Ana Sayfa  | Yardım  | İletişim       Antoloji'de arayın:  
Antoloji.com  KitapEtkinliklerŞarkılarResimForumNedir?E-KartÜyelerGruplarSMS
 Şiir Bölümü 

Şiir / Şair Arama >> 

 Bu şairlerimizi okudunuz mu? Bu kutuyu gizle!
bu da ne?
 Şiir Ana Sayfa
 Şiir / Şair Arama
 Şiir Listem
 Şair Listem
 Tüm Şairler
 Tüm Şiirler
 Yeni Şiirler
 Top100 Şiir
 A Listesi
 Günün Şiiri
 Rastgele Şiir
 MP3 Şiirler
 Resim Şiirler
 Şiir / Şair Ekleme
 Yetkili Şair Girişi
 Şiir Yarışması
 E-kitap
 Yorumlarım
 
Konularına Göre:
• Aile
• Allah
• Ankara
• Anne
• Asker
• Aşk
• Atatürk
• Ayrılık
• Baba
• Barış
• Bebek
• Doğum Günü
• Dostluk
• Gurbet
• Hasret
• Hayat
• İhanet
• İstanbul
• Kadın
• Mutluluk
• Ölüm
• Özlem
• Savaş
• Sevgi
• Sitem
• Umut
• Vatan

daha fazlası >>

 

ABES Konulu Şiirler - abes Şiirleri

Bu sayfada sitemizde kayıtlı 200,000 'den fazla şiir arasında konusu "abes" olan şiirleri görmektesiniz. Şiirlerin "abes" ile ilgili olup olmadıkları sistem tarafından belirlendiğinden konu dışı bazı şiirler listeye karışmış olabilir. abes Şiirleri, "kaliteye" göre değil, konuya olan ilgilerine ve popülariteye göre sıralanmıştır.

 
 
 
    

129  

VE ÇOCUĞUN UYANIŞI BÖYLE BAŞLAMIŞ

Gül kokuları çocukların kaburga kırıklarından geliyor
Acıyı ve insanlığı çocuklar
Böyle dayanılmaz kıldılar ve yeni suları
Onların bilgileri getirdi
Elleri önlerinde bağlı-duruşları
Omuzlarından göğüslerine doğru kıvrık ve yumulu
Yaşarlar ebedi göz ve ölümsüzlük aşısı yapan kitabı
Ki şimendifer
Nasıl peşinden koşturursa katarları yolcu kutularını
Oralarda civarda
Böcekler sürüngenler bulunan kırda
Dönen çember- toprakla çalkalanan çocukların önünde
Bir dev gezinir
Şimşek düşer
........... devamı >>
 
Cahit Zarifoğlu
    
    
    

130  

NE ANLATMAK İSTİYORUM?

.......Osman Bey 1299 yılında Osmanlı Devleti'ni kurdu.Gittikçe büyüdü bu devlet. Bu devletin ömrü uzadıkça kendini kendisi yönetemedi,sorun bu. Kendinizi kendinizin yönetememeniz. 1839'da Tanzimat Fermanı Avrupa'nın çok belirgin Osmanlı yönetmine el koymasıdır,açıktan yani.Oysa Kanuni Sul tan Süleyman zamanında Kapitülasyonlarla elimizi kaptırmıştık Kurtuluş Savaşı'na kadar da kolumuzu kurtaramadık. Kurtuluş Savaşından 1947'ye
kadar Biz bizi yönettik.Hakimiyet kayıtsız,şartsız milletin oldu.Bazı dinci ke
simler buna kızıp 'Hakimiyet kayıtsız, şartsız Allah'ındır.' dediler.(Haşa, Yani kısacası dış güçler dedirttiler) . Ne alakası var ki bu hakimiyetlik sadece ve sadece Türk ülkesinde hakimiyet padişahın ve perde gerisinden yöneten emperyalist ülkelerin elinden alınıyor Türk'e veriliyordu,hepsi bu.Atatürk ne yapmış Türk ülkesinin yönetimini emperyalistlerin ve onun piyonu padişahın elinden almış, Türkiye'de yaşayan ama hiç bir şeyde söz hakkı olmayan sadece savaşlarda ölen evlatların ailelerine yönetimi vermiş.Allah, Türk evladı kendini yönetmeye başladı diye egemenlik kendi elinden alındı diye bir yargıya vardı, diyorsunuz,öylemi? Sizin asıl söylemek istediğiniz ya da size söylettirilen Türk milletinin yönetimini eline aldığı bağımsızlığı din ve Allah kullanılarak sabota ettirilmek...Çünkü sizi din değil sizi de,inancınızı da emperyalistler yönetiyor.
........... devamı >>
 
Halit Mehdigil
    
    

131  

ŞEHR-İ KIYAM İÇİMDE.. (DÜZYAZI)

Alaşağı olmuş tüm tanrıları tek tek ayağa kaldırıyorum. Ve “yaşam” denen şeyin anlamını soruyorum… Çok uzağımdaki bir kelebeğin rengini tahmin etmekle eşti şimdiye kadar bu beş harf.. ben kaçtıkça kovalayan patiler gibi yüksek seslerle bağırıyordu arkamdan.. korkuyordum.. ya da adını “korku” saydığım yanılgımda kayboluyordum.. O kadar zaman geçirmiştim ki, hayattan kaçarak ve ölüm’e sırılsıklam aşık olarak.. peki neydi ölüm? Biliyor muydum? Hayır! Bilgelik değildi bu.. küçük intihar tabletlerine sığınarak uyunan uykular öncesi düetten ibaretti benim için ölüm.. Ölesiye yabancı..
........... devamı >>
 
Aslı Şahin
    
    
    

132  

DERİNLERDEN AKSEDEN SES; DER Kİ,DURUP KALMAK ABES...

Gelin insan kardeşlerim; hırsı,kini bırakın...
Şu zifiri karanlıkta bir ışık da siz yakın...
İleride bir yer var,şavkı göğe vuruyor;
İnsâniyet şehrine varalım akın akın...

Sol yanda da bir ışık var,parlayıp sönen ışık...
Zaman zaman çok şiddetli,rengi karmakarışık...
Şerâresi kör edici,yönü ise çelişik ;
Sahte,şeytan ışığıdır; ona bakmayın sakın...

Sürülmüştük bir beldeden,sebebiyle nifâkın...
Yaban yerlerde ağlattı; hasreti evin,barkın...
........... devamı >>
 
Ulvi Ziya
    
    

133  

HZ.SÜLEYMAN'IN ANAHTARI HAKKINDA

Hz. Süleyman'ın Anahtarı Nedir?
Kral Süleyman ve Goetia Majisi

Kral Süleyman majisi 15.-16. asırda yazılmış ve British Museum'de (İngiliz müzesi) bulunan birkaç el yazmasına dayanmaktadır. Toplu olarak adı Süleyman'ın Anahtarı, 'Clavicula Salomonis' olan bu yazmalar iki bölümden oluşur. Birinci bölüm Büyük Anahtar(25) Hermetic Order of the Golden Dawn kurucularından S.L. MacGregor Mathers tarafından İngilizce'ye tercüme edildi ve ilk defa basıldı (daha önce el yazması olarak mevcuttu) . Bu kitap M.Ö. 10. asırda yaşamış Kral Süleyman tarafından yazıldığı iddia edilmekte. Ancak buna MacGregor-Mathers dışında çok az kişi itibar etmektedir.
........... devamı >>
 
Serkan Taşçı
    
    
    

134  

KURTULUŞ SAVAŞI ÖNCESİ ESNASI VE SONRASI DURUMA KISA BİR BAKIŞ 10

Sosyal durumsalın, sosyal ortamın; demokratlığı, demokrasisi, bu oluşumun inşaası ile ancak belirecektir. Yukarıda değindiğimiz gibi güncelin hukusuzluğuna hiç sesi çıkmayan taifeler; örneğin, suçluyu davet etmek yerine, tuhaf uygulamalarla, garip isnatlarla, garip..5., 6., 7. dalga hareketi gibi, devamlı suç dalga hareketi üretiyormuş da, daha nice sonu gelmez dalgaları beklemeliymişiz, gibi tuhaf edimsel, düşünsel, anlamlandırmalar yaratılmakta.
........... devamı >>
 
Bayram Kaya
    
    

135  

KAVRAMLARIN KAYMASI..

KAVRAMLARIN KAYMASI ANLAMLARIN KAYBOLMASI

Kavramlar, bir toplumun yada medeniyetin kültür kodlarıdır.Bu kavramlarla ortak düşünce ve inancı paylaşır ortak hisler duyarlar.Bir medeniyeti yahut felsefeyi yozlaştırmanın en kolay yöntemi onun müntesiplerinin kavramsal hafızasını ifsat etmekten geçer. ‘hayvanlar koklaşa koklaşa,insanlar konuşa konuşa anlaşır.’atasözü sosyal barışın dil ve müşterek kavramlarla mümkün olduğunun bir ifadesi olsa gerektir.Bu aynı dili konuşan uluslar için böyle olunca dolayısı ile ortak kültür ve inanç sahibi farklı milletlerin kaynaşması ve anlaşabilmesi anlamında daha köklü ve uzun paylaşım gerektiren bir meseledir.Bu gün Avrupa toplumu bunun farkında olduğu için ortak dil ve kavram zemini oluşturmaya devam etmektedir, yine alfabeleri çok zor olan toplumlar bu kültür birliktelikleri ve kodlarını muhafaza için direnmektedirler.Kendi dilini kullanabilmek için uzun süren savaşlar veren toplumlar var olmuştur,yine bu gün batı toplumu dili kültürel ve ekonomik sömürünün aracı yapmaya devam etmektedir, İngilizce bunun en iyi örneğidir,yıllarca Fransızca ve Latince bu işlevi devam ettirmiştir ve henüz tıp dili Latince’dir.bir çok İslam ülkesinde maalesef eğitim ve ticaret dili bazılarında ise genel kullanım dili İngilizce ve diğer batı dilleridir. bu gün Müslüman ülkelerin caddelerini gezip ticarethanelerinin tabelalarına baktığımız zaman hep bu bahsettiğimiz batılı ülkelerin dillerinde isimler görürüz,Müslümanların konuşma dili de bilinçsiz kullanılan batılı sözcük ve kavramlarla doludur.
........... devamı >>
 
Yusuf Aygun
    
    

136  

KADIN VE EDEBİYAT

Kaldırımlarda düşmüş bir burun görürseniz, hiç şüphesiz o bir erkek burnudur. Ardından çekemediği ağırlıktan koparak, kokusunu aldığı cinselliğin cazibesine kendisini heba etmiştir. Kelin veya körün böyle bir fanteziye realitede kabul görür hiçbir mazereti olamaz.

Olasılıkların, olmuş bitmiş olayların, düşüncenin fevri bir yanı olduğu gibi onun aşırısı bilinç altıda vardır. Yaşam kültüründe, erkeğin ve kadının oturduğu veya oturtulduğu yerler her ne kadar bariz ve belli olsa da, cinsiyet farlılıklarından gördüğümüz yeni farklı aktiviteler ilk etapta bizleri şaşırtır ancak zamanla anlarız ki, bütün gelişmelerde olduğu gibi buda doğallığın bir gereğidir. Nasıl ki geçmiş zamanlarda kadın genel olarak, salt anneliğe vazifeli, dış dünya ile arasında duvarlar örülü, evinin içinde hayat sürer, mahremiyeti yoğun bir varlık olarak kabul edilirdi.
........... devamı >>
 
Mehmet Sani Özel
    

??
       
 
             
 
               
 
 

 

 

 

 

 

 

 
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver - tiklayin - Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2007. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu. Şu anda buradasınız:


30.08.2008 20:06:12

  » Ana Sayfa  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Antoloji Kulübü  » Gruplar  » SMS  » Yardım  » İletişim
  » gebelik   » Sağlık   » Çiçekçi   » Hastaneler   »

 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İletişim