FUTBOL TAKIMLARINI KONUŞUYORUZ! Tuttuğunuz takım için yazılanları okumak için logosuna tıklayın.

Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

AFRA Konulu Şiirler - afra Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "afra" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "afra" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. afra Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

49  

KAHRETSİN

Şu dünyaya niçin gelmiştim?
Yok yok, pardon pardon,
Niçin getirilmiştim?
Hani neredesiniz? Ağlayıp gülmemle neşelenenler,
Hani neredesiniz? Minik ellerimi ellerine alıp,
Öpüp, okşayıp sevenler.
Neredesiniz? Sizi yalancı,
Sizi düzenbaz ve üçkağıtçı,
Bu kahrolası dünyanın acısını,
Bana hissettirmek için sürekli,
Bana güldünüz ve beni güldürdünüz,
İçinizde patlayan volkanları,
Deli deli esen rüzgarları,
Coşkun akan çağlayanları,
Ancak böyle dindirdiniz değil mi?
Allah kahretsin sizi ve sizin gibileri,
........... devamı >>
 
Cahit Pehlivan
    
    
    

50  

ŞEN OLA DÜĞÜN

Davullar çift çift vurula, Halk kıtlıktan bir kurtula,
Biri kalka çözüm bula, Şen ola düğün, şen ola.

Ulus döndü kavrulmuşa, Kim ne yapsın bu yanöışa?
Ol pehlivan geldi tuşa, Şen ola düğün, şen ola.

Hak yiyenler hak ne bilir? Hakkı ancak haklı bilir,
Sel vardır ki; kum götürür, Şen ola düğün, şen ola.

İsevi ‘den dilenen biz, Musevi ‘ye güvenen biz,
Kalbur kalbur elenen biz, Şen ola düğün, şen ola.
........... devamı >>
 
İsmet Barlıoğlu
    
    

51  

-AKLA ZİYÂN (1) - M E L E K E

click to comment


.....................................................
..........A K L A....Z İ Y A N...........
........................-1-........................


..............M E L E K E..................
.
Tüm melekesi; aklıdır beşerin,
Memleketi olur mu hiç; göçerin?
Çalı-çırpı,topla; çörek gitmesin,
Aklı ziyan; şu aklını eğlesin...
........... devamı >>
 
Ercan Kurt
    
    
    

52  

SAVAŞ RİSALESİ

Günesin
Mizraklarin ucuna takilip
kaldigi
bir vakitte
Dirilis erlerinin yüreklerinden
yayılan
Bir depremle
Sarsılıyordu arz.
Gerilmisti altlarımızda atlarımız
Fırlayıp kopacakmış gibi
baldırlarından
kasları
Ve tarıyordu bir projektör gibi
bakisşlari
üç kıtayı
........... devamı >>
 
Erdem Beyazit
    
    

53  

ÖZÜM

Benim adım Hasan, soyadım Korkut,
Doğduğum yer Hacıların Harmanı.
Acep, soyum-sopum nerdendir diye,
Araştırdım Erzurum’u Narman’ı.

Narman’ın bir köyü Buldaçor varmış,
Bu köyü tamamen ermeni sarmış,
Çoluklu çocuklu yakmış kavurmuş,
Gelişimiz, “seferberlik” fermanı.

Dadaş Mevlüt, dedemin de babası,
Dedem Hüseyin’in Narman obası,
Babam Sabit’in bitmeyen çabası;
Yoksullara dağıtmaktı harmanı.
........... devamı >>
 
Hasan Korkut
    
    
    

54  

ŞAŞTIM KALDIM

Doğru; bilinen tek bir gerçektir.nice güzelliklerin sabit kılıfıdır.
Yalan; gerçek olmayan,uydurulmuş sahte senaryolardır.

AHSEN ağlıyordu.doğru,yalan,hayat kargaşasının bulmacasına saplanmıştı.Mücadelesi bu noktada pili bitmiş saat gibi durmuştu.Ağzından çıkan sözün kapanına sıkışmıştı.İki insanı barıştırmanın faturasını hipotekli ödüyordu.Söyledikleriyse yalan yanlış şeyler değildi.Ama insanlar kendi bakış açısıyla düşündükleri için istedikleri gibi algılıyorlardı.Ahsen karşılaştığı zorluklarda olumsuzun içinden en iyisiyle hayatına yön veren biriydi.Mutluluğunun,canlılığının,gülümsemesinin kaynağıydı.Küçüklüğünde aldığı mutluluk tohumları yıllanmış çınarda kök salmış bugüne gelmişti.Ahsen insanların işine karışarak hayatının en büyük hatasını yapmıştı.İstiyordu ki; yaşadığı şu iki günlük dünyada dargın durulmasın.Küslükler,gurur,afra,tafralar bir anlık öfkeyle verimsiz bir ortama dönüştürülmesin.Çünkü diyordu; zamanımızı evimizden çok iş yerimizde geçiriyoruz.Her dakika beraberiz.Paylaştığımız çok şeylerimiz var.Bizler birbirimize tutunursak eksiklerimizi kapatırız.Böylece mutlu ortamda zamanın nasıl geçtiğini anlamaz daha başarılı oluruz.Gülen kalbimizle hep güzel işlere gönüllere imza atarız.İşte bu düşünceleriyle hareket etmişti.Ahsen ikinci bir kişinin ağzından çıkmayan sözleri,kendi dilinden söylemesiyle intihar etmişti.Ne olursa olsun biran önce helallik alacaktı.Özrünü dileyip fındık kabuğunu doldurmayacak olayı aktaracaktı.Bir anda yaydan çıkan okun hedefsiz yere saplanmasının acizliğini söyleyecekti.Ne yazıkki dost bildiği kişi bir adım önde giderek Ahsen'in iyi niyetini kurban etmişti.Olan olmuş biten bitmiş kabak Ahsen'in başına patlamıştı.Tek sevinciyse kendi mantığındaki doğruya yalan katmamış olmasıydı.Belki barışırlar herşey düzelir düşüncesiyle her iki tarafada aynı dilekleri aktarmıştı.Keşke konuşulan mekandaki masa,sandalye dile gelipte açık ve net söyleyebilseydi.Belkide ömrüne biçilen karekteri yanlış anlaşılmayacaktı.
Ahsen yıkıldı.İşyeriydi bu.Herkes siyaset takılıyordu.Kimsenin işine karışmaması gerektiğini biliyordu.Bile bile kendini ateşe atmıştı.Bir anda lastiği patlayan araba gibi kaldı ortada,gidemiyordu.Temelsiz bina gibi bilinen doğrunun depreminde yıkıldı.Ne şimşekler çaktı kalbinde.Bütün damarları toplandı kasıldı beyninde.Olayın üzerinden geçirdiği hafta sonunun elli üçüncü saatini yaşıyordu. Yaşamak denirse.Genel anestezi almış gibiydi.Tutmuyordu hiçbir yanı.Sanki elli üçüncü saatinde elli üç yıl çökmüştü.Bütün hücreleri ölmüştü.Gözlerini açmak uyanmak istemiyordu.Biliyorduki o kişileri her gördüğünde yüzüne bir tokat gibi çarpacaktı yanlış tanınması.Böyle bir olayla hatırlara kazınması.Buda yapısıyla bağdaşmıyordu,üzücüydü.Vicdanının sesini dinlediği hisleri,patlatmıştı vicdansız nefisleri.Ahsen'in gönlünden gözlerine sıçrayan gözyaşları ömrü hayatında Rabbine,babasına birde bu olaya akıp gitmişti.Gönlündeki gülden damlayan zehirli,kanayan yaşlardı görünmeyenler.Dolmuştu bütün damarlarına.Ne hissedebiliyor,nede kımıldayabiliyordu.Yüreğinin güven kaleleri bombalanmış,yıkılmıştı.samimi dostluklar çoktan bitmişte ahsen kendini avutuyormuş.Etrafındakiler polyanacılığı oynuyormuşda o bunlardan bi haber yaşıyormuş.Ama o görmek istediği güzellikleri virgülle ayırıp noktalayarak parantez içine alıyormuş.Böylece ruhu alabildiğince huzurla besleniyormuş.Bu yapısından ki kötülüklerin içinden kötünün iyisini bulup yaşamını süslendirmesinde ki haz dolu oluşu.
Artık ölümüne unutmayacasına öğrenmişti.Herkesin kendi dünyasında oluşturduğu modern doğrusu ve modern yanlışı vardı.Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az sözü benlik güdüsü taşıyanlara ne güzelde yakışıyordu.Kim ne yaparsa yapsın ölüyorum gel ipimi kes deseler dönüp bakabilirmiydi? Son dakikalarını yaşayana bir yudum su verebilirmiydi? Heleki iki dargın insanı barıştırmak için araya girebilirmiydi? Bunlar birer soru işareti olarak takıldı kaldı kafasında.Bütün bunları düşünürken budanmış bedene döndü.Kolarını ayaklarını hissedemiyordu.Hep o olayın düşüncesinde ki çarkta dönüp durdu.Çarkın dişleri battıda battı yüreğine,acıttı.Unutmayacasına öğrenmişti hayatındaki....... yaşının reçetesi ağırdı.Tedavisi ömür boyu sürecekti.Bu süreç içinde barış imzasını atacağını zannettiği sözleri asla iyileşmeyecekti.Herşeyden habersiz ikinci kişinin ağzından konuşmanın günah ve üzüntüsünü asla unutmayacaktı.
Tek tesellisiyse arasını bulmaya çalıştığı arkadaşlarına tarafsız yaklaşmıştı.Her ikisinede aynı,güzel dileklerde bulunmuştu.Ahsen yeminini Allah'a vermişti.Tek bir damla yaşının hesabını O'na havale etmişti.İki küs insanı barıştırırken yalan söylemek (yalan yanlış söylemediği halde) günah sayılıyormuydu.Ama söylemediği sözü söyledi diyerek söz sahibinin kul hakkına girmişti.Sonucundaysa o kişinin gözünde yanlış karakterde tanınmasına sebep olmuştu.Ahsen'in beyninde bu düşünceler türedide türedi.Kemirip bitirdi onu.Şimdilerde kul hakkına girmenin affına sığınıyor.

Doğru nedir,bilinen tek bir gerçek değilmidir...?
Şaştım kaldım.
15.07.2007 SAAT; 01:25
........... devamı >>
 
Fatma Pampal
    
    

55  

--- AYIN ON ÜÇÜNCÜ GECESİ AFRAYA MEKTUPLAR





AYIN ON ÜÇÜNCÜ GECESİ AFRAYA MEKTUPLAR



Ellerin titreyerek okuduğunu bildiğim bu ilk mektubumda sana ne yazmalıyım bunca yıldan sonra. Merhaba yüreğim diye başlasam mesela…

Yıllar öncesinde küçücük bir pastanenin kapısında çarpışmıştık seninle elimdeki ponçikler düşerken yere nasıl da üzülmüştün, oysa ben gözlerimi senden alamıyor sesini en ücra köşesine kazıyordum beynimin. Yeni yetme duygular ile çarpılmıştım anlamasan da. Kızaran yanaklarımı saklamak için senden koşarak uzaklaşırken sen hala sesleniyordun arkamdan “ufaklık dur yenisini alayım”. Ankara griydi, bense ilk renklerimi giyinmeye başlamıştım o gün yağan karla. İlk şiirimi de işte böyle başladım yazmaya… Can suyum, yarınım, her şeyim…
........... devamı >>
 
Rengin Alacaatlı
    
    

56  

ATATÜRK’LE

Ülkem zaruret içinde.
Çoklar içinde yoklar.
Ayrık durur toklar.
Başımıza geldi olmaz işler.
Birin olmadı, birin düşler.
Kör kötü, kör, çıkılmaz işler.
Bunları kaldırmaz midem.
Atatürk’ü gördükten sonra,
Sizi nidem!

Kimi çağ atlamağa soyunur.
Afra tafra bunlar.
Hemen yolsuzluğa, diz-boy, koyulur.
Günü birlik, kişiye duyumlu, hükümler.
Öncülünden tanımlı.
Bol durur, dar sorulur.
Kıdem.
Atatürk’ü gördükten sonra,
Sizi nidem!
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    

??
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


22.11.2008 06:35:38

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
antoloji.com

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim