micingirt |
| |
|
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alak adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz.. |
| |
|
| |
|
Bu şiirin hikayesi:
96 - Alak
Mekke döneminde inmiştir. 19 âyettir. Sûre, adını ikinci âyette geçen
|
| |
|
|