FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

AGAC Konulu Şiirler - agac Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "agac" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "agac" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. agac Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

529  

BEKLİYOR YAŞAM

-Hep aynı şiiri söylerim
Şimdi de bir öncekinin benzeri-

Ormanda yukarı dal sürdü ağaç
Kökleri sıvama ayrık otu
Korkusunu gizler kendi kendinden
Yüzük geçmiş gibi parmaklarına
Işık içinde mineli bir yüzük
Dokunur gökyüzüne umutla

Geceyle birlikte yorgun bir rüzgar
Doğum öncesinden yalnız
Yükünü boşaltır artık sabaha
Daha yaprak dalda uyanmadan
Açmadan kuşlar kanatlarını
Eksik bir çiçektir orada bahar.
O bahar ki hiç bilmez,
Yanmıştır suda gövdesi
Yırtılmış kayaların bıçaklarıyla
Üşüyünce nasıl tüy değiştirmiş
Nasıl acıyla kıvranmış ağaç.
........... devamı >>
 
Özel Arabul
    
    
    

530  

BUZUL MADENİ

3 Küçük maceracı kardeş varmış.bunların bir tane ağaç evleri varmış.Her zaman ağaç evlerinde oynarlarmış.Havalar sıcak olduğun dada babaları çocukların ağaç evlerinde kalmalarına izin veriyormuş.
5.sınıfa gidiyorlarmış ve bu 3 küçük kardeşin maceraları
okullar kapandığında başlamış.Babaları karne hediyesi olarak çocuklarına “Kuzey Kutbuna” götüreceğine söz vermiş.Çocuklar buna çok sevinmiş ve yeni bir maceraya doğru yol almaya başlamışlar.Kendi gemileriyle uzun yolculuktan sonra kuzey kutbuna varmışlar.3 kardeşinde isimleri sırasıyla:Tom, Harry ve Yiğit’miş.3 kardeş etrafı dolaşırken bir harita bulmuşlar bu harita bir maden haritasıymış.Bunu babalarına anlatmaya çalışmışlar ama babaları çocuklarını başından savmış ve çocuklar babaları kendilerini dinlemediği için haritada yazanları okuyarak
buzul madenini aramaya karar vermişler ama önce babalarına bir mektup yazmışlar.Mektup da babalarının kendilerini dinlemediği için böyle bir işe kalkıştıklarını yazmışlar.Çocukların annesi ve babası,çocuklarını aramaya başlamışlar ama çocukları bulamamışlar.ardından ülkelerine dönmüşler. Çocukları iyi ve kötü günler beklemekteydi.çocuklar anne ve babalarının gitmelerinden sonra gemiden aldıkları malzemelerle kendilerine bir in yapmışlar.Zamanla büyüdüler ve buldukları her şeyi kullandılar.yanlarında 2.5-3 aylık yiyecek vardı. Çocuklar Buzul Madenini aramaya başladılar.Yiğit evde kaldı.bir ara kar yağmaya
........... devamı >>
 
Mert Öztürk
    
    

531  

BİR FİDAN DİK

Bir fidan dik, dibini sula,
Gözün gibi bak, büyüt.
Filizlensin dalları,
Yapraklarla donansın.

O fidanı öyle bir büyüt ki;
Koskoca bir ağaç olsun.
Kuşlar konsun dallarına,
Cıvıl cıvıl cıvıldasın.

Her ilkbaharda çiçeklensin o ağaç,
Yaz gelince meyve versin.
Çocuklar oynasın gölgesinde,
Meyvesini yesinler.

O ağaç eserin olsun,
'Dikili bir ağacı var' desinler.
Biz seni hep eserinle analım,
Gölgesi serin olsun.
........... devamı >>
 
Zeki Çalar
    
    
    

532  

DENEME

Yağmur taşada yağar,toprağada
Herşeye rahmettir o
Ama yağmur susamışlar içindir
Bulutlar ağlamazsa,toprak gülermi
Toprak gülmezse eğer bitki bitermi
Çöle yağan yağmur olsa ne çıkar
Değişirmi kara bahtı toprağın
Yedi veren güller açsan ne çıkar
Dayanır mı sıcağına yaprağın
Toprak dediğin ana gibidir
Emzirir bağrındaki milyarlarca tohumu
Filizlenir fidan olur,meyve veren ağaç olur
........... devamı >>
 
Hamit Korken
    
    

533  

GÜMÜŞ AĞAÇ

Merhaba gümüş ağaç.
Bugün yine yapayalnızsın.
Kırılmış, incecik kalmış dalların.
Yine yok yanında
Hiçbir zaman göremediğin yaprakların.
Diğer ağaçların saçlarını okşayan
rüzgâr
Senin dallarının arasından
geçip gidiyor...
Şarkısını ancak uzaktan dinliyorsun.
Serinliğinin ne olduğunu bile bilmiyorsun.
........... devamı >>
 
Özgür Kız
    
    
    

534  

ORMAN KÖYLÜSÜ

Yemez yedirir,kendini sevdirir,
Misafir diye,koç bile kestirir,
Orman içinde,ormanla baş başa,
Mutlu yaşar da,fidan yetiştirir.

Orman köylüsü,halkın en dürüstü,
Cefa çeker de,dikilmezdi büstü,
Derdi pek çoktur,dinleyeni yoktur,
Dağ başlarında,sanki birer süstü.

Aç sefil gezer,işi ağaç biçer,
Ağaç keserken,yaşlısını seçer,
Çok zordur işi, güçlüdür her kişi,
Yaşlı ağacı, golasarla biçer.
........... devamı >>
 
A Yuksel Şanlıer
    
    

535  

AĞACDAN ALINAN İBRET

yalnız sandığım bır anda
seyre daldım görebıleceğim alemi
gök yüzndeki yıldızları
bir ahenk içinde durmakda
ve rüzgarlar aynı ahenk içinde
esmekde

ya agaclar adete dans edıyor rüzgarlarla
dallarindaki yaprakalar
mırıldanıyor sanki
evet evet düşerken bile dalından
ALLAH (cc) DEYİŞİ
saçlarim diken diken oldu bir an
sanki ilkez duyuyordum kelamullahı
o sade ama anlamı yuce olan
ALLAH (cc) SESİNİ
evet evet sanki ilke duymakdayım
oysa her gün dilimde olan
soylediğim kelam ilkez böle değişik gelmisdi
sanki yer gök dinlıyordu ALLAH (cc) demesini
oysa bır agac yerı geldiğinde yananacak
........... devamı >>
 
Yakup Şimşek
    
    

536  

GELDİM

'Kırklar meydanında yunduk pak olduk,
İstemez taharet yundum da geldim...'
Şah Hatayi

Masiva celbetmez gayri nazarım,
Yüzümü güneşe döndüm de geldim,
Çok hata işledim ondan bizarım,
Bir dem şerri hayır sandım da geldim....

Çölün ortasında bitmiş bir güle,
Aşık olmuş gördüm bir nazlı lale,
Ben de aşık oldum buldum bir Leyla,
Ateş-i aşkına yandım da geldim...

Leyla beni ateşinde pişirdi,
Pişirdi de halden hale düşürdü,
Yandıkça yükseldim menzil aşırdı,
Vahdet şarabına kandım da geldim...
........... devamı >>
 
Muhammed Bahadırhan Dinçaslan
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 01:06:30

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim