Antoloji.com

Ahilik Haftası Şiiri - Fikret Gürsoy

Şiir
Antoloji.com ŞiirKitapcEtkinlikler cŞarkılar cResimcForumcNedir?cÜyelercGruplarc Mesajlarım
Fikret Gürsoy   (Şairin üye profili) Şair bu nedir >>Popülerlik=4/5
Hayatı  Şiirleri  Resimli Şiirler  Forum  İstatistikler  Zevkler 
 << Önceki ŞiirFikret Gürsoy ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Ahilik Haftası

Ekim ayının ikinci haftası, ahilik haftasıdır
Yoksul olmak, çalışmayanların hep hatasıdır
Osmanlıda ahilik, kardeşliğin diğer sahasıdır
Miskin oturanın, çalışmamak onun yaftasıdır

Ahilik, birliğin, kardeşliğin, dürüstlüğün adıdır
Dürüst olmayan esnafın, kalbi daima çok katıdır
Durmadan çalışanların, denizdeki onun yatıdır
Osmanlıdan, ahilik esnaf kardeşliğini alan, batıdır

Mesleğinde uzmanlaşmayanların pabucu, atılır dama
Kabadayılarının kuşağında, bulunur daima bir kama
Çok çalışan esnafın dizinde hep olur, bir renkli yama
Terziler diktikleri elbiseleri, takar ağaçlardan çama

Ahilik haftasında, bütün esnafın bayramı kutlu olsun
Mesleğinde hilekâr davranan esnaflar ise, kahrolsun
Bütün esnaflarımızın kalbine, ahilik ilhamı dolsun
Atalarımızdan miras kalan, ahilik haftasına hamdolsun


17.10.2010
Fikret Gürsoy
ARAŞTIRMACI-YAZAR-ŞAİR-PROGRAMCI
 

Fikret Gürsoy

 
SİZCE BU ŞİİR NE HAKKINDA Şiiri Etiketleyin Nedir?


(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Ahilik Haftası adlı şiirde hata varsa lütfen buraya tıklayarak bize bildiriniz..
 
 
 

Bu şiirin hikayesi:

Cumhuriyetimizin kuruluşunun yetmiş sekiz, Osmanlı devletinin kuruluşunun yedi yüz ve Türklerin Anadolu'yu yurt edinmelerinin bininci yıl dönümünü kutladığımız bu yıllar bize Türk tarihinin en önemli kurumu olan Ahiliği hatırlatmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti 75 yıl önce Osmanlı'dan devir aldığı yönetimi, Osmanlı da 700 yıl önce Anadolu Selçuklu devletinden almıştı. Anadolu Selçuklu devleti de Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun bir parçası olarak bu topraklarda yaklaşık bin yıl önce kurulmuştu. Görüldüğü üzere 1000 yıldır Türkler Anadolu toprakları üzerinde yaşamaktadır. Türklerin tarihi aslında bin yıl ile sınırlı değildir. Bilinen en eski insanlık tarihine kadar uzanır. Oğuz Hanlığı, Uygur devleti, Göktürk devleti, Hun devleti M.Ö. 4000 yıldan beri, devletini ve kültürünü yaşatmaktadır. Dünyamızda bu süre içerisinde birçok devletler kurulmuş, kültürler yaşamış, bunlardan birçoğu yıkılmış ve kaybolmuşlardır. Türklerin altı binyıldır tarih sahnesinde oluşunun önemli bir sebebi kültür değerlerini korumalarından ileri gelir. Bu kültür değerlerinin özü Ahilik Kültürü biçimine dönüştüğü XI. yüzyıldan sonra yeni bir anlayışla devam eder. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bu konu üzerinde hassasiyetle durmuş ve Ahilik Vakfının tertip ettiği bir Şed Kuşanma töreninde Ahilikle ilgili veciz bir konuşma yapmıştır. Bu konuşmasında, '...Bin seneye yakın bir zamandır Anadolu kıtasının sahipleriyiz. Bir büyük medeniyetimizin olduğunu bu medeniyetin birbirinden güzel, birbirini tesiri altında bırakmış hazinelerinin bulunduğunu biliyoruz. Öyle olmasa zaten bu kadar uzun süre bu kıtaya hâkim olunamazdı...' demiştir. Tarih boyunca Türkler daima iyiyi güzeli aramışlar ve bulduklarında da tereddüt etmeden almışlardır. Türklerin İslamiyet’e geçmeden önceki kültür değerleri bile bugün birçok ülkede görülememektedir. Tarihi araştırmalarda o dönemde insan haklarına saygı, kadının toplumdaki saygın yeri, misafirperverlik, bir tehlikeye karşı birlik oluşturmak, dayanışma, yardımlaşma gibi birçok insani değerlerin bugünkü tabiri ile evrensel değerlerin mevcut olduğunu görüyoruz. Türkler bu değerler ile mücehhez olarak çağın en yüksek medeniyetini kurmuşlardır. Dünyada pek çok dinler, inançlar ile karşılaşan Türkler bazılarını denemişler fakat kendilerine en uygun gelen İslam dinini kabul etmişlerdir. Bu dini seçerken hiçbir zorlama, hiçbir baskı yapılmamış kendi istekleri ile bu yüce dine geçmişlerdir. Ahilik tüm bu değerleri kaynaştıran ve hayata geçirilmesini sağlayan bir yeniliktir. Türklerin 'Rönesans”ıdır. Ahilik anlayışı, toplumda yaşayan fertleri birbirine yaklaştırmak ve aralarında dayanışma kurulmasını sağlamaktır. Bir toplumda birlik ve dayanışmayı sağlayan en önemli unsur müşterek değerlerin korunması ile mümkündür. Türklerin Anadolu'da bin yıldan beri varlığını sürdürmelerindeki sır Ahilik anlayışı içerisinde bu değerlere saygı göstermeleridir. Bu anlayışa göre din, dil, ırk farkı gözetmeksizin herkese eşit muamele yapılmıştır. Bir toplumda sosyal tabakalaşma olabilir. Kimi zengin, kimi fakir olabilir; fakat ikisi arasındaki fark fazla olmamalıdır. Ahilik zenginliğe karşı değildir. Çalışmak ve üretmek, alın teri ile kazanmak Ahilikte bir ahlak kuralıdır. Bunun için herkesin mutlaka bir mesleği ve işi olmalıdır. Ahilik, halkın sırtından geçinenlere, bir köşeye çekilip miskin miskin oturanlara karşıdır. Ahilikte iş ve meslek ahlakı, kabul edilmesi mecburi kurallar haline gelmiştir. Kendinden önce başkalarını düşünmek ve kollamak, hak ettiğinden fazlasını istememek, kanaat ve tevazu ölçüleri içerisinde 'hırs' ve 'tama' dan uzaklaşmak, kendi yeteneğine uygun bir işle meşgul olmak, sanatını mutlaka bir 3 üstat dan öğrenmek ve birliğin, beraberliğin korunması için dayanışma içerisinde bulunmak ahiliğin mutlaka uyulması şart olan ahlak kaideleridir. Bu kaideler, Ahileri tekke ve türbelerde çöreklenerek, el açıp halkın kutsal duygularını sömürerek onların sırtından bedava geçinen asalak zümrelerden ayıran farklardır. Ahiler yeniliğe açık insanlar olup, halka sanat, meslek ve genel bilgiler öğretmek için var güçleriyle çalışırlar. Bu bakımdan Ahiliğin eğitimcilere ışık tutacak önemli özellikleri vardır. Ahilik sisteminde, işyerinde çalışanlar ile çalıştıranlar arasında pek fark olmadığı gibi aralarında baba-oğul ilişkileri vardır. İşyeri aynı zamanda sanatın ve ahlakın öğretildiği bir okuldur. Burada üretilen mal, belli bir ihtiyacı karşılayacak şekilde kusursuz ve tam olarak üretilir. Emeğin karşılığı çalışanının alın teri kurumadan ödenir. İşyerlerinde çalışan ve çalıştıranlar dayanışma içerisindedir. Bu uygulama emek ve sermaye'nin barışık olduğu bir model oluşturur. Günümüzde toplam kalite, müşteri beklentileri, tüketici korunması, standart üretim gibi kavramların önemi yeni yeni anlaşılmaya başlanmıştır. Bugün kaliteli üretim için başvurulan ve Toplam Kalite Yönetimi dediğimiz tedbirlerle tüketicinin daha ucuz, daha kaliteli mal alma imkânı doğmuştur. Ahilik sisteminde bir malın üretimden tüketicinin eline geçene kadar üretimin her safhası bütün çalışanların sorumluluğu altındadır. Çıraklar, kalfalar ve ustalar hep birlikte malın kalitesinden sorumludur. Ayrıca oto kontrol sistemi ile malın kalitesi sürekli denetlenir. Bugün de toplam kalite yönetimi kapsamında kalitede mükemmellik, verimlilik, hatasız üretim, kalite güvenliği, ülke ve uluslararası standartlara uyum, ISO 9001, tüketiciye cevap verme hattı, tüketici tatmini gibi konular henüz yeni yeni işyerlerinde gündeme gelmeye başlamıştır. Üretime katılan her kademedeki personelin eğitimi, işletme içi tüm personelden faydalanma, tam kapasite çalışma gibi tedbirler yanında işyerinde her türlü üretim ve hizmetlerden işyeri çalışanları sorumlu 4 tutulmaktadır. Ahilik düşüncesinin kurduğu Ahi Birlikleri'ni batıdaki ve doğudaki benzer teşkilatlardan ayıran özellik, din adamlarının da devlet adamlarının da Ahiler üzerinde herhangi bir etkisinin olmayışıdır. Bunun sonucu olarak Ahilik sivil toplum kuruluşlarının en eski bir modelidir. Ahiler, daima toplum yararına hizmet yapmışlardır. Bugün görülen bazı sivil toplum kuruluşları gibi halkı bölmemişler, halka ve topluma zararlı faaliyetlerde bulunarak, yalnız kendi üyelerinin menfaatini korumamışlardır. Bugün sivil toplum kavramı, demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmekte ve resmi otoritenin karşıtı bir örgütlenme olarak algılanmaktadır. Devlete karşı gelmek, devletin kurumlarını tahrip edenlerden yana gözükmek, sırf demokrat gözükmek için bu kurumlara destek vermek Ahiliğe ters düşer. Devlet olmaz ise sivil toplum kuruluşunun da olamayacağını bilmemek en büyük cehalettir. Sivil toplum kuruluşlarının görevi halkın ihtiyacı ve mutluluğu için devletle beraber devlete yol gösterici olmaktır. Ahilerin kendi üyeleri ile devlet ve toplumdaki fertler arasındaki ilişkilerde daima 'demokratik ve laik' anlayış hâkim olmuştur. Ahiler seçmede, seçilmede ve idarede tamamen demokratik bir sistem içinde yaşarlardı. Keyfilik, şahsi ihtiras ve emellere kesinlikle yer verilmezdi. Teşkilatın hak ve adalet ölçülerine riayet ederek toplumda saygın bir yer kazandıkları ve topluma hizmette kusur etmedikleri, devletle halk arasındaki koordinasyonu sağladıkları için, Ahi başkanı devlet başkanının ayağına gitmemiş, devlet başkanı Ahinin ayağına gelmiştir. Fransa'da, otoriter yapıyı yumuşatmak ve yönetimle vatandaş arasındaki ilişkileri iyileştirmek üzere on beş yıl önce kurulan 'Ombudsmanlık' kurumu Avrupa Birliği anlaşmasında ele alınmıştır. Topluluk üyesi ülke vatandaşlarının yeni sisteme entegrasyonunda otorite ile halk arasında doğacak anlaşmazlıklarda arabulucu rolü oynamak, ortaklık kurumları arasında güven ilişkilerini güçlendirmek, ayrıca vatandaşın şikâyetlerini 5 kabul ederek ortaklık kurumlarının demokratik işlemesini sağlamak amacı ile 'Avrupa Ombudsmanı' kurulmuştur. Bu kurum aslında 1809 yılında yöneticiler ve yargıçlar hakkında yasal soruşturma yapmak üzere İsveç'te kurulan Ombudsmanlık kurumunun bir devamıdır. Dünyamızda yaklaşık yüz yıl önce kurulan ve Avrupa Birliği'ne örnek bir kurum olarak yaşatılan, bizim de belki her şeyde olduğu gibi kötü bir taktikçilikle Avrupa'da var diye hemen bu senenin başında ithal ettiğimiz bu kurumun daha orijinalinin yeni yüz yıl önceki Ahilik sisteminde mevcut olduğunu bilmiyoruz. Almanya'nın kalkınmasında, Sanayi üretim birliklerinin önemli rolü olduğu, bu birliklerin eğitim ve teknik eğitime büyük önem vermelerinden, araştırmalarla elde edilen buluşların üretime uygulanmasından, bankaların bütün kaynakların sanayi emrine verilmesi ve devletin, yönetici yüksek memurlarının bu birlikleri desteklemesi sayesinde Ortaçağ geriliğinden kurtularak kısa zamanda büyük ve zengin bir ülke haline geldiği bilinmektedir. Benzer uygulama Osmanlı'daki Ahi Üretim Birlikleri'ndeki eğitim sistemine, orta sandıklarını sanayi emrinde kredi kuruluşu olarak hizmet verilmesine benzemektedir. Nitekim Almanya'ya Sanayi Birliklerini tetkik için giden bir heyetimizin Alman kalkınmasının sırrının ne olduğuna dair sorusuna bir yetkilinin cevabı 'Siz buraya boşuna gelmişsiniz. Eğer dört yüz yıl önceki Osmanlı'daki Ahi Üretim Birliklerini incelemiş olsaydınız, bizim nasıl kalkındığımızı öğrenirdiniz.' olmuştur. Gazeteci Yazar Hasan Pulur'un 21.08.1992 tarihinde Olaylar ve İnsanlar köşesinde 'Almanların mesleki eğitim sistemlerine yüzyıl önce, Osmanlı'daki Ahilik sistemini örnek aldıklarını' yazmıştır. Japon sanayileşmesi, vazife şuur'u ve iş ahlakının samurayların geleneksel değerleri ve Konfüçyüs’ün felsefesine dayandırılması sonucu elde edilen başarılarla gerçekleşmiştir. Japon Sanayi Birlikleri, Alman Sanayi Grupları Birlikleri'nin sistemini alarak kendi gelenekleri ile birleştirmek suretiyle kalkınmışlardır. Aynen Alman Sanayi Birlikleri'nde 6 olduğu gibi gençleri sıkı bir iş disiplini ve güçlü bir ahlak eğitim vererek yetiştirmişlerdir. Japonya'da işçi işveren arasındaki münasebetler aynı ailenin iki ferdi arasındaki münasebete benzer. Birbirine saygılı ve dayanışma içerisindedirler. İşyerinde tam dürüstlük, ahlaklılık ve özveri ile çalışmak her Japon gencinin ideali olmuştur. Ülkesi için çalışmayı her şeyin üstünde gören bu zihniyet Japon kalkınmasının en önemli dinamiği olmuştur. Bu bilgiler ışığında Japonların kalkınmasında, Ahiliğin temel kaidelerini oluşturan benzer değerler etkili olmuştur diyebiliriz. Ülkemizde yeni yeni kurumsallaşan Rekabet Kurulu, Patent Enstitüsü, Kosgeb, Reklâm Kurulu yanında Ticaret ve Sanayi Odaları, İşçi ve İşveren Sendikaları, Kooperatifler, Esnaf Odaları, Belediye, Bağ-Kur gibi sosyal hizmet veren kurumlar Ahilik sisteminden günümüze yansıyan kuruluşlardır. 2000'li yılları yaşadığımız şu günlerde, Ahiliğin ahlak ve çalışmaya ait prensipleri kısaca Ahilik felsefesi, dünyamızda ilerleyen toplumların modeli olacaktır. Bu görüş bir kehanet değildir. Bugün nasıl ki kalkınmış birçok ülkede Ahilik prensiplerinin izlerini görüyorsak, yarın da ilerlemiş toplumların yükselmesinde Ahilik ilkelerinin, önemli rol oynadığı görülecektir. BASINDAN
 
 
Bu şiiri Antolojim'e ekleyeceğim
Bu şiiri bir arkadaşıma göndereceğim
E-kart olarak gondereceğim
Şiire puan vereceğim

puan
7.0 10
(66 kişi)

 

yaz | oku

 

Facebook'ta
Bu Şiiri Paylaş
 
 << Önceki ŞiirFikret Gürsoy ŞiirleriSonraki Şiir >> 
Ahilik Haftası Şiiri Hakkında;
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:
 
KALBİMDEKİ KRALLIK: ŞİİR YÜREĞİN GÖRÜNÜR İFADESİDİR ŞİİR ŞAİRİN YÜREK SESİDİR Dost yürekten dökülen dizeleri zevkle okudum KUTLUYORU

1 person liked.
1 person did not like.
AZAD EYLE YA RAB: Merhaba Fikret Bey, Şiiriniz beğeni ile okudum.ahilikle ilgi aktardığınız yazı için teşekkür ederim.Ben de Size bir yazı yolluyorum. AHİLİK HAFTASI' KUTLAMALARI BAŞLADI Mardin’de 11-17 Ekim Ahilik Haftası çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı. Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Doğan Gazan’ın Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtına çelenk koymasıyla başlayan törene Vali Yardımcısı Turan Erdoğan, yılın ahisi seçilen 77 yaşındaki esnaf Faysal Döneray, oda başkanları, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Doğan Gazan, 77 yaşındaki Esnaf Faysal Döneray’ın 7 yaşında esnaflığa ilk adımını attığını ve 70 yıllık bir esnaf geçmişine sahip olduğunu bu nedenle yılın ahisi olarak seçildiğini söyledi. Ahilik hakkında bilgi veren Gazan, Ahilik kültürü ve felsefesinin toplumsal yaşamın ortak paydası olan insanı esas aldığını ve insanlar arasındaki ticari ve toplumsal ilişkilerde dürüstlük, güvenilirlik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme, saygılı, şefkatli, cömert ve güler yüzlü olma ilkeleri esas alınmış bir yaşam tarzı olduğunu söyledi. Ahilik kültürünün temelini alın teri, helal kazanç ve doğru sözlü olmak olduğunu söyleyen Gazan “ Ahilik Arapça bir sözcüktür. Osmanlıdan “Ahi” den yani kardeş anlamından gelir. Kelime olarak “AHİ”, “kardeş, cömert, yiğit” manasına gelen Ahilik kültürü ve felsefesi, toplumsal yaşamın ortak paydası olan insanı esas almıştır. İnsanlar arasındaki ticari ve toplumsal ilişkilerde; dürüstlük, güvenirlilik, iş ve meslek ahlakına saygı, hak ve hukuka riayet etme, saygılı, şefkatli, cömert ve güler yüzlü olma ilkeleri esas alınmış ve bu insani değerler toplum tarafından bir yaşam tarzı olarak ta benimsenmiştir. Amacımız; Ahilik ilkeleri ışığında, kaliteli mal ve hizmet üreten, kendini yenileyip geliştiren, yaratıcı, esnaf ve sanatkârlar yetiştirmektir. Ahilik sisteminde işyeri sanatın ve ahlakın öğretildiği bir okuldur. Birlik olarak da bizlerin amacı, unutulmuş toplumsal genetik mirasımız olan bütün bu yeteneklerimizi tekrar harekete geçirebilmektir. Böylelikle, ayakta durabilmek için kendine güvenen gençler, çıkar peşinde koşmayan vatandaşlar ve doğru olmayan yollara ve yöntemlere sapmayan işletmeler var olabilecektir” diye konuştu. Gazan, ahilik haftası kapsamında hafta boyunca ilçelerin esnaf ve sanatkârlar odalar birliklerini ziyaret edeceklerini ve Şed Kuşanma Töreni ile ilin ahisi olan Faysal Döneray’a ödül verileceğini sözlerine ekledi. Vali Yardımcı Turan Erdoğan da Ahilik Türk tarihinin bir kültürü olduğunu bunun yanında, toplumda yaşayan herkesi birbirine yaklaştıran, kaynaştıran, dost edindiren ve dayanışma kurulmasını sağlayan bir olgu olduğunu söyledi. Ahilik Haftası Etkinlikleri Vali Hasan Duruer’in Perşembe günü işadamı ve esnafa vereceği sohbetli akşam yemeği ile devam edecek. VEHBİYE YERSEL

0 person liked.
1 person did not like.
AZAD EYLE YA RAB: Çok güzel bir gelenek eskiler çok önem verirmiş ahiliğe ama şimdi nerdeeeeeeee o eski edep AYŞE BOZKURT

1 person liked.
1 person did not like.
AZAD EYLE YA RAB: harika olmuş,,,okulda ahilik ile ilgi bir performas düzenlemişler,G.O.Paşa için kızım birinci oldu,bununla ilgili kızım bir ödül almış oldu,bu sevincimi senle paylaşmak istedim,kutluyorum üstadım..selam ve dua ile.. FATMA ALAGEYİK

1 person liked.
1 person did not like.
AZAD EYLE YA RAB: bilgiler ve şiirleşmiş hali için çok teşekkürler duyarlı kalem RUMUZ: ŞİİRİN KIZI

1 person liked.
0 person did not like.
Daniyal Mehmet Güneş: Bu şiir bir anıt gibi şehirlerin parklarında veya merkezinde olmalı-Japonlar nasıl iki atom bombasının vahim sonucuyla günde 14-10 saat çalışıp ABD-AB düzeyinde oldu ise bizlerde olabiliriz-yadırgayacaksınız-sizler okuyanlar üniversite sınavına çalışırken ben japonların çalışma psikolojisini kendime ilke edindim sonuçta altı üniversiteyi kazandım ama maddi imkanlarımdan birine gidebildim-hayat hikayemde anlatmıştım-ecdadımız-SELÇUKLU-OSMANLIMIZIN SİSTEMİ şiirlere göklere yazılmalı-tebrikler-saygılarımla

0 person liked.
1 person did not like.
Sema Develi: Duyarlı yüreğinizi kutluyorum.Kaleminiz daim olsunn

0 person liked.
1 person did not like.
Saliha Değirmenci Yavaş: Değerli kardeşim.Şiirlerinizi bazen gülerek,bazen hüzünlenerek,bazen de çok çok hak vererek okuyorum.Hiç kaçırmamaya özen gösteriyorum.Zamanım yettiği kadar şiirinizden nasıl etkilendiğimi şu küçücük kutucuğa dile getirmeye çalışıyorum.Yine muhteşem diyebileceğim mısralar dökülmüş saygın kalemnizden.Yüreğinize sağlık.Başarılarınız daim olsun..Saygılarımla....

0 person liked.
1 person did not like.
491: Şiiriniz vasıtasıyla ben de ahilik haftasını kutlar, duyarlı yüreğinizi de ayrıca kutlarım.

0 person liked.
0 person did not like.
Minare İklimi: Tebrikler bu faideli bilgilerden dolayı...selamlıYORUM...

0 person liked.
0 person did not like.
AZAD EYLE YA RAB: paylaşım için teşekkürler. güzeldi... ESMA ARCAN

0 person liked.
0 person did not like.
AZAD EYLE YA RAB: YÜREĞİNİZE SAĞLIK... SUNA BAŞ ŞİMŞİR

0 person liked.
0 person did not like.
Bu şiir hakkında yazılmış 13 adet yorumu okumak için tıklayınız.
 
Bu şiir ile ilgili düşüncenizi paylaşın:

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
 Bu Şairlerimizi Okudunuz mu? (bu da ne?)
Sülhan Yıldırım
Furkan Selçuk Soyl...
Banu Pehlivanoğlu
Osman Baltacı
Senem Aygül
Mustafa Duman İmam...
Abdulkadir Özdem
Seyhun Sertan
 Bu Şiirimizi Okudunuz mu?
Erenköyde Bahar (Yahya Kemal Beyatlı)
 TOP 100 Şiirler
1  Beklenen  (Necip Fazıl Kısakürek)
2  Ben Sana Mecburum  (Attila İlhan)
3  Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı?  (Victor Hugo)
4  Bence Şimdi Sen de Herkes Gibisin  (Nazım Hikmet Ran)
5  Anlatamıyorum  (Orhan Veli Kanık)
6  Hasretinden Prangalar Eskittim  (Ahmed Arif)
7  Ayrılık Sevdaya Dahil  (Attila İlhan)
8  Kaldırımlar 1  (Necip Fazıl Kısakürek)
9  Ben Senden Önce Ölmek İsterim...  (Nazım Hikmet Ran)
10  Sakarya Türküsü  (Necip Fazıl Kısakürek)
» Tüm Top 100 Şiirler
 Konularına Göre Şiirler
Aile
Barış
Kadın
Allah
Bebek
Mutluluk
Ankara
Doğum Günü
Ölüm
Anne
Dostluk
Özlem
Asker
Gurbet
Savaş
Aşk
Hasret
Sevgi
Atatürk
Hayat
Sitem
Ayrılık
İhanet
Vatan
Baba
İstanbul
Zaman
 Günün Şiiri
İki Dünyanın Ölüsü (Kemal Varol)
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: Ahilik Haftası Şiiri - Fikret Gürsoy

Antoloji.com
31.10.2014 08:15:24  #.239#
[1466322]
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]

#1466322 ##58587