FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

AFRIKA Konulu Şiirler - afrika Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "afrika" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "afrika" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. afrika Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

593  

BİR GÜN KAPTAN GÖÇER

Dünya denizinde ülkeler birer gemi, yüzer ler.Doğa öyle sıcak,öyle verimkar bir anne ki.. Ama tek şartı var:'BENİ KULLANACAKSAN BİLİNÇLİ KULLAN.TASARRUFLU KULLAN.HERKESE ADALETLİ DAVRAN
KİMSE AÇ VAR AÇIKTA KALMASIN KİMSE NİMETLERİMİ SAVURMASIN.BEN DÜNYA'YIM AMA NE KADAR VARSAM O KADAR VARIM.NE BİR KIYMIK ARTARIM NE BİR KIYMIK EKSİLİRİM.SADECE KİMYASAL DÖNÜŞÜMLERLE SİZE ZARARLI OLURUM.ZARARLI MADDELER ÜRETİRSENİZ (BAZI) YENİ MADDELERİM YARARDAN ÇOK ZARAR VERİR.SİZLE RE..BEN ANAYIM,BEN SEVGİYİM,BEN DOĞAYIM NE BİR ÇİÇEĞİMİ NE BİR İNSANIMA ZARAR GELSİN İSTEMEM.
'Yurtta barış dünyada barış.' felsefesi tam da bana göre.Ne yazık o kaptan şimdi yok.O kaptan dört bine yakın kitap okuyarak,Selanik Avrupa gemilerine yakın ya o gemileri de ziyaret ederek; daha önemlisi 1600 tarih kitabı okuyarak benim bağrıma zaman zaman hançer saplayan insanoğlu nun neler yaptığını analiz yaparak bir senteze ulaştı bu kaptan.Ama bu kaptan köhne gemisinden yeni gemi yaparken,diğer gemiler bu gemiyi ele geçirmeye çalışıyorlardı.Gemiyi hem tersaneye çekmiş yeniliyor bir yandan da dünyama (bana) acılar saçan emperyalist dedikleri mikroplarla uğra şıyordu. Yetmedi gemi içinde paylaşılan ülkeye 'manda' elbisesi diken padişah ve çevresi, matbaaya karşı çıkan zekatla geçinen ulema görü nenler ve Mustafa Kemal'i içten içe kıskanan yanındaki bazı komutanlar bile engel olmaya çalışıyordu.Hele İngiltere? İngiltere 1900 lerin başında dünyanın şimdiki Amerika'sıydı.Ülkeleri paylaşıyor,sömürüyor; kazançlarını aşiret reisi gibi ellerinden alıyordu.Dünyanın ağası İngiltere başbakanı Lyod George emperyalist arabasının tekerine çomak sokan, tek eliyle durduran Mustafa Kemal'i yenemedi, hazmedemedi.Elinden ağalık gitmiş,karizması yerlerde sürünmüş İngiltere gemisinin...Olmadı, Lyod George son atak Yuna nistan' ın eline değnek verdi.Ne lojistik destekler kamyonlar,toplar,tüfekler adeta İngiliz ordusu yok ama İngiliz cephaneliği, teçhizatı Yunan taşeronluğu na verilmişti.Uzaktan ellerini oğuşturan bir hain ağa gibi...İngiltere ağası hem sarayı,hem iç isyanları(29 KÜRT İSYANI) hem Yunanistan'ı kullanarak Türki ye gemisini almak istiyordu.Neden?
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    
    

594  

SALVADOR DALİ' NİN ŞİİRSEL HAYATI

904 Mayısın’ın 11’i, bahar tüm tazeliği ve diriliği ile hissediliyor kendini Katolonya’ da
Sert bir kış geçirmişti Figueres halkı ve birçok matem.Çiçek ve menenjit kol geziyordu o yıllar İspanya ve tüm Avrupa da
Jacinto Dali ailesi henüz altı yaşındaki oğulları Salvador’ u defnettikten sonra ilk kez bir Pazar ellerinde beyaz karanfillerle gelmemiştiler kiliseye
Tanrı dualarını karşılıksız bırakmamıştı onun ve ailesinin, cennetine aldığı Dali yi iki sene sonra geri vermişti onlara
Onu ayrı bir beden olarak görmeyi oldum olası kabul etmemişlerdi
O ölen çocukları Salvador Felipe Jacinto Dali den başkası değildi, aksi düşünülemezdi
........... devamı >>
 
Gökhan Tan
    
    

595  

...BİLİNCİN KANATLARI ÜSTÜNDE...(DÜZ YAZI)

'1914 dünyasını anımsamayacak kadar genç olanlar, benim yaşımda bir kimse için çocukluk anılarıyla bugünün dünyası arasında ne denli geniş bir uçurum bulunduğunu anlayamazlar” – Bertrand Russell (Denemeler)


Tarihi 1960 ya da 1970 olarak değiştirip, aynı cümleyi yeniden yazabilir ve altına imzamı atabilirim. ‘Kozalaklar Ülkesi’ adını taktığım bu âlemde henüz bir haftamı bile doldurmadım ama delik deşik kısa uykulardan sonra özüme dönüş yolunda olduğumu hissediyorum. İlk kültürel çarpışmayı izleyen günlerde bulanıklaşan görüşüm giderek netleşiyor. Çevreme adeta bir kaleydoskoptan bakıyor ve renkleri ayıklamaya çalışıyorum. Kişinin kendine acımaya alıştırıldığı ve sonuçta kaderciliğe boyun eğdiği bir dünyadan, kişinin alabildiğine özgür olduğuna ve haklarının sonuna dek korunduğuna inandırıldığı ama aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı başka bir dünyaya göç ettiğimi düşünmeye başlıyorum. O kadar ki özgürlük, demokrasi ve bireysel insan hakları gibi kavramlar çevrede gördüklerimle birlikte yeniden şekillenerek farklı kılıklara bürünüyorlar.
........... devamı >>
 
Naime Erlaçin
    
    
    

596  

ALEVİLİK VE ŞİA

ALEVÎ-ALEVÎLİK VE ŞİA

_Dördüncü halife Hz. Ali'nin soyundan gelen, onu diğer sahâbeden ve diğer üç halîfeden üstün tutan mezhebe mensup kimse. Alevîlik düşüncesi, ister açıkça, ister gizlice, Ali'ye uyup onun Kur'an'daki nâs ve Resulullah (s.a.s.) 'ın vasiyetiyle imamlığa tayin edildiğini ileri süren; imametin onun soyundan dışarı çıkmayacağına inanan ve onu diğer sahâbeden üstün gören zümrelerin başlattığı fikir ve siyasî kavgalarla ortaya çıkan' hareketin genel adıdır. Bu fikir ve harekete katılanlar, Ali'ye (r.a.) uydukları ve onu, öteki sahâbîlerin önüne geçirdikleri için Alevî; buna taraftar olanlara da 'tarafını tutan' anlamında 'Şia' denilmiştir. Şia, Alevîliğin ifade ettiği katılıktan daha mûtedîl bir kelimedir ve İslâm âlimleri Alevîlik için Şia'dan farklı olarak 'Râfıza' 'Ravâfız' tabirlerini kullanırlar. İslâm tarihinde Hz. Peygamber'den sonra halîfe olarak Hz. Ali'yi tanıyanlara, Ali'ye mensup, inancı bakımından, Ali taraflısı anlamında 'Alevî' tabiri kullanıldı. Alevîlik, halifelikte Hz. Ali'nin hakkının yendiğini, sahâbenin Hz. Peygamber'den sonra Ebû Bekr'e bey'at etmekle, İslâm'a aykırı hareket ettiği iddiasını yansıtır. Alevîler Hz. Ali'nin hilâfette hak sahibi olduğunu şu sebeplere dayandırırlar: Ali, Hz. Peygamber'in tabii olarak varisiydi. O, İslam'ı ilk kabul eden kimsedir. Hz. Muhammed (s.a.s.) 'in amcasının oğlu ve damadıdır. İslâm savaşlarının kahramanıydı. Yaşadığı sürece Hz. Muhammed'in en yakın yardımcısıydı. Onun bütün işlerine bakardı. Hz. Muhammed (s.a.s.) Ali'ye olan sevgisini ve güvenini bildirerek, onun kendisinden sonra halîfe olacağına işaret etmiştir. Bu yüzden onlar, Ebû Bekir, Ömer ve Osman'ın işbaşına getirilişini batıl saydılar. Yani bunu şerîat kurallarına ve Hz. Peygamber'in sünnetine aykırı görerek bununla savaşmayı dinî bir görev kabul ettiler. Ancak, Hz. Peygamber'in, Hz. Ali hakkında söyledikleri ve Ali'nin üstünlükleri doğru olmakla birlikte, Allah Resulü benzer sözleri Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer gibi diğer büyük Sahâbîler hakkında da söylemiştir. Üstelik, hastalandığında imamlığa Hz. Ebû Bekr'i geçirmiştir. Diğer yandan Hz. Peygamber, kendisinden sonra müslümanların başına kimin geçeceğini isim vererek belirtmeden bu dünyadan ayrılmıştır. Böyle bir hadîs olsaydı, Hz. Ebû Bekr'in halife seçildiği sırada yapılan konuşma ve müzâkerelerde bu hadîsin sözkonusu edilmesi gerekirdi. Çünkü ashâb-ı kîrâm, kendi aleyhine bile olsa, Hz. Peygamber'den işittiğini nakletmekten çekinmeyecek derecede üstün mezîyetlere sahiptir. Ancak, Allah Resulü'nün cenaze işleriyle uğraşması yüzünden, halîfe seçimi sırasında hazır bulunamayan Hz. Ali ile bu kadar önemli bir konunun istişare edilmemiş olması bir eksiklik sayılabilir. Fakat, Ensâr'ın hilâfet konusunu müzâkere etmekte olduğu topluluğa Hz. Ömer'le Hz. Ebû Bekr bile sonradan katılmıştı. Bu çok önemli meselede yanlış bir adımın atılması endişesi ve işin kısa sürede çözülmesi zarûreti, seçimin Hz. Ebû Bekir lehine yapılmasını gerekli kılmıştır. Nitekim daha sonra Hz. Ali de Ebû Bekr'e bey'at etmiştir.
........... devamı >>
 
Mehmet Demir Atmalı
    
    

597  

CAGDAS GOC DESTANİ

(Turk klavyesiyle yazmak imkanim olmadigi icin okuyanlardan simdiden
ozur diliyorum.)

COCUKLUK YILLARIMDA ILK OGRETIM CAGINDA
O TARIH DERSLERINI, UNUTMADIM AKLIMDA.
HARITALAR CIZERDIK PEK OZENE BEZENE,
KIRMIZI OKLAR GIDERDI, GOC YOLLARI YONUNE
ANA YUDUMUZ IMIS, ASYA'NIN ORTALARI,
TURK'LERIN CENNETIYMIS, OVALARI, DAGLARI.
YAZ GELINCE CIKARMISIZ, SERIN YUKSEK YAYLALARA,
KIS OLUNCA INERMISIZ, YESIL SULAK OVALARA.
KURAKLIK OLMUS DA BIRDEN, HER YER KURUYAKALMIS
TURK'UN GOC MACERASI ISTE BOYLE BASLAMIS.
BASLAMISSA BASLAMIS BANA NE BUNDAN? DEME!
BU SOZDEN KASTIM SU KI: BU IS DAHA BITMEMIS
........... devamı >>
 
Saim Osman Koken
    
    
    

598  

- 5 - KARIŞIK ŞİİRLER (UYAKLI)

Karışık Şiirler (uyaklı) dosya 3

Kimi Bir Dikene Takılmış Gider

Nice dertli kullar gezer alemi
kimi bir kenara atılmış gider
kimi esir etmiş para zalimi
kimi beş paraya satılmış gider

hep başka başkadır yaşam izleri
kimisi bunalmış yaşlı gözleri
her kimi dinledim acı sözleri
kimi bir ateşe yakılmış gider

kimi darda kalmış canından bezgin
kimisi yol almış ilimden sezgin
kimi yalnız kalmış bir garip gezgin
kimi bir sürüye katılmış gider
........... devamı >>
 
Nuri Can
    
    

599  

BİR ŞEYLER OLACAK MUTLAK

6............Bir Şeyler Olacak Mutlak

‘’’’-* Yok Ediliş
'''Kadir Pırasoğlu’na: yarınımız, bıçak sırtında…''''

''''sıkıldı fikirler
namluda kurşun tedirgin
hedef yurdum gençliği
dar ağaçlara teslim……….’’’’’’’…Mehmet Kuvvet’e

sıktırıldı fikirler demeyi tercih ettim ben... 168 ülkenin kaderi oynandı öyle, oynayanların olacağına tecrübeler her savaş varlığı, daha da güçlendirildiğine inanılması içindir, inandıklarını yaptıranlara ayağı oynaklar yurdumu geziniyor işte... inanmışlara yurdumda da inanmışlar yine çoğalmış…lakin, namluda kurşun tedirgin, oysa hedef yurdum gençliği, iki kapı komşumuzun öyküsü...
........... devamı >>
 
Sevinç Kavuk
    
    

600  

YENİ ORTADOĞU VE DÜNYA PROJESİ VE TÜRKİYE'YE BİÇİLEN ROL (6)

YENİDÜNYA DÜZENİ

Tevrat (Eski Ahit)
İşaya – 60
……Çünkü işte,dünyayı karanlık,ve ümmetleri koru karanlık örtecek; fakat senin üzerine Rab doğacak, ve izzeti senin üzerinde görünecek.Ve senin ışığına milletler ve sana doğan günün parlaklığına krallar gelecek
Çepçevre gözlerini kaldır da bak; hepsi toplanıp sana geliyorlar; oğulların uzaktan gelecekler ve kızların ve kızların kucakta taşınacak.O zaman göreceksin ve yüzün parlayacak,ve yüreğin çarpacak ve genişleyecek; çünkü denizin bolluğu sana döndürülecek,milletlerin zenginliği sana gelecek…………………….8Bir bulut gibi,ve yuva deliklerine uçam güvercinler gibi bu uçanlar kim? Gerçek adalar ve önce Tarşiş gemileri beni bekleyecekler; ta ki uzaktan senin oğullarını,gümüşleri ve altınları ile beraber,Allahın RABBİN ismi için,ve İsrailin Kudüs’ü için getirsinler; çünkü sana güzellik veren odur
........... devamı >>
 
Dursun Elmas
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


23.11.2008 00:26:52

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim